Kamuda yeni ihraç dalgası yolda

Kamuda PKK ile bağlantılı olduğu tespit edilen 15 bin memur ve belediye çalışanı ihraç edilecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan terörle mücadele konusunda "milli seferberlik" çağrısı yaparken hükümet de terörizmle mücadelede yeni güvenlik konseptini yaşama geçirdi. Güvenlik güçlerine tam yetki verilirken, terör örgütü PKK'nın belediyelerden kamu kurumlarına kadar her alanda temizlenmesi için kapsamlı bir çalışma yürütülüyor. Devlet memurları kanunu başta olmak üzere yeni hukuksal düzenlemeler de yapılacak. Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'nca yürütülen çalışmalar tamamlanarak yürürlüğe konulacak. Devlet içinde devlete ihanet edene kesinlikle fırsat verilmeyecek. Yurtdışında yürütülen lobi faaliyetleri konusunda da bir dizi adım atılacak. Ülkelerine ihanet eden bu odakların yurtdışı bağlantıları kesilecek. Teröre destek verenlerin devlet ihalelerine kendileri ve başkaları adına katılmalarının da önü kesilirken, devlet kadrolarına da bir bir neşter vurulacak.

40 BİN KİŞİ İNCELENDİ
Hakkında soruşturma açılan, teknik takibe takılan 40 bine yakın isim hakkında yürütülen inceleme tamamlandı. Bu isimler içinde örgüte doğrudan destek veren, bunlara bağlı derneklerde aktif çalışan, belediyelerin organizasyonlarında yer alan, çocukların dağa çıkmasını teşvik eden isimler de yer alıyor. Terör örgütünün Avrupa'daki organizasyonlarında görev alanlar da bu kapsamda değerlendirildi. Bu listede yer alan yaklaşık 15 bin kişinin örgütle bağlantısı ortaya kondu. Kamuda görevli olanlar ihraç edilirken, belediye ve diğer kuruluşlardakilerin de işine son veriliyor.

PKK'LILAR BİR BİR AYIKLANIYOR
Kamuda sosyal medya üzerinden terör örgütü PKK'yı destekleyen, devletin imkânlarını kullandıran tek bir personel kalmayacak. Twitter, Facebook gibi sosyal medya hesapları üzerinden yapılan paylaşımlarda PKK'yı destekleyen, devletin imkânlarını örgüte kanalize edenler hakkında soruşturma açılırken, taşeron işçilerin kadroya alınmasında da bu tablo dikkate alınacak. Örgüt bağlantılı personel alımı, finansman akışına yönelik bulgular ışığında yürütülen soruşturmalar da "terörün finansmanı suçu" kapsamında değerlendiriliyor. Özellikle bölgedeki belediyelerde çalışan taşeron personel konusunda hassas bir çalışma yürütülüyor.

BELEDİYELER MİLİTAN YUVASIYDI
İçişleri Bakanlığı'nca 11 Eylül'den bu yana DBP'de olan 3'ü büyükşehir, 4'ü il belediyesi olmak üzere 35'in üzerinde belediyeye kayyum atandı. HDP'li belediyelerin bugüne kadar yaptığı ihalelerden personel alımına kadar tüm çalışmaları mercek altına alındı. Bu belediyelerin elindeki gençlik merkezi, kampı, halk merkezi başta olmak üzere terör propagandası, militan devşirme amaçlı kullanılan sosyal kuruluşlar kamuya devrediliyor.

'VATANDAŞ KARARLARIMIZIN YANINDA'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, terörle mücadele sürecini Sabah'a değerlendirirken, "Bölge halkı PKK'ya çok tepkili, HDP'ye tepkili. Halk terör örgütü ile işbirliğini kabul etmiyor. Bu yüzden belediyelere kayyum atanmasına tepki yok. Kalıcı huzur, PKK ve benzeri terör örgütlerinin etkisiz hale getirilmesiyle mümkün" dedi. Diyarbakır'da önceki günkü yürüyüşü anımsatan Eker, "Devlet terör örgütleriyle etkili mücadele ettiğinde vatandaştaki güven duygusunu artırıyor. Vatandaş devletin alacağı kararların yanında olacaktır. Kobani olayları dönüm noktası oldu. Örgütün sivil uzantılarına bakışta ciddi bir kırılma meydana geldi. İkinci kırılma noktası 7 Haziran'dır" dedi.

Sonraki Haber