Barış Pehlivan Ambulansta, kilolarca uyuşturucu ve silah ele geçirilmesinin perde arkasını anlattı

Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Pehlivan, Balıkesir’de bir ambulansın içinde 9 kilo 14 gram skunk, ruhsatsız tabanca ve şarjörler ele geçirilmesiyle ilgili bir yazı kaleme aldı.

Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Pehlivan, “O ambulansta uyuşturucunun ne işi vardı” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Pehlivan bugünkü yazısında, Balıkesir’de bir ambulansın içinde 9 kilo 14 gram skunk, ruhsatsız tabanca ve şarjörler ele geçirilmesinin perde arkasını anlattı.

Pehlivan, “İçinden uyuşturucu çıkan ambulansın üzerinde ‘SAS Ambulans’ adlı özel şirketin logosu vardı. Nasıl oluyordu da bir ambulans böylesi bir suça bulaşabiliyordu” deyip genel müdürle görüşmesini aktardı.

Yazının öne çıkan kısımları şöyle:

Tarih: 19 Aralık 2023.

Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü kente yüklü miktarda uyuşturucu getirileceği ihbarını aldı.

Daha da çarpıcısı, uyuşturucu bir ambulansla taşınıyordu. Araç durduruldu, narkotik köpeği ambulansın içine girdi ve ihbar doğru çıktı. Ambulansın içinde 9 kilo 14 gram skunk, ruhsatsız tabanca ve şarjörler ele geçirildi.

İçinden uyuşturucu çıkan ambulansın üzerinde “SAS Ambulans” adlı özel şirketin logosu vardı. Nasıl oluyordu da bir ambulans böylesi bir suça bulaşabiliyordu? Yanıt bulmak için SAS Ambulans’ın genel müdürü Barış Güdük’ü aradım. Ve bakın neler söyledi:

“Bu aracın sahibi orada tutuklanan kişiydi. Ve evet, içindekiler de şirketimizde sigortalı personeldi. Araç da bizde ruhsatlıydı.

Biz bir sistemle ambulanslarımızı 7/24 takip ediyoruz. Fakat o gün araç takip sistemini sökmüşler. Soruşturma savcısı soruyor ‘Firmanın bu olayla bir ilgisi var mıdır’ diye. Ve ‘Hayır’ yanıtını alıyor.”

Evet...

SAS Ambulans yönetimi, ruhsat verdiği ve içinde sigortalı personelini çalıştırdığı ambulansta uyuşturucu bulunmasını böyle açıklıyordu. Peki, sonra ne oldu? Şirketin genel müdürü Güdük’ten dinlemeye devam ediyorum:

“Balıkesir olayı sonrası bizim şirket kapatıldı. Biz de kanuni hakkımızı kullandık ve itiraz ettik. Sonunda şirketimiz yeniden açıldı. Zira bugüne kadar ne savcı ne de kolluk kuvvetleri bizim ifademizi aldı. Düşünün, burada benim firmam karalanıyor ama beni ifadeye çağıran kimse yok. Yüz kızartıcı suçtan dolayı da o personellerin çıkışlarını verdik ve haklarında şikâyette bulunduk savcılığa. Biz şimdi o ambulansa el koydurmayı ve Doğu’da bir köye bağış yapmayı istiyoruz.”

Sonraki Haber