Kanal İstanbul’a bir dava daha!

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve birliğe bağlı odalar tartışmalı Kanal İstanbul projesi için İstanbul’un anayasası sayılan çevre düzeni planının delinmesine karşı dava açtı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Kanal İstanbul’un çevresine kurulacak “Yenişehir” planının iptali için verilen dilekçede, Trakya bölgesinde, ekolojik ve tarihin tahribatına dikkat çekildi.

Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’ın haberine göre, bu planın şehri korumak için hazırlandığına dikkat çeken odalar projenin su havzaları ile tarım ve mera alanları, orman alanları, doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları üzerinde önemli tahribatlara yol açağını vurguladı. Dilekçede plan değişikliğinin şehrin 2009 yılında onanan Çevre Düzeni Planı ile karşılaştırıldığında doğal alanların büyük ölçüde yok olduğunun açıkça görüldüğü anlatıldı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İstanbul’un anayasası sayılan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planını delerek Kanal İstanbul’un çevresine kurulacak “Yenişehir”i plana işlemişti. İtirazlar da dikkat alınmamış, plan 22 Haziran’da onanmıştı. Bakanlık tarafından yapılan bu çevre düzeni planı değişikliğine TMMOB ve bağlı odalar dava açtı.

EKOLOJİK YIKIM

Dava dilekçesinde “Su havzaları ile tarım ve mera alanları, orman alanları, doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları üzerinde önemli tahribatlara yol açan; İstanbul’u ve tüm Trakya bölgesini gıda ve su hakkından mahrum bırakan; adeta bir ekolojik yıkım öngören dava konusu plan değişikliği ekolojik sürdürülebilirlik, şehircilik ve planlama teknik, ilke ve esasları ile kamu yararına aykırılık taşıdığından iptali istemiyle iş bu davanın açılması zorunlu olmuştur” denildi.

‘İPTAL EDİLMELİ’

Dilekçeye göre 2009 planında 11 bin 218 hektar olan tarım alanları, bu planlarla 733 hektara, 2 bin 984 hektar olan orman alanı da 2 bin 134 hektara iniyor. Dilekçede proje alanında 1., 2. ve 3. derece arkeolojik sit alanları ve 62 adet tescilli kültür varlığı olup, bunların kaybedileceği anlatıldı.

Mevcut su kaynaklarının da ortadan kalkacağı belirtilen dilekçede, “Mevcut su kaynaklarının ortadan kaldırılıp yerine yeni barajlar inşa edilmesi, sadece bir matematik hesabı ile açıklanamaz. Zaman içinde ortaya çıkan bir hassas ekosistemin, bir yaban hayatının ortadan kaldırılması ve doğal zincirin buna bağlı olarak değişim göstermesi anlamına gelmektedir” denildi.

Dilekçenin sonuç bölümünde değişikliğin uygulanması halinde telafisi mümkün olmayan zararlara neden olacağı belirtilerek öncelikle yürütmesinin durdurulması ve yapılacak inceleme neticesinde iptaline karar verilmesi talep edildi.

Kanal İstanbul anketinin sonuçları açıklandı

Sonraki Haber