Vahşi cinayette kan donduran ifadeler !

Geçen yıl öldürülen işitme engelli kadının katili kan donduran ifadelerde bulundu.

Geçtiğimiz yıl Kocaeli'de öldürülen işitme engelli Hacer Çetindağ'ın cinayeti ile ilgili davanın görülmesine başlandı. Mahkeme salonunda katil zanlısının cinayetle ilgili ifadeleri kan dondurdu.

Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde geçtiğimiz yıl Ekim ayında vahşi şekilde boğazı kesilerek öldürülen işitme ve konuşma genelli Hacer Deniz Çetindağ'ın cinayeti ile ilgili davanın ilk duruşması Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya polisteki ifadesinde genç kadınla tek taraflı duygusal bir bağ kurduğunu ve yasak aşk teklifini reddettiği için öldürdüğünü söyleyen katil zanlısı Erdal Kaya, genç kadının eşi Selçuk Çetindağ, genç kadının abisi Cemalettin Deniz ve avukatlar katıldı. Duruşma salonunda Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri de hazır bulundu. Duruşmada birçok tanık ve sanığın işitme ve konuşma engelli olması nedeniyle salonda ayrıca yeminli işaret dili tercümanı Yasemin Öztürk de görev aldı.

"SANA BİR SÜRPRİZİM VAR DEYİP BOĞAZINI KESTİM"

Duruşmada ilk olarak kendisi de işitme ve duyma engelli olan katil zanlısı Erdal Kaya'nın ifadesi alındı. Yeminli tercüman aracılığıyla ifade veren katil zanlısı Kaya, "Olay günü akşam saat 21.20 civarında Hacer Çetindağ telefonla beni aradı ve çağırdı. Evine gittim. Konuşurken aramızda tartışma oldu. Ben "Bundan sonra beni çağırıp durma" dedim. Bu sebeple tartıştık. Sonrasında Hacer benimle ilişkiye girmek istedi. Ben de "Sen yatak odasına git. Ben mutfaktan su içeceğim" dedim. O esnada onu öldürmek istedim. Mutfağa gittim. Bir bıçak aldım ve cebime koydum. Ardından yanına gittim. "Sana bir sürprizim var" dedim. Arkasını dönmesini istedim. Arkasını döndükten sonra bir elimle ağzını tuttum. Diğer elime aldığım bıçakla ise boğazını kestim" dedi.

"CESEDİ YAKACAKTIM AMA KORKTUM"

Genç kadını öldürdükten sonra yaptıklarını da en ince detayına kadar anlatan katil zanlısı Erdal Kaya, "Hacer yere düştükten sonra öldüğünü anladığımda üstünü bir örtü ile örttüm. Daha sonra yanımdaki çakmak gazını üzerine döktüm. Ancak korktuğum için yakmadım. Çocuklara baktım, uyuyorlardı. Daha sonra evden ayrıldım. Ertesi sabah Selçuk beni aradı. Eşinin öldüğünü söyledi. Bunun üzerine evlerine gittim ve kalabalık olduğunu gördüm. Sonrasında polis memurları tarafından alınıp, götürüldüm. İfademde de zaten olayı itiraf ettim. Olayda kullandığım bıçağı Hacer'in evinden aldım. İlk ifademde psikolojim bozuk olduğu için farklı beyanda bulunmuş olabilirim. Daha sonra bıçağı kendi evime götürüp yıkadım. Çıkmadan önce ayrıca Hacer'in telefonunu aldım. Çünkü içerisinde mesajlar ve fotoğraflar vardı. Daha sonra telefonu kırıp attım" şeklinde konuştu. Bu ifade üzerine mahkeme hakiminin adli tıp raporunda maktülün cinsel organında DNA'sının bulunması hakkındaki sorusuna da cevap veren katil zanlısı Erdal Kaya, "O gece Hacer birlikte olmak istedi ancak ben kabul etmedim" dedi.

"HACER İLE EVLENMEDEN ÖNCE SEVGİLİYDİK"

Öldürdüğü Hacer Çatindağ ile yasak aşk yaşadıklarını iddia eden katil zanlısı Erdal Kaya, "Hacer ile her ikimiz de evlenmeden önce sevgiliydik. Sonrasında ikimiz de ayrı ayrı kişilerle evlendik. Evliliğimizin devamı sırasında yeniden duygusal yakınlaşmamız başladı. Hacer ilişkimizin devamı konusunda çok ısrarcı davranıyordu. Birlikte kaçmayı istiyordu. Ben onun bu istekleri karşısında bunalmıştım. Psikolojim bozuldu. Bu yüzden bu eylemi gerçekleştirdim" ifadelerini kullandı.

"KREDİ KARTINDAN 4 BİN TL PARA ÇEKTİM"

Maktül Hacer Çetindağ'ın eşi Selçuk Çetindağ'a ait kredi kartını kullandığını da itiraf eden katil zanlısı Erdal Kaya, "Hacer bana eşinin çok fazla borç verdiğini söyleyerek, eşinin kredi kartını verdi ve para çekmemi söyledi. Birkaç defa bu karttan 4 bin TL para çektim. Daha sonra bu paraları Hacer'e verdim. Sonrasında Hacer'in ailesinin geldiğini duydum. Kredi kartının kaybolduğunu Hacer'in ailesine söylemişler. Daha sonra Selçuk ile görüştüğümde bana kredi kartının kaybolması nedeniyle savcılığa şikayette bulunduğunu söyleyince moralim bozuldu. Sonrasında bir şekilde bu kartı serviste yerde bulduğumu söyleyerek kartı iade ettim. Ayrıca Selçuk'a hakkımda şikayetçi olmamasını söyledim. Yine çektiğim paraların 2 bin TL'sini de daha sonra iade edeceğimi söyledim. O da bana "Tamam" dedi" diye konuştu.

"ERDAL, KENDİSİNDEN ŞİKAYETÇİ OLMAMAMI SÖYLEDİ"

Katil zanlısı Erdal Kaya'nın ardından maktül Hacer Çetindağ'ın eşi Selçuk Çetindağ'ın ifadesine geçildi. Kendisi de işitme ve konuşma engelli olan Selçuk Çetindağ, yeminli tercüman aracılığı ile verdiği ifadesinde, "Ben olaydan önce kredi kartımı kaybetmiştim. Aradım bulamadım. İnternetten baktığımda kartımdan 4 bin TL para çekildiğini gördüm. Eşime söyledim, huzursuz oldu. Huzursuz olmamasını söyledim. Sonrasında Erdal bu parayı kendisinin çektiğini söyledi. Ancak bana hiç para verilmedi. Erdal bana, kendisinden şikayetçi olmamamı söyledi. Olay günü Erdal'ı evimize davet ettik ve akşam yemeği yedik. Yemeğin ardından önce Erdal evden ayrıldı. Daha sonra ben işe gittim. Sabah 06.00 sularında döndüğümde eşimi yerde yatarken buldum. Ölmüştü. Komşulara haber verdim. Olay nedeniyle şikayetçiyim" dedi.

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI MÜDAHİL OLDU

Selçuk Çetindağ'ın ifadesinin alınmasının ardından mahkeme heyeti, davaya katılma taleplerini değerlendirdi. Mahkeme, maktül Hacer Çetindağ'ın kardeşleri Cemalettin Deniz ve Havva Deniz ile babası Şaban Deniz'in ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın davaya katılmasına karar verirken, kurum olarak doğrudan zarar görme ihtimali olmadığı için Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun katılma talebini onaylamadı. Davaya katılma taleplerinin değerlendirilmesinin ardından maktülün abisi Cemalettin Deniz'in avukatı Hüseyin Acurman, sanık Erdal Kaya'ya Selçuk Çetindağ'a ait kredi kartını nasıl elde ettiğini sordu. Yeminli tercüman vasıtasıyla soruyu cevaplayan katil zanlısı Kaya, "Olaydan sonra gece 00.03 civarında Selçuk ile aramızda görüşme oldu. Aynı gece çocuğumu özlediğim için eşimle de bir telefon görüşmesi yaptık. Benim evimde bulunan Hacer'in evine ait anahtarı, evimdeki bir çekmecede unuttum. Normal zamanlarda ben Hacer'in evine gittiğimde Hacer bana balkından anahtar atıyordu. Olay günü de aynı şekilde olmuştu. Kredi kartını da Hacer bana balkondan atmıştı. Olaydan tahminen bir ay önce kredi kartını almıştım. Vakit gece 00.00 civarıydı. Selçuk uyuduktan sonra kartı almıştım. Olay günü belirttiğim gibi 21.30 civarında eve girdim ve tahminen 23.00 civarında evden çıktım" şeklinde konuştu.

"ERDAL VE SELÇUK, HACER'İ ÖLDÜRMEYİ BİRLİKTE PLANLADI"

Daha sonra mahkeme heyetinden söz isteyen maktül Hacer Çetindağ'ın abisi Cemalettin Deniz, "Ben avukatım aracılığı ile dosyaya sunduğum yazılı beyanlarımı tekrar ediyorum. Detaylarını belirttiğim gibi gerek sanığın gerekse de Hacer'in eşi Selçuk'un gerçeği ifade etmediği, bu olayın her ikisi tarafından birlikte planlandığına ilişkin ciddi deliller var. Ben daha önce Cumhuriyet Savcılığında bir çok kez dile getirdim. Ancak dikkate alınmadı. Dilekçemde belirttiğim hususların araştırılmasını talep ediyorum. Örneğin, sanık Erdal, saat 23.00 sularında evden çıktığını belirtmektedir. Ancak saat 23.30'da kardeşim Hacer ile diğer kardeşim Havva arasında bir görüşme olmuştur. Bu ve bunun gibi açıklığa kavuşturulması gereken bir çok çelişkili durum vardır" ifadelerini kullandı.

"SELÇUK, "ASLINDA 6 AY ÖNCE ÖLDÜRECEKTİ" DEDİ"

Cemalettin Deniz'in ifadesi üzerine mahkeme heyeti tarafından Hacer Çetindağ'ın ablası Havva Deniz'e bu görüşme soruldu. Yeminli tercüman aracılığı ile soruyu cevaplayan Havva Deniz, "Ben olay günü saat 23.00'da birkaç kez kız kardeşim Hacer'i aradım. Önce cevap vermedi. Daha sonra telefonu açtı. Görüntülü olarak kendisi ile görüştük. Görüşmemiz sırasında telefon bir anda kapandı. Neden kapandığını bilmiyorum. Sonrasında annemin telefonu ile görüştük. Olaydan sonra Hacer'in eşi Selçuk'a, "Erdal neden Hacer'i öldürmüş olabilir?" diye sordum. Selçuk bana, "Aslında bundan 6 ay önce öldürecekti. Ama yeni doğum yaptığı için öldürmedi" cevabını verdi" dedi. Havva Deniz'in bu iddiasını ise Selçuk Çetindağ reddetti.

TELEFON KAYITLARI İSTENECEK

İfadelerin alınmasının ardından mahkeme heyeti katil zanlısı Erdal Kaya'nın kaçma şüphesinin bulunmasından dolayı tutukluluğunun devamına, mahkemenin tarafları arasındaki telefon görüşmesi kayıtlarının Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'ndan istenmesine, dilekçeler ile bildirilen tanıkların mahkemede dinlenmesine ve duruşmanın 22 Haziran tarihine ertelenmesine karar verdi.

"DEVLETİN BAKIŞ AÇISI, "ÖLEN VAR, ÖLDÜREN VAR'"

Duruşmanın sona ermesinin ardından Kocaeli Adliyesi önünde bir basın açıklaması yapan maktül Hacer Çetindağ'ın abisi Cemalettin Deniz, "Söyleyecek bir şey bulamıyorum. Kardeşim hiç kimseyi kırmazdı. Kardeşime kıydılar. Mahkeme salonunda gerçekten 3-4 dakika söz alabiliyorum. Bu olayın bütün detaylarının en ince ayrıntısına kadar araştırılmasını istiyorum. Nasıl araştıracaklar ise araştırsınlar ama araştırsınlar. Benim kardeşim şimdi yok. Ateş gerçekten düştüğü yakıyor. Kardeşim öldükten sonra inanın bu olayın en ince şekilde araştırılmasını istedim. Yardım istedim. Ama devletin olaya bakış açısı, "Ölen var, öldüren var" şeklinde. Kimse niye öldürdü, nasıl öldürdü umursamıyor. O kadar çok çelişkili ifade var ki" şeklinde konuştu. Basın açıklamasının ardından Hacer Çetindağ'ın ailesi adliyeden ayrıldı.

Sonraki Haber