Ekonomik kriz psikolojik sorunları artırdı !

Ekonomik kriz psikolojik sorunların artmasına neden oldu. Üst üste gelen zamlar ve yaşanan belirsizliklerin insanları etkilediği belirtildi. Psikolog Dr. Serap Altekin, durumla mücadele edebilmek için önerilerde bulundu.

Türk Psikologlar Derneği İstanbul Şube Başkanı Klinik Psikolog Dr. Serap Altekin, ekonomik krizlerin ve belirsizliklerin insan psikolojisine etkilerini, stresle baş etmek için önerilerini anlattı.

Cumhuriyet Gazetesi'nden Emre Deveci'nin haberi şöyle oldu: 

- Belirsizlikler insan psikolojisini nasıl etkiler?

Belirsizilikler stres kaynağıdır. Toplumsal travmaların, politik ve ekonomik krizlerin beraberinde getirdiği belirsizlik ve tedirginlik ortamı, toplumun her kesiminde, insanların günlük hayata dair endişelerini ve geleceğe ilişkin kaygılarını artırır.

Belirsizlik etkisi

Uykularda bozulma, kötü rüyalar ve kabuslar, gece diş gıcırdatma, iştahta azalma ya da artma, baş ağrısı, midede yanma ve bulantı, deri döküntüleri gibi somatik şikayetler strese bağlı olarak gözlenebilen en yaygın tepkileri arasındadır.

Ayrıca ekonomik krizlerin ve belirsizliklerin yaşandığı böylesine zor dönemlerde sık gözlenen bu yoğun stres, insanların bağışıklık sistemini zayıflatarak dirençlerini düşürebilir ve fiziksel hastalıklara daha kolay yakalanmalarına ve daha zor atlatmalarına neden olabilir.

- İşsizlik nasıl etkiliyor?

İşsizlik ve iş hayatında yaşanan problemler, bir yanda sosyal hayattan geri çekilmeye ve yalnızlaşmaya neden olurken, diğer yanda yaşanan geçim sıkıntıları aile içi sorunları tetikleyebilir. İçinden çıkması zor bu kısır döngü insanların gittikçe daha karamsar, daha çaresiz ve umutsuz hissetmesine neden olabilir.

Ekonomik krizlerin yaşandığı dönemlerde intihar oranlarında bir artış gözlemlenir, bu sadece Türkiye’ye özgü bir durum değildir, dünyanın hemen hemen her yerinde bu istatistiksel yan yanalık aynıdır.

Ancak şunu unutmamak gerekir ki intihar karmaşık -yani çok faktörlü- bir olgudur; basit neden-sonuç ilişkileri kurarak açıklamak mümkün değildir. Fark edilmemiş ve tedavi edilmemiş depresyon, politik ve ekonomik krizler gibi zor dönemlerde, geçim sıkıntısı ve gelecek kaygısı ile tetiklendiğinde büyük bir risk kaynağı haline gelebilir.

Şans oyunları

Ekonomik krizlerin olduğu dönemlerde, kaygı, çaresizlik ve umutsuzluk arttıkça insanlar etraflıca düşünmeden ve yeterince muhakeme etmeden dürtüsel kararlar almaya daha eğilimli olabilir, bu da insanları hata yapma ve hatta maddi manevi zarar görme riskleri ile karşı karşıya bırakabilir.

Dolandırıcılık mağduru insanların sayısının kriz dönemlerinde artmasının nedenlerinden biri de budur. Kumar ve şans oyunları oynamak, para kazanmak için türlü yatırım araçlarına yönelmek bir yandan gelecek kaygısını gidermek için başvurulan şeyler olsa da bir yandan da başlı başına başka bir stres kaynağına dönüşür, çünkü ciddi iniş ve çıkışlar, ani ve büyük kayıplara neden olabilir, bu da ruh sağlığını olduğu kadar insanların fiziksel sağlığını da olumsuz yönde etkileyebilecek bir stres kaynağıdır

DAYANIŞMA AYAKTA TUTAR

- Psikoloğa başvurular arttı mı, insanlara ne yapmalarını öneriyorsunuz?

İhtiyacın arttığı şüphesiz. Ancak maddi zorluklar nedeniyle bu erteleniyor. Yapılabilecek ilk şey öncelikli olan şeyleri belirlemek ve hayat yönetimini mümkün olduğunca bu çerçevede sadeleştirmek olabilir.

Bir diğer anlamlı ve faydalı şey insan temasıdır. Zor zamanlarda sevdiğimiz insanlara daha çok ihtiyaç duyarız; birbirimizle daha çok vakit geçirmek, daha samimi ve daha derinden konuşabilmek ve dayanışmak bizi ayakta tutan en büyük güç kaynaklarımız olur.

İyi bildiğimiz şeyleri iyi yapmaya devam etmek de yapılabilecek en sade ama en somut şeylerden biridir.

Ayrıca insanlık tarihi boyunca, tıpkı karanlık ve aydınlık gibi, iyi zamanlar ve zor zamanlar da birbirini kovalar. Hatta pek çok buluş ve icat da zor zamanlarda ortaya çıkar; krizler ve getirdiği zorluklar insanlarda yaratıcılığı besleyebilir ve potansiyellerini keşfetmelerine de hizmet edebilir.

Sonraki Haber