Egemen Bağış'tan İnsan Hakları Eylem açıklaması

Türkiye’nin Prag Büyükelçisi Egemen Bağış, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilan ettiği yeni İnsan Hakları Eylem Planı için "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedef gösterdiği müreffeh devletler seviyesinin üzerine çıkma konusunda kararlılığımızın bir göstergesidir" dedi.

Türkiye’nin Prag Büyükelçisi Egemen Bağış, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilan ettiği İnsan Hakları Eylem Planı’nı Anews TV kanalında değerlendi.

Konuşmasının başında; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamış olduğu reform paketinin ilk olmadığını söyleyen Egemen Bağış, Erdoğan’ın modern Türkiye tarihinin en demokratik liderlerden birisi olduğunu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği müreffeh medeniyetler seviyesinin üstüne çıkma kararlılığının bir göstergesi olduğunu açıkladı. Egemen Bağış şunları söyledi: "Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı reform paketi ilk değildir. Kendisi Türkiye modern tarihinin en demokratik liderlerinden birisi olarak, Türk Devleti’nin ve Türk Milleti’nin refahı için bundan öncede bir çok defa reform paketini açıklayıp, onaylamıştır. Fakat son açıklanan reform paketi bu zamana kadar açıklanan reform paketlerinin adeta tacı olacaktır. Türkiye’nin AB standartlarını yakalamak için gerekli kararlılığı vardır. Bu reform paketi bütün vatandaşlarının yaşam kalitesini artırmak azminin, ama aynı zamanda Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün göstermiş olduğu müreffeh medeniyetler seviyesinin üstüne çıkma konusunda kararlılığının bir göstergesidir. Türkiye; demokrasi, insan hakları ve pazar ekonomisi konusunda bütün gelişmiş ülkeler seviyesinin üzerine çıkma kararlılığındadır. Türkiye'nin bazı eksiklikleri vardır, fakat bu eksiklikleri tamamlama kararlılığı da vardır. Türkiye daha yaşanılır, daha müreffeh, daha demokratik ve daha özgür bir ülke olma yolunda hızla ilerlemektedir."dedi.

Türkiye'nin oluşturmuş olduğu güvenlik koridorları ile sınır güvenliğini önemli ölçüde sağladığını belirten Bağış, yeni reform paket ile her vatandaşın yargı önünde kendisini daha eşit göreceğini ifade etti. Egemen Bağış şunları söyledi: "Özellikle 2016'da darbe girişiminden sonra Türkiye bir çok teröristi yakalayıp, yargıladı. Şu anda adil bir yargılama süreciyle cezalarını çekmektedirler. Ancak, Türk yargısını Gülencilerden temizlemek elbette zaman almıştır. Türkiye, PKK ve FETÖ ile mücadele konusunda çok önemli başarılar elde etmiştir. Türkiye'nin, Suriye ve Irak sınırlarında oluşturmuş olduğu güvenlik koridorlarıyla ülkemizin güvenliği önemli ölçüde sağlanmıştır. Tüm bunlarla birlikte, içeriye odaklanıp demokrasimizi güçlendirme sürecini başlatmış durumdayız. Bu paket ile birlikte siyasi görüşü, etnik kökeni ve dini inancı ne olursa olsun tüm vatandaşlarımız eşit bireyler olarak bu reformlardan yararlanacaktır." dedi.

"TÜRKİYE'NİN DEMOKRASİSİNİ ELEŞTİRMEK KİMSENİN HADDİ DEĞİLDİR"

Avrupa Birliği'ni de eleştiren Egemen Bağış, Türk Milleti'nin tankın önüne milyonlarca vatandaşını önüne koyarak demokrasisini sahip çıktığını hatırlatarak, "Türkiye'nin demokrasisini eleştirmek kimsenin haddi değildir." dedi. Konuşmasının devamında Egemen Bağış, "Reform paketi ile bireyler kendisini yargı önünde daha eşit görecektir, adaleti güçlendirecektir. Bu paketin neticesinde, özellikle Avrupa Birliği müzakerelerinde 23. ve 24. fasılların açılmasını bekliyoruz. Çünkü, bu zamana kadar AB'nin Türkiye'yi en çok eleştirdiği konular bu iki fasıldır. Ama Avrupa Birliği Türkiye'den beklentisinin ne olduğunu söylemeden devamlı eleştirir konumda idi. Şu anda Türkiye kendi sorunlarını kendisi çözmesi, kendi göbeğini kendisi kesmesi konusunda kararlılığını ortaya koymuştur. Bazı üye ülkelerin (Güney Kıbrıs, Fransa, Yunanistan vb.) engellemeleri nedeniyle açılamayan fasılların açılmamasının önünde yasal bir engel kalmamıştır. Avrupa Birliği'nin adil olmasını ve Türkiye'ye adaletle yaklaşmasını bekliyoruz. Aslında bu reform paketi Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne ihtiyaç olmadan da reformlar yapabileceğinin bir göstergesidir. Çünkü, Türkiye'yi sürekli eleştiren kesimler şu gerçeği unutuyorlar: Bir çok ülkede insanlar tankı görünce kaçar, fakat 15 Temmuz'da, Türk Milleti milyonlarca vatandaşını tankın önüne koyarak demokrasisine sahip çıkmıştır. Türk Milleti demokrasisini korumak için kendi canını feda edebileceğini ortaya koymuştur. Bu da Türkiye'nin demokrasisinin ne kadar güçlü olduğunu ve hiç kimsenin Türkiye'nin demokrasisini eleştirme hakkına sahip olmadığını kanıtlamıştır. Türkiye'nin demokrasisini eleştirmek kimsenin haddi değildir. Çünkü, Türkiye milyonlarca vatandaşı ile demokrasisine nasıl sahip çıktığını göstermiş bir ülkedir. Türk insanı kendi ifade özgürlüğünü, kendi demokrasisini kendi bireysel haklarını korumak için hayatını feda eden insanlardan oluşan bir ülkedir. Yeni "İnsan Hakları Eylem Planı" ile Türkiye bir kez daha hukukun üstünlüğünün yaşandığı bir ülke olduğunu ortaya koymuştur. Türk Milleti doğru olanı yapma konusundaki kararlılığını her zaman olduğu gibi bir kez ortaya koymuştur. Her zaman Avrupa Birliği'ni bir diyetisyene benzetiriz. Diyetisyenin kendisinin kilolu olması ya da kalp damarlarının bir kaçının tıkalı olması reçetesinin kötü olduğu anlamına gelmez. Biz Avrupa'dan gereken işbirliğini görmesek bile, kendi standartlarımızı yükselterek Avrupa Birliği standartlarının üzerine çıkma noktasındaki kararlılığımızı göstermiş olduk." dedi.

Sonraki Haber