İşte masadaki son tedbirler: Yoldan ya da duraktan taksiye binilmesin!

Toplu Ulaşım Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, "Kovid sürecinde gördük ki bazı işler rahatlıkla evden yapılabiliyor. Bazı işlerin ofisten değil de evden yapılmasını sağlamamız lazım. İlk olarak mesailerde kademelendirme yapacağız" dedi.

Koronavirüs sürecinde yeni normalleşmeyle birlikte İstanbul'da tekrar artışa geçen araç ve toplu ulaşım yoğunluğuyla ilgili çözüm çalışmaları yapılıyor. İstanbul Valiliği tarafından kurulan ve içerisinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) temsilcisinin de yer aldığı 'Toplu Ulaşım Bilim Kurulu' İstanbul'da yaşanan trafik sorunu için çalışmalar yürütüyor. Özellikle koronavirüs sebebiyle toplu taşımadaki davranış değişikliklerini inceleyen kurul, konu ile ilgili olarak anket çalışması başlattı.

‘Trafiğin yüzde 85’ini özel araç ve taksiler oluşturuyor’

Yapılan ankete çok sayıda katılımın olduğunu belirten Toplu Ulaşım Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, “Geçen hafta bir ankete başladık. Şu an 141 bin kişi katıldı. Bu ankette vatandaşlara yolculuk davranışlarını sorduk. Kovid öncesi, kovid süreci ve sonrası alışkanlıklarını soruyoruz. Gördük ki vatandaşlarımızın davranışlarında büyük bir değişiklik var. Tek endişem; insanları toplu ulaşımdan kaçırdığımız zaman bu insanlar trafiğe gidecek. İstanbul'daki trafiğin en önemli nedeni, yüzde 85 oranında 1 veya 2 yolculu özel araçlar ve taksiler. Bunlar artarsa sabah ve akşam pik saatlerinde trafik dayanılmaz olur. Yolculuğun pik saatlerini, nerede yoğunluğun başladığını ve bittiğini görüyoruz. Burada bulunan iş yerleri göz önüne alınarak ve değerlendirerek kademelendirme yapmalıyız" dedi.

‘Bazı işlerin ofisten değil de evden yapılmasını sağlamamız lazım’

Prof. Dr. Ilıcalı trafikte yaşanan sorunun çok yönlü olduğunu ve tüm sorunlarla ilgili olarak çözüm önerilerinde bulunduklarını belirterek, şunları söyledi:

“Eylül, Ekim ayında üniversiteler ve okullar açılacak. Toplu ulaşım verilerine göre üniversitelerin payı yüzde 30'un üzerinde. Kovid sürecinde gördük ki bazı işler rahatlıkla evden yapılabiliyor. Bazı işlerin ofisten değil de evden yapılmasını sağlamamız lazım. İlk olarak mesailerde kademelendirme yapacağız. Daha sonra vatandaşların toplu ulaşımdan kaçmaması için daha cazip hale getirmek gerekiyor. Bunun için maske, hijyen mesafe çok önemli. Anketlerden vatandaşların buna uyacağını da görüyoruz. Ayrıca yol üzerinde daha rahat hareketin sağlanması için sadece metrobüs için değil toplu ulaşım araçlarında çok şeritli yollarda çizgi çekerek toplu ulaşıma özel şeritler ayıracağız. Kavşaklarda sıkışıklık yaşanıyor. Bunu azaltmak için trafiğin yoğun olduğu yerleri tam akıllı hale getirerek, talebe göre ışık devrelerini teknolojik sisteme dönüştüreceğiz. Diğer taraftan bisikletin toplu ulaşımdaki engellerini aşmak için yasa teklifimi geçen hafta itibarıyla AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı Bey’e sundum. Öte yandan denizin payı çok az. Bunu artırmak gerekiyor. Bunları valilik ve belediye yetkilileriyle paylaşıyorum."

‘İstanbul’da trafiği üreten ve çeken 8 ilçe öne çıkıyor’

Özellikle trafiğin yaşandığı ilçelerde yapılacak hesaplamaların ve değişikliklerin rahatlamaya neden olacağını kaydeden Prof. Dr. Ilıcalı, "Bütün ilçeler aynı trafik yoğunluğuna sahip değil. Trafiğin ilk oluştuğu yerler var. Buralara üreyen trafiğin olduğu yerler diyoruz. Bir de çekilen trafik var. İş yerlerinin, okulların olduğu yerler buralar. İstanbul'da trafiği üreten ve çeken 8 ilçe öne çıkıyor. Bu ilçelerden alınan verilerle yapılan hesaplamalarla düşürmek gerekiyor. Beşiktaş'ta üniversiteler ve iş yerleri çok sayıda trafik çekiyor. Bu azaltıldığı zaman burada büyük bir rahatlama yaşanacak" dedi.

‘Taksiler yolcuyu artık yoldan, duraktan almasın’

Taksilerin yolda boş bir halde yolcu aramalarının trafiği büyük oranda etkilediğini de dile getiren Prof. Dr. Ilıcalı, “Bugün artık 2020'deyiz çok iyi mobil uygulamalar var. Taksiler yolcuyu artık yoldan, duraktan almasın. Bununla ilgili de önerimiz var. İstanbul'da bir günde 1.5 milyon yolculuk yapılıyor. Bunların yarısı taksiler tarafından gerçekleşiyor" derken, koronavirüs sebebiyle trafiğin yüzde 90 azaldığı dönemde toplu ulaşımı en çok kullanan kişilerin market çalışanları ve emniyet mensupları olduğunu söyledi.

Ilıcalı, “Bu süreçte market çalışanlarının saati biraz kaydırıldığı zaman o pik saatte rahatlama meydana geldi. Daha sonra emniyet de çalışanlarına mesai saati uygulaması koydu. Trafiğin yüzde 90 oranında düştüğü dönemde bile bu tedbir çok işe yaradı. Şimdi normale dönüldüğü için iki kurumun alacağı tedbirle olmaz. Bütün okulları, kamu kuruluşlarını ve özel sektörü düşünerek yapmak zorundayız" diye konuştu. 

‘Herkeste böyle bir ayarlama yapılsa daha rahat olur’

Vatandaşlar ise kademeli mesaiye sıcak bakıyor. Toplu ulaşımı kullanan vatandaşlar özellikle sabah ve akşam iş çıkışı saatlerinde yoğunluk olduğunu belirtiyor.

11.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını ve rahat olduğunu söyleyen Şafak Kara, “Ben öğrenciyken sabah 8'de otobüse biniyordum. Kapılardan asılarak gidiyorduk neredeyse. Şimdi saat 11.00'de biniyorum daha rahatım. Herkeste böyle bir ayarlama yapılsa daha rahat olur. Trafik uygulamasından baktığımız zaman yüzde 60'ları görüyor. Kamuda ve beyaz yakalıda değişiklik yapılsa bile yeterli olur" ifadelerini kullandı.

Ender Budak da “Şu aşamada bu uygulama çok iyi olur. Çünkü gidişat hiç iyi değil. İstanbul'da sabah saatlerinde çok yoğunluk yaşanıyor. İnsanlar mesafeyi sağlayamıyor. Bu yüzden sorunlar çıkıyor. Hatta tartışmalar yaşanıyor. Acilen bunun çözülmesi gerekiyor" diye konuştu.
 
 
 

Sonraki Haber