Erdoğan canlı yayında açıkladı: ''Yeni müjdeler geliyor''

7 ay sonra AK Parti grup toplantısında ilk kez kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Yeni müjdeler geliyor. İnşallah Fatih sondaj gemimize giderek hem çalışmaları bizzat yerinde görecek hem de yeni rezerv miktarını açıklayacağız.'' dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'deki AK Parti Grup Toplantısı'nda konuşuyor. "Halen süren sondaj çalışmalarından da yeni müjdeler geliyor." diyen Erdoğan, "İnşallah Cumartesi günü Fatih sondaj gemimize gidip, çalışmaları bizzat görecek hem de yeni rezerv miktarını açıklayacağız." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, "Ne zamandan beri terörle iç içe olanlar Tabipler Birliği gibi önemli bir kuruluşun başına geçebiliyor? Değerli arkadaşlar bunun adı demokratik bir yaklaşım değildir. Bunun adı terör örgütlerinin sivil toplum kuruluşlarına el koyması hadisesidir." diye konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Bu salondaki son toplantımızı 11 Mart'ta yapmıştık. 

Salgın döneminde vekillerimizle telekonferanslarla ya da kısıtlı yüz yüze görüşmelerle yapmıştık. Grup toplantısı yapamamıştık.

Geçtiğimiz hafta yapmamız gereken toplantımızı da Kuveyt-Katar ziyaretleri ile gerçekleştirememiştik.

29 Temmuz gününe kadar 233 birleşimdeki 995 oturumda 27'si kanun, 40'ı sözleşme olmak üzere 67 düzenleme Meclis'imizde kabul edildi.

Yeni dönemde de bizi çok önemli bir gündem bekliyor. Geçen dönemden devralınan işler ve yeni düzenlemelerle ilgili kapsamlı bir çalışma yapıldı.

Kanun hazırlıklarını titizlikle takip ediyoruz.

Vekillerimizden gelen tüm talepleri değerlendiriyor, mümkün olduğunca olumlu şekilde değerlendiriyoruz.

TBMM kurucu vasfı ve zengin temsil yelpazesi ile ülkemizi temsil ediyor.

 Teröre bulaşmaması ve hukuka uygun şekilde davranmasıyla her siyasi görüşün yeri, anlamı, söz hakkı vardır.

AK Parti bu zenginliğin korunması ve zenginleşmesi için çalışmıştır.

Meclis'imizi tek ses, tek yürek olarak hep yanımızda durdu. 

Yolumuzu kesmeye yönelik saldırıları, engel olarak görmek yeni yol ve yöntem arayışlarının fırsatı haline dönüştürdük.

Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi muhafaza ederek engelleri birer birer aşmayı başardık.

Milletimizin beklentilerine titiz bir çalışmanın ardından birer birer hayata geçirmekte kararlıyız.

Cumhur İttifakı olarak güçlü dayanışma ve gerektiğinde sağlayacağımız uzlaşmalarla Meclis'in yeni yasama yılını en iyi şekilde değerlendireceğiz.

Desteğini yanımızda bulduğumuz MHP ve Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeli'ye şahsım ve heyetim adına şükranlarımı sunuyorum.

Ağustos-Eylül aylarında Cumhurbaşkanı ve hükümet olarak çalışmalarımızı kesintisiz devam ettirdik. Rutin toplantılarımızı da kesintisiz sürdürdük.

Diplomasi kanallarını etkili şekilde kullandık.

"CUMARTESİ GÜNÜ YENİ REZERV MİKTARINI AÇIKLAYACAĞIZ"

Doğu Akdeniz'de ülkemiz ve KKTC'nin hak, hukuk, çıkarlarını gözetmeyen hiçbir planın hayata geçme şansının olmadığını, ortaya koyduğumuz sağlam duruş ile herkese gösterdik.

Yavuz gemimizin güvenliğini donanmamız sağlıyor. Oruç Reis gemimiz de bakım çalışmalarından sonra devam ediyor.

 AB ve NATO platformlarında yürütülen görüşmelerde sözlerini tutmayan Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi'ne hak ettikleri cevabı sahada vermeyi sürdüreceğiz.

Sondaj filomuza kattığımız Kanuni, bakım çalışmalarından sonra Karadeniz'deki görevi için yola çıktı. İstanbul ve Zonguldak'a uğrayarak belirlenen sondaj alanına ulaşacak Kanuni'den de inşallah müjdeli haberler bekliyoruz.

Halen süren sondaj çalışmalarından da yeni müjdeler geliyor. İnşallah Cumartesi günü Fatih sondaj gemimize gidip, çalışmaları bizzat görecek hem de yeni rezerv miktarını açıklayacağız.

"CUMHUR İTTİFAKI'NIN KADERİ İLE ÜLKEMİZİN KADERİ BÜTÜNLEŞMİŞTİR"

Türkiye, dünyadaki siyasi ve ekonomik yeniden yapılanma sürecinden Allah'ın izniyle hak ettiği yeri alarak çıkacaktır. O güne kadar bize durmak ve dinlenmek yoktur.

Teröristlerin yanında darbecilerin safında, hasımlarımızın dizi dibinde yer almaya siyaset yapmak diyemeyiz. Muhalefet adına konuşanların hezayana varan açıklamalarına gerektiğinde kabinedeki arkadaşlarımız, gerektiğinde grup yönetimimiz cevap veriyor. Biz de ihtiyaç olduğunda devreye giriyoruz.

Meydanı, tek amaçları ülkenin istikrarını bozmak, kaostan istifadeyle kirli emellerini gerçekleştirmek olanlara bırakmayacağız.

Siyasetimizin geleceğinde karşımızdakilerin ne dediği ve ne yaptığından ziyade bizim duruşumuz önemlidir.

Artık Cumhur İttifakı'nın kaderi ile ülkemizin kaderi bütünleşmiştir.

Hafta sonu inşallah Şırnak'ta olacağım. 24 Ekim Kayseri, 25 Ekim Malatya, 31 Ekim Van, 1 Kasım'da Samsun, 7 Kasım'da Kahramanmaraş, 8 Kasım'da Kocaeli il kongrelerimizde bizzat yer alarak milletimizle kucaklaşacağız.

 3 Kasım'da 1 milyon yeni üye kampanyamızı 81 ilimizde 1 milyon fidan dikerek taçlandıracağız.

Büyük kongremiz için hazır hale gelmiş olacağız. 

Güçlenen teşkilat yapımızda 2023 seçimlerine kadar gönül bağımızı çok daha sıkılaştırmayı amaçlıyoruz.

Olumlu yönde katkı vermenizi, özellikle de dar kadrocu yaklaşımdan uzak durmanızı rica ediyorum.

Kucaklayıcı anlayışla teşkilatlarımızı oluşturmamız lazım.

"BUNUN ADI TERÖR ÖRGÜTLERİNİN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINA EL KOYMASI HADİSESİDİR"

Ne zamandan beri terörle iç içe olanlar Tabipler Birliği gibi önemli bir kuruluşun başına geçebiliyor? Değerli arkadaşlar bunun adı demokratik bir yaklaşım değildir. Bunun adı terör örgütlerinin sivil toplum kuruluşlarına el koyması hadisesidir.

Biz bunlara hastalarımızı nasıl teslim edeceğiz? Nasıl şifa arayacağız? Teröristten bu beklenir mi? Türk Tabipler Birliği başta olmak üzere diğer meslek kuruluşlarındaki sorunlar da artık tahammül edilemez seviyeye ulaşmıştır.  

TTB, bunun gibi kimi meslek kuruluşları açıkça Anayasa'ya aykırı faaliyet içindedir. Her şeyden önce bu meslek kuruluşlarının yönetimi, söz konusu meslek mensuplarının tamamını temsil etmekten çok uzaktır.

Çoklu Baro Sistemi'nde yapıldığı gibi aynı çalışmayı TTB ve diğer meslek odalarında da yapmak durumundayız. Cumhur İttifakı olarak da çalışmayı başarılı şekilde sürdüreceğimize inanıyorum.

AZERBAYCAN-ERMENİSTAN ÇATIŞMASI... "BİR MÜZAKERE 30 YIL SÜRER Mİ?"

Vatan topraklarını kurtarmaya çalışan Azerbaycan'ı hedef almak bir meslek örgütünün görevi olamaz.

Onlar benim Azeri kardeşlerimin topraklarını işgal etmek suretiyle, onları ötelediler. Onlar topraklarını terk etmek durumunda kaldılar. Verilen mücadele nedir? 'Biz işgal altındaki topraklarımızı istiyoruz.' İstenen bu. ABD-Rusya-Fransa, hala oyalama taktiğiyle bu işi geçiştiriyor. Versenize işgal altındaki toprakları. Kendi topraklarında ne yapacaklarsa yapsınlar. Yapmanız gereken müzakereleri bitirip, toprakları sahibine vermektir. 30 yıldır bir müzakere sürer mi ya? Oturdular-konuştular-dağıldılar... 30 yıldır bunu yaptılar. Verin yahu. Bu kadar uzun sürecek bir iş değil. Vermediler! İş nereye geldi şimdi? İşte bu hale geldi. Şimdi Ermenilerle Azeri kardeşlerimiz mücadeleyi sürdürüyor. Bizi arayanlar da 'siz Suriye'den mücahitleri oraya götürdünüz.'... Bizim böyle bir derdimiz yok. Biz Azeri kardeşlerimize her türlü desteği vermeye varız, yine vereceğiz. Fransa'dan gelen silahları neden konuşmuyorsunuz? 'Suriye'den mücahitleri oraya götürdünüz'... Onların kendi topraklarında işi var, oraya gitmezler.

TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ'NE SERT TEPKİ

Dünyanın neresinde bu şekilde hareket eden meslek kuruluşları var? Türkiye'nin artık bu ayıptan kurtulmasının vakti gelmiştir. Bu adımı atmamız lazım. Vakit kaybına tahammülümüz yok. Tek tek her meslek kuruluşunda değişiklik için Meclis'imiz derhal harekete geçmelidir. Gereken hazırlıkların süratle yapılmasını istiyorum. Bunları en kısa sürede hayata geçirmeliyiz. Meclisimizin ilk konularından birisi bu olmalıdır. 'Türk' ve 'Türkiye' ismini haketmeyen meslek kuruluşlarından bu imtiyazlarını derhal almalıyız. TTB içindeki 'Türk' ifadesi zaten bunlara yakışmıyor, onlar zaten nefret ediyor.

Azerbaycanlı kardeşlerimizin kararlılıkla hareket ettiklerini biliyorum. Türkiye olarak imkanlarımız ve tüm kalbimizle Azerbaycan'ın yanında olmayı sürdüreceğiz.

KIBRIS'TAKİ GELİŞMELER

Kıbrıs'taki gelişmeleri de yakından takip ediyoruz.

Kapalı Maraş'ın açılması Kıbrıs için tarihi bir dönüm noktasıdır. Rahatsız olanlar var. Batı, Yunanistan, Güney Kıbrıs rahatsız oluyor. Bakıyorsunuz, içeride de rahatsız olanlar var. Bunlar bizleri gerçekten üzüyor. Kapalı Maraş, Kıbrıs Türklerinindir. Spekülasyonlara gerek yok. Bu güne kadar hep kapanın elinde kaldı. Güney öyle olmadı mı? Güney Kıbrıs'ın Avrupa'ya girişi öyle olmadı mı? Bize referandum yapılsın, sonra de gereğini yapalım dendi... Referandum yapıldı, Kuzey %65 evet dedi, Güney hayır dedi. Hayır demelerine rağmen Avrupa'ya aldılar. Tüm bu olanlar ortadayken şimdi Kapalı Maraş'la ilgili de 'Burası bizimdir' havasına giriyorlar. Ben de Kuzey Kıbrıs'taki Türk kardeşlerime sesleniyorum; Bu topraklar sizin.

Bu topraklara ve bu topraklara sahip çıkan siyasi iradeye de sahip çıkmalısınız. Bu güzel gelişmenin Kıbrıs Türklerine hayırlı olmasını diliyorum. 

Sonraki Haber