İstanbul Otogarı'nda büyük pislik !

Binlerce kişinin kullandığı İstanbul Otogarı'nda esnaf olan bir kişi çekilen çileyi anlattı.

Günde binlerce insanın kullandığı Büyük İstanbul Otogarı’nın duvarları çatlak ve dökük içinde. Tuvaletler kapalı olduğu için insanlar duvar kenarlarını tuvalet olarak kullanıyor. Her gün dayanılmaz bir koku içinde çalışmak zorunda kalanlar bu duruma isyan ediyor

Milliyet'ten Çiğdem Yılmaz'ın haberine göre son dönemde silahlı kavgalarla gündeme gelen, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük dünyanın ise üçüncü büyük otogarı Büyük İstanbul Otogarı, kaderine terk edildi. 

Esnafından yolcusuna kadar herkes otogarının son halinden rahatsız. En büyük sorunun temizlik ve tuvalet sorunu olduğunu söyleyen esnaf, otogar yönetiminden şikayetçi. Her ay düzenli olarak aidatlarını ödedikleri belirten otogar esnafı, aidatları yatırdıkları halde herhangi bir hizmetin sunulmamasını vurgulayarak ödenen aidatlarının nereye gittiğini soruyor.

Peronların olduğu bölümlerin alt katlara göre daha temiz olduğunu belirten 25 yıllık otogar esnafı Zeki Alagöz üst katlara makyaj yapıyorlar alt katlar umurlarında değil, idrar kokusundan durulmuyor diyerek şunları anlatıyor: 
“Her taraf pislik içerisinde ama bu durum kimsenin umurunda değil. Yönetime defalarca dilekçe verdik ama karşımızda muhatap olabilecek birileri yok. Bu katta 180 tane dükkan var ama ihtiyaçlarımızı karışılacak bir tuvalet bile yok. Tek bir tuvalet var, o da kapalı. Bundan dolayı insanlar köşe başlarını ve tenha yerleri tuvalet olarak kullanmak zorunda kalıyor. Biz otogar yönetime düzenli olarak her ay 12 TL olan aidatlarımızı ödüyoruz. Araçları olanlar ise 60 TL ödüyor. Fakat gördüğünüz gibi her yer pislik içerisinde, burada hiç temizlik yapılmıyor. Eskiden düzenli olarak buralar süpürülürdü ve hafta bir defa yıkandır. Otogarda bir başıboşluk almış başını gidiyor. Yönetimin tek derdi rant olmuş.” 

‘Akşam durulmuyor!’

Otogarda 11 yıllık esnaf olan Asuman Vatansever de şikâyetçi. Akşam 19.00’dan sonra her türlü pisliğe şahit olduğunu belirten Vatansever, “Her geçen gün, her türlü pisliğe şahit oluyorum. Alkoliği burada, Bonzai içeni burada, fuhuş yapanı burada. Güvenlik denilen bir şey yok. Üstte sözde bir yönetim var, ama bizler bu yönetimi nedense hiç görmüyoruz” diyor. Koskoca İstanbul otogarında 6 tuvaletin olduğunu, bunların ise paralı olduğunu söyleyen Vatansever, “İnsanlar bu katlardan burnunu kapatarak geçiyor. Merdiven dipleri ve köşeleri idrardan geçilmiyor. O kadar kötü kokuyor ki! Temizlik yok, su yok. Belediyeye ve otogar yönetimine defalarca durumu anlattık ve dilekçe yazdık fakat değişen bir şey olmadı” diye konuşuyor.

Yönetimden hiç ses yok

Otogarda yönetimin görüşünü de almak istedik. Ancak yönetim katında sadece bir güvenlik görevlisi vardı. Milliyet’ten geldiğimizi söyleyince kapıyı arkadan kilitleyerek “Pazartesiden önce kimse gelmez” cevabını verdi.
 
25 kilo üstü bagaj için ek ücret

Sık sık yaşanan kavgalarla gündeme gelen otogarın taksicileriyle görüştük. Siirtli taksiciler bir süre önce Batmanlı ve Siirtli taksiciler arasındaki kavgayı anlattılar. Müşterilerden yol parası dışında 5 TL ek ücret alınmasını da taksiciler, “Araca binen müşteri, peynirden, turşuya aklınıza gelebilecek her şeyi götürmemizi söylüyor. Bunların suyu araca aksa ne yapacağız. Bir araç temizleme 20 TL. Zaten 25 kilonun üzerindeki bagajlardan ücret almamız yönetim tarafından bize bildirildi” diye konuşuyorlar.
 
‘İstanbul’a yakışmıyor’

Bir taraftan çöpler, dökük duvarlar diğer yandan da yoğun idrar kokusu otogarının harabeye döndüğü gösteriyordu Koku ve görüntüden rahatsız olan sadece otogar esnafı değildi. Seyahat için otogarda bulunanlar da duydukları rahatsızlığı dile getiriyor. Yolculardan Yağmur Işık, “İstanbul gibi bir şehre hiç yakışmıyor bu otogar. Hizmeti bir tarafa bırakın, hijyen hiç yok. Para verip tuvaletlere giriyoruz ama pislik içerisindeler. İleride otobüsün eşyalarımızı bıraktığı yerde idrar kokusundan durulmuyor” ifadelerini kullandı. 

Korku tüneli gibi

Otogarın alt katlarının yönetim tarafından unutulduğunu ve çürümeye terk edildiğini söyleyen 12 yıllık esnaf Mehmet Atış, “Yolcular buradan gece geçerken korkuyor. Görüntüler korku filmlerini aratmıyor. Alt katlar korku tüneli gibi. Işıklandırma yok, duvarlar dökülüyor. Kışın gördüğünüz bu yerlerde küçük göletler oluşuyor. Üst kattan akan yağmur sularını engellemek için plastik kovalar kullanıyoruz. Otogar dökülüyor ama kimsenin umurunda değil. Aydınlatma, boyama, temizlik her şeyi biz yapıyoruz” diyor.

Sonraki Haber