Bakan Soylu: "Çatlasalar da patlasalar da..."

İçişleri Bakanı Soylu, yerli araçlar hakkında çok iddialı açıklamalarda bulundu.

İçişleri Bakanı Soylu, "Bu ülkenin  ayağa kalkmasını, zenginleşmesini istemiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, ne  isterlerse istesinler, hangi engeli koyarlarsa koysunlar, ayağımıza hangi çelmeyi  takarlarsa taksınlar, kendi arabamızı da üreteceğiz, kendi uçağımızı da  yapacağız, 25 bin dolar gelir hedefine de çatlasalar da patlasalar da  ulaşacağız" dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın adıyaman'daki  yerleşkesinde işadamları ve esnaf temsilcileriyle kahvaltıda buluştu. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, Emniyet Genel Müdürü  Selami Altınok, Adıyaman Valisi Abdullah Erin ve Belediye Başkanı Hüsrev  Kutlu'nun da hazır bulunduğu toplantıda konuşan Soylu, "huzurun başkenti" diye  nitelendirdiği Adıyaman'da bereketli bir mekanda halka buluştukları için yaşadığı  mutluluğu dile getirdi. Türkiye’deki herkesin içinde bulunduğu coğrafyada birlik içinde  yaşadığı için şükretmesi gerektiğini belirten Soylu, bunları başarmak için  herkesin özüne dönmesi, "öteki" diye nitelendirilen kesimlere de dokunması  gerektiğine işaret etti.

Böylelikle birlikte olmanın büyük zenginliği ve medeniyet  zenginliğinin kavranabileceğinin altını çizen Soylu, "Sizler gözlerinden herşeyi  anlatan, ifadelerinizle kitaplar yazabilecek bir milletin mensuplarısınız. Çok  badirelerden geçtik ama Allah’a şükürler olsun ki, dimdik ayaktayız. Dünyada bir  çok istenmeyen olay, etrafımızda ateş çemberi olmasına rağmen ayaktayız.  Avrupa’nın nereye gideceği belli olmamasına rağmen istikametimize devam ediyoruz.  Hiç bir zaman istikametimizden vazgeçmedik." diye konuştu. "İstikametinden vazgeçmeyenler sadece siyasi irade değil, milletin ta  kendisidir." ifadesini kullanan Bakan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Seçimlerde kullandığı oyla, gerçekleştirdiği tavırla, bir taraftan  başına hangi çorap örülmeye çalışırsa çalışsın, medeniyetten gelen tavır ve  birbirini kucaklaması, dinine, milletine, kardeşliğine, gelenek ve göreneğine  bağlılığıyla, bu milletin birliğine bağlılığıyla istikametimizden hiç  vazgeçmedik. Bu ülke tesadüfler üzerine giden bir ülke değildir. Bu ülke, ortak  hedefin ülkesidir. İstiklal mücadelesi de Birinci Boğaz Köprüsü'nün inşaatı da  barajların, şehir hastanelerin yapılaması da bu hedefin birer ürünüdür.   Marmaray’ı yapmak da ortak fikrin ürünüdür. Bu memleketi bir tesadüfler  zinciriyle yönetildiğini zennedenler, yanılırlar. siyaset yapanlar da biliniz ki  milletimizin ve memleketimizin değerlerine sahiplerse, millet tarafından tutulur,  sevilir ve unutulmazlar. 300-500 yıl geçmesine rağmen halen namazlarımızda millet  ve şükranla yad ettiğimiz insanlar da böyledir. Her kim olursa millet muteber  şekilde hizmet ediyorsanız biliniz ki nesillerden nesile giden bir hizmeti  akıllara kazırsınız. Çünkü bu ülke vefa sahibidir."

Türkiye'de kör kavga, çatışma, karşılıklı tartışma içerisinde  olduğumuz gibi izlenim oluşturulmaya çalışıldığına ancak bunların doğru  olmadığına dikkati çeken Soylu,  "Türkiye'nin bir istikameti var ve elbetteki bu  istikametin muhalefeti olacak. Elbetteki böyle olmaz, böyle yapın diyenler  olacak, bunları elbetteki demokrasi adına, çoğulculuk adına doğru kabul ediyoruz.  Ama ülkemizin yarınlarına tutucu tutum ortaya koymak, iftira atmak, doğruyu  yanlış şekilde anlatmak ve provokasyonlara alet etmek bunun dışındadır." dedi. Türkiye'deki zenginlerin kavga ortamına dönüştürülmeye çalışıldığına  dair çeşitli çabaların tarihte görüldüğünü aktaran Soylu, bunlara izin  verilmeyeceğini, Türkiye'ye çelme takmak isteyenlere müsaade edilmeyeceğini dile  getirdi.

UÇAĞIMIZI DA YAPACAĞIZ, ARABAMIZI DA...

İçişleri Bakanı Soylu, "Bu ülkenin ayağa kalkmasını, zenginleşmesini  istemiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, ne isterlerse istesenler, hangi engeli  koyarlarsa koysunlar, ayağımıza hangi çelmeyi takarlarsa taksınlar kendi  arabamızı da üreteceğiz, kendi uçağımızı da yapacağız, 25 bin dolar gelir  hedefine de çatlasalar da patlasalar da ulaşacağız. Umudumuz, geleceğimiz açık."  değerlendirmesinde bulundu.  Anayasa referandum sürecine değinen Soylu, şöyle konuştu:    "İçinde bulunduğumuz mevcut sistemin sıkıntılarını hep beraber yaşadık  ama artık Türkiye yeni sistem sürecine giriyor. Bu sistemin adı Cumhurbaşkanlığı  sistemidir, doğru ama bu sistemin dayandığı yer millettir. Bu sistem, anahtarın  millette olduğu bir sistemdir. Hep şu ortaya konulmadı mı? Siyaset çok kavga  ediyor, siyaset kendi içinde çok kavga üretiliyor. Bunu bu sistemi kurgulayanlar  sağladı. Böyle istediler. Çünkü istediler ki siyaset çözüm öneri üretmesin,  çocuklarımız siyasetçi olmasın istediler, kendi içerisinde kavga üretsin,  oyalansın. Şimdi ne olacak? 50’nin üzerini alan iktidar olacak. Ak Parti siyasi  hayatına yüzde 36 ile başladı. O günden bu yana yüzde 14-15 fazla oy verenler  olduğu için AK Parti ayakta. 'AK Parti, küçük olsun bizim olsun, kendi küçük  iktidarımı yöneteyim' deseydi, yüzde 36’nın üzerine mi çıkardı? Tabii ki aşağı  inerdi. Ben dahil olmak üzere bir çok kişiyi sistemin içine kattı. AK Parti  içerisinde olmayan bir çok kişi sistemin içerisine alarak toplumun tüm  kesimlerine mesaj verdi. Gerginliği azaltmak için en azından kendi içerisinde  azaltmak için çabalayan bir irade ortaya koydu. Ama bunu sisteme taşımadığınız  sürece bir anlamı olmazdı.

CHP ne yaptı? Nasıl ki AK Parti'ye yönelik tespitimi söylemişsem, aynı  tespiti CHP'ye de söylerim. Çok net, 'nasılsa 24-25 alıyorum, bazı milletvekilimi  Meclise taşıyorum, ben söylüyorum ama üretmiyorum.' Şimdi öyle değil. Ötekisine  de ihtiyacı olan, bir takım ittifaklarla 25'i 50'ye taşıyabilecek irade  gerekiyor. Bir takım ittifakla tam da onların söylediği gibi kutuplaşmaları değil  tam tersine ittifakın, birliğin ve beraberliğin olabileceği yepyeni bir dönem  başlıyor. Bu sistemin eski sistemin değil, birlik, beraberlik, uzlaşmanın  herkesin bulunduğu yerden bir adım ileri veya geriye gidebileceği bir anlayış  olacak. Cumhurbaşkanlığının yürütmeyi yaparken parlementoya karşı da sorumlu bir  anlayışı olacak. Yasaların Meclisten çıkabileceği bir anlayış olacak."

Milletvekili yaşının düşürüleceğini hatırlatan Süleyman Soylu, "18-19  yaşında insan milletvekili olabilir mi diyorlar. Bizim bu coğrafyadaki en büyük  zenginliğimiz ne? Tabii ki gençliğimiz. Türkiye'de genç nüfusu sistemin içerisine koymamız lazım. Çünkü yenilikleri ve gençliğin dinamizmini sistemimizde  hissetmemiz lazım. Hem siyasetin hem iş dünyası ve ticaretin sistemin içerisinde  olması, en önemli avantajımız olacak." açıklamasını yaptı.

Sonraki Haber