Abdurrahman Dilipak: ''Babanız peygamber olsa gelse sizi kurtaramaz''

Hükümete yakın Yeni Akit gazetesinin yazarı Abdurrahman Dilipak bugünkü yazısında "bizimkiler" diyerek işaret ettiği muhafazakar siyasetçileri "Babanız peygamber olsa gelse sizi kurtaramaz" dedi.

Yerel seçim öncesi kampanyalarında "beka meselesi" uzun süre tartışılmış vaatlerin ne kadarı ideolojik ne kadarı çözüm odaklı, somut ve ölçülebilir hizmetler olduğu araştırılmıştı. Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, bugünkü yazısında "Kader" kavramı üzerinden Türkiye siyasetine ve muhafazakar çevreye sert eleştirilerde bulundu. Dilipak "Siyasetçilerin dilinde 'kader'!" başlıklı yazısında  "Peygamberlerin kurdukları devletler de dahil, kul yapımı olan her şey gün gelir yıkılır. Beka iddiasında bulunanlar yakın bir gelecekte nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını görürler." ifadelerini kullandı. 

"KURTARICI YOK BABANIZ PEYGAMBER OLSA GELSE..."

"Sadece laikçi seküler politikacılar değil bizimkiler de kader konusunda öyle laflar ediyorlar ki! “Memleketi kaderine terk edecek değillermiş!” yok ya! Olan bazı şeyler “Kaderimiz değil”miş. Yani onu değiştirecekler." diyen Dilipak "Siyasiler diyor ki, “Oyunuzu bize verin, biz size refah ve mutluluk verelim”. Oysa ayet, “Siz kendi hakkınızdaki hükmü değiştirmedikçe, Allah sizin hakkınızdaki hükmü değiştirmeyecektir” diyor. Yani kurtarıcı yok. Babanız peygamber olsa gelse (Haşa) ki başka peygamber gelmeyecek, sizi kurtaramaz. Değil şeyhiniz, lideriniz, örgütünüz!. Herkes için ancak yaptığının karşılığı vardır, “Misgale zerretin hayran yerah ve migale zerretin şerran yerah” ölçüsünde.

"SİYASETÇİLERİN DİLİNDE KADER"

"Aslında 'iki günü birbirine eş olan aldanmıştır' diyen bir Peygamberin ümmeti, bugünkü anlamda muhafazâkar olabilir mi, bu da ayrı bir konu" diyen Dilipak'ın "Siyasetçilerin dilinde 'kader'!" başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle bitiyor:

Keşke dini kavramları tartışma ve polemik konusu yapmasak ve dini kavramları asıl anlamlarının dışında kullanmasak. Laikçileri anladık da, bari bunu “Muhafazakâr” olduklarını söyleyenler yapmasa. Aslında “iki günü birbirine eş olan aldanmıştır” diyen bir Peygamberin ümmeti, bugünkü anlamda muhafazâkar olabilir mi, bu da ayrı bir konu. 

 
 
 

Sonraki Haber