20 yaşında aile kararıyla infaz !

Diyarbakır’da erkek kardeşi C.B.’nin tüfekle vurarak öldürdüğü 1 çocuk annesi 20 yaşındaki Zümrete’nin aile kararıyla öldürüldüğü anlaşıldı.

Diyarbakır'da evden 17 yaşında kaçtığı için erkek kardeşi C.B.'nin tüfekle vurarak öldürdüğü, ailesi tarafından dini vecibeler yerine getirilmeden toprağa verildiği öne sürülen evli ve 1 çocuk annesi 20 yaşındaki Zümrete Eker'in aile kararıyla infaz edildiği iddiasıyla dava açıldı. Eker ve eşinin ailesinden 7 kişi hakkında cinayeti azmettirdikleri iddiasıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis istemiyle dava açılırken, Eker'i öldüren kardeşi C.B. hakkında "Kardeşi kasten öldürmek" suçundan 18-24 yıl hapis istendi.

Olay, Merze Sur İlçesi'nin Konak Köyü'nde 30 Temmuz 2015 tarihinde meydana geldi. Evli ve 1 çocuk annesi Zümrete Eker, kardeşi C.B. tarafından tüfekle başından vurularak, öldürüldü. Genç kadının cenazesi, dini vecibeler yerine getirilmeden toprağa verilirken, cinayeti işlediği öne sürülen C.B. tutuklandı. Savcılık, eşinden bir süre önce ayrılan ve çocuğunu köyde bırakarak Malatya'ya giden Zümrete Eker'in ailesi tarafından bulunarak, zorla köye geri getirildiğini tespit etti.

TÜM AİLEYE AĞIRLAŞTIRILMIŞ ÖMÜR BOYU HAPİS İSTEMİ

Soruşturmayı tamamlayan savcılık, Zümrete Eker'in kayın babası Ş.E. (54), kayın biraderi S.E. (35), eşi M.E. (31), kayın validesi N.E. (54), ağabeyi S.B. (25), babası N.B.(45) ve annesi N.B. (43) hakkında "Kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis istemiyle iddianame hazırladı. Cinayeti işlediği sırada 17 yaşında olan suça sürüklenen çocuk C.B.'nin ise "Kardeşi kasten öldürmek" suçundan 18 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

"KIZIM EŞİNDEN BOŞANACAĞINI SÖYLEDİ"

Zümrete Eker'in babası N.B.'nin, iddianameye aktarılan ifadesinde, kızının daha önce kendisiyle konuştuğunu belirterek, şöyle dedi:

"Kızım boşanacağını söyledi. Olaydan 5 gün önce "Beni unutun" notu bırakıp evden ayrılmış. Telefonunu kontrol ettiğimizde, bir kişiyle görüştüğünü gördük. O numarayı aradık. Zümrete ile birlikte Malatya'da olduklarını söyledi. Durumu oğlum S.B.'ye anlattım. Oğlum bu kişinin asker arkadaşı olduğunu söyleyip, İstanbul'dan Malatya'ya gitti. Zümrete'yi alarak getirdi. Kızımın eşi M.E. ile konuştuk, kızımı kabul etmediğini ve boşanacağını söyledi. Olay günü evden çıktığım anda silah sesi duydum. Geri döndüğümde Zümrete kanlar içindeydi."

"ARAMA, SORMA, KIZIMA İYİ BAK"

Genç kadının eşi M.E. ise Zümrete Eker'in 26 Temmuz günü evden kaçtığını belirterek, "Evde "Arama, sorma, kızıma iyi bak" notu bırakarak gitmişti. Ağabeyim ile birlikte Zümrete'nin ailesiyle oturduk. Boşanacağımı söyleyip ayrıldım. Olayla ilgim yok" dedi.

Cinayeti işlediği ileri sürülen C.B.'nin jandarmada "Susma hakkını" kullandığını ve savcılıkta ifade vermek istediğini belirten savcı, suça sürüklenen çocuğun savcılığa getirildiğinde de susma hakkını kullanmaya devam ettiğini vurguladı. C.B.'nin avukatı gözetiminde mahkeme huzurunda alınan ifadesi de iddianamede yer aldı. İfadesinde suçlamaları tabul eden C.B., ablası kaçınca, ağabeyi ve daysının oğlu ile Malatya'ya gittiklerini anlatırken, "Zümrete'yi eve getirdik. Evde kendisiyle yalnız olduğumuz sırada sorduğum sorulara cevap alamadığım için tüfekle iki el ateş ettim. Kimse azmettirmedi" dedi.

İddianamede C.B.'nin sol elinde atış artığı tespit edildiğini kaydeden savcı, şüphelilerin ifadeleri arasındaki çelişkilere dikkat çekti. Zümrete'nin öldürülmesinden bir gün önce iki ailenin Diyarbakır'da buluşup görüştüğünü kaydeden savcı, ses kayıtlarına göre damadın ailesinin genç kadının ailesine para verdiğinin tespit edildiği vurguladı.Cinayeti işleyen C.B.'nin "Susma hakkını" kullandığını hatırlatan savcı, suça sürüklenen çocuğun büyük olasılıkla kendisine söylendiği gibi hareket edip zaman kazanmaya çalıştığını kaydetti.

"ZÜMRÜT'Ü ÖLDÜRDÜK"

İddianamede cinayet ardından mahkeme kararıyla yapılan telefon dinlemesinin kayıtları da yer aldı Zümrete Eker'in kayınvalidesi N.E.'nin kardeşi ile yaptığı telefon görüşmesinde, "Onlara 50 milyar vereceğiz" dedik. Bu avukatı tutmuşsa 25 milyar veririz artık. Yani o parayı bize gönder, adamlara göndereceğiz. Bak nereden nereye, o para neye kısmet oldu" dediğini belirten savcı, kayınvalide N.E.'nin başka bir kişiyle yaptığı görüşmede ise "Zümrüt'ü öldürdük" dediğini vurguladı. Telefon kayıtlarında Dilek isimli bir kadının şüpheli M.E.'ye, "Keşke öldürmeseydiler" dediğinin tespit edildiğini kaydeden savcı, M.E.'nin kimliği belirlenemeyen bir kişiyle mesajlaşmasında cinayet ile ilgili "Öyle gerekiyordu" dediğini vurguladı. "Ali" isimli bir kişinin şüpheli eş M.E.'ye telefonda, "2-3 gündür yengeye üzülüyorum. Yani öyle bir şey olsa bile insan yine öldürmezdi, boşardın. Keşke öyle yapmasaydınız. Boşardın, biraz ayrı kalır, barışırdınız. Şimdi kardeşi de içeri girecek değil mi?" dediğini vurgulayan savcı, M.E.'nin cevap olarak, "Annemlerin yanına gitsen bir şey deme. Sonra konuşuruz. Telefonda olmuyor" dediğini kaydetti. Kayınvalide N.E.'nin ablasının yaptığı bir görüşme ise, "Gelin kaçtı. Baba tarafından vurdular, Babasının ailesi vurdu, öldürdüler. Kalktı birinin peşinden gitti. babasının ailesi gitti onu öldürdü. Ailesi Malatya'da onu görüyorlar, ondan sonra öldürüyorlar" dediği yer aldı.

"ÖLDÜRMÜŞLER, MEVLİDİNİ VERMİŞLER"

Zümrete Eker'i öldüren kardeşi C.B.'nin cezaevinde kendisini ziyarete gelen annesi N.B.'ye konuşma sırasında,"Cenazeyi nereye götürdünüz?" diye sorduğunu vurgulayan savcı, anne N.B.nin ise "Telefon dinlemededir haberin olsun" dediği kaydetti. İki kadın arasında yapılan ve iddianameye yansıyan başka bir gönüşmede ise, "Öldürmüşler, mevlidini vermişler" ifadelerinin kullanıldığı kaydedildi.

Şüphelilerin çelişkili ifade verdiğini ve savunmalarının samimi olmadığını belirten savcı, bunun suçtan kurtulmaya ve soruşturmayı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu kaydetti. C.B. hakkında hazırlanan iddianame Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde, diğer 7 şüphelinin iddianamesi ise 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilirken, davalara önümüzdeki günlerde başlanacak.

Sonraki Haber