13 yaşındaki kız çocuğunu istismar eden şahıstan iğrenç savunma

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde, işlettiği oto galeride çalışan kadının kız çocuğuna, 9 yaşından 13 yaşına kadar cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla yargılanan zanlı, İstanbul Sözleşmesi sebebi ile kendisine tuzak kurulduğunu iddia etti.

Edinilen bilgiye göre 2015 yılında Kocaeli’nin Körfez ilçesinde bir oto galeri işleten İ.B. isimli şahıs, iddiaya göre yanında çalışan H.O.’nun 14 yaşındaki kızı B.A.’yı 9 yaşından 13 yaşına kadar taciz etti. Yaşanan istismar olaylarının ardından B.A. ve annesi H.O. polis merkezine giderek İ.B.’den şikayetçi oldu. Yaşanan olay sırasında H.O. ile ayrı olan B.A.'nın babası E.A. da İ.B. hakkında şikayetçi oldu.

ANNESİNİN YANINDA ŞAHSIN KENDİSİNE İSTİSMARDA BULUNDUĞUNU İDDİA ETTİ

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Konuyla ilgili polis merkezinde ifade veren B.A., İ.B.’nin kendisini farklı tarihlerde defalarca taciz ettiğini ve bir gün gece saatleri ile annesi ile yaşadığı eve gelip annesi ile birlikte uyuduğu yatakta kendisine istismarda bulunduğunu söyledi. Anne H.O. ise ifadesinde, kızının taciz edildiğini öğrendiğinde İ.B.’nin kendisini tehdit ettiği için şikayet etmekten korktuğunu ve İ.B. ile aynı yatakta uyumadıklarını söyledi.

ANNE HAKKINDA DA DAVA AÇILDI

Alınan ifadelerin ardından Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede i.B. ve kızının ifadesinde şahsın kendisinin yanındayken taciz edildiğini söylediği anne H.O. hakkında ‘zincirleme şekilde çocuğun nitelikli istismarı’ suçundan yargılanmaları istendi. Soruşturma sürecinde yurt dışında olduğu tespit edilen İ.B. ise tutuklanmadı.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ SEBEBİYLE BU DURUMLAR YAŞANMAKTADIR”

Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iddianamenin kabul edilmesinin ardından İ.B. ve H.O. hakim karşısına çıktı. Tutuksuz yargılanan sanıklar davanın ilk duruşmasında haklarındaki suçlamaları kabul etmedi. Duruşmada savunma veren İ.B., "Sundukları Whatsapp konuşmaları bana ait değildir. Yalancı çelişkili ifadelerle bana komplo kurdular. Benim H.O. ile bir birlikteliğim olmadı. B.A.’nın dediği gibi aramızda yatma gibi bir durumu olmadı. Benim gibi nice zengin iş adamı hakkında böyle şikayetlerde bulunarak ismim çıkmasın diye nice paralar ödenmiştir. İstanbul Sözleşmesi sebebiyle bu durumlar yaşanmaktadır. Bugüne kadar alnım ak, dik durdum bundan sonrada öyle duracağım. Alnım ak. Kurgular yaparak tuzak kuruyorlar. Sadece mağdurun iftira ifadeleri ile ceza verilmesini istemiyorum” dedi.

“KIZIMIN ANLATTIĞI GİBİ ARAMIZDA YATMA GİBİ BİR DURUM OLMADI”

Kızının yanında istismar edildiği yönündeki iddialar ile ilgili savunma yapan anne H.O. ise, “İ.B., bir kez sarhoş olduğu zaman bizim eve geldi. Konuştuk, sorunlarını anlattı, daha sonra gitti. Ben kızlarımla birlikte yattım. Kızımın anlattığı gibi aramızda yatma gibi bir durum olmadı” diye konuştu.

“ÇOCUĞUM 7 AY BOYUNCA BANA GERÇEĞİ ANLATMADI”

Yaşanan taciz olayları sırasında H.O. ile ayrı oldukları öğrenilen B.A.’nın babası E.A. ise duruşmada ifade verdi. İ.B. hakkında şikayetçi olduğunu belirten B.A.’nın babası E.A., "Ben duruşma tutanağı elime gelince olayları öğrendim. Ben kızıma o adam sana bir şey yaptı mı diye sorduğumda, ‘birkaç kez eşofmanımı indirdi’ dedi. Ben bir baba olarak bunu duyduğumda devamını sormak istemedim. Bu adamın ceza almasını istiyorum. Kızlarımdan duyduğuma göre evlerinin etrafında sürekli dolanıyormuş. Bu yüzden evlerini değiştirmek istediklerini söylediler. Çocuğum 7 ay boyunca bana gerçeği anlatmadı. Bu kadar detaylı bilmiyordum, basit bir şey zannettim. Mahkemeden bana tebligat gelince detayı öğrendim” şeklinde konuştu.

“BUGÜN 9 YAŞINDAN 13 YAŞINA KADAR İSTİSMARA UĞRAYAN ÇOCUĞUMUZ İÇİN BURADAYIZ”

Yapılan savunmaların ardından mahkeme heyeti, duruşmanın ileri bir tarihe ertelenmesine karar verdi. Duruşmanın ardından B.A.’nın avukatı Pınar Eren, Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı İle Mücadele Derneği Başkanı Sadet Özkan ve dernek üyeleri basın açıklamasında bulundu. Dava ile ilgili konuşan Saadet Özkan, “Bugün 9 yaşından 13 yaşına kadar istismara uğrayan çocuğumuz için buradayız İçeride sanığın ‘Ben Türkiye’yi satın alacak adamım. Bundan sonra ölüm makinesi olacağım. Senin kızının çıplak fotoğrafları var’ cep telefonu sohbet uygulamasında konuşmalarına şahit olduk. Bunlar ülkemizin içine sızmış vatan hainleridir. Bizler çocuklarımızı her türlü ihmalden ve istismardan korumak zorundayız. Bunlar bizim bulunduğumuz yerlerde oto galerici, bakkal, çakal olarak sızıp çocuklarımıza istismarda bulunmaktalar. Bizler çocuklarımızı korumak zorundayız” dedi.

Dava ile ilgili bilgi veren Avukat Pınar Eren ise, “Davamızın gelinen aşamasına kadar sanık kaçtığı için hiçbir şekilde ifade vermedi. Sonrasında mahkemeye geldiği zaman, İstanbul Sözleşmesinden başlayarak avukatlarının yönlendirmesi ile zengin kişilerin aleyhine işletildiği bir savunma yaptı. Bu savunma çocuğun verdiği beyanlarla örtüşmemektedir. Biz, derneğimizle birlikte çocukların uzman önünde verdiği ifadelerin esas olmasını söylüyoruz. Bu çocukla ilgili alınan raporlarda uzmanlar da bunu söylüyor. Bunlar yönlendirme ile açıklanamayacak kadardır. İstismar net bir şekilde anlatılmıştır. Burada bu çocuğun beyanının esas alınması gerektiğini ısrarcı bir şekilde söyledik. Bununla beraber derneğimizin de söylediği gibi, bu sanığın kaçma şüphesi varken, mağdurun ablasını ‘sizin de gelecek’ diye tehdit ederken, yurt dışı yasağı konulmadan tutuksuz yargılanmasına gerekli itirazları yapacağız” diye konuştu.

Sonraki Haber