Erdoğan: Türk devletleri enerjide anahtar konuma geldi

Türk Devletleri Teşkilatı Olağanüstü Zirvesi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı 16 senedir Azerbaycan, Türkmenistan ve Kazakistan petrolünü dünya piyasalarına kesintisiz şekilde taşıyor. Bel kemiğini TANAP'ın oluşturduğu güney gaz koridoru sayesinde Türk devletleri Avrupa'nın enerji güvenliğinde anahtar konuma gelmiştir.'' dedi.

Türk Devletleri Teşkilatı Olağanüstü Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde, 'Afet-Acil Durum Yönetimi ve İnsani Yardım' teması ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlendi. Azerbaycan'ın teklifi üzerine yapılan zirveye Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Dönem Başkanı Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile gözlemci ülkeleri temsilen KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Macaristan Başbakanı Viktor Orban ve Türkmenistan Milli Konseyi Halk Maslahatı Başkanı Gurbangulu Berdimuhamedov katıldı. Geçen yıl icra edilen Semerkant Zirvesi'nde gözlemci statüsü elde eden KKTC, ilk defa bir TDT Zirvesi'nde yer aldı.

'TÜRK DÜNYASININ TEK VÜCUT OLDUĞUNU GÖSTERMİŞ OLACAĞIZ'

Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sözlerimin hemen başında Aksakallar Konseyimizin değerli Başkanı Sayın Binali Yıldırım’ın dün ebediyete irtihal eden kıymetli validesi Fahriye Yıldırım’a Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Değerli kardeşime ve kederli ailesine sabırlar ve baş sağlığı diliyor. Türkiye’de 6 Şubat‘ta yaşanan deprem felaketinin ardından bugün 'afet acil durum yönetimi ve insani yardım temalı' olağanüstü zirvemiz vesilesiyle bir araya geldik. Zirvenin düzenlenmesi için çağrıda bulunan can Azerbaycan’ın Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’e şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Bu toplantının başarılı şekilde icra edilmesi için gayretlerini esirgemeyen Dönem Başkanı Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev ve katılımlarınız dolayısıyla siz dost ve kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ayrıca teşkilatımızın gözlemci üyesi KKTC'nin Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar'ın da aramızda bulunmasından duyduğum memnuniyeti hassaten ifade etmek istiyorum. Bugünkü zirvemiz ile Türk dünyasının tek yürek ve tek vücut olduğunu en üst düzeyde bir kez daha göstermiş olacağız" dedi.

'AZİZ MİLLETİMİZ BU DESTEKLERİNİZİ UNUTMAYACAK'

Erdoğan, 6 Şubat'ta meydana gelen depremleri hatırlatarak, "Bu depremlerden yaklaşık 14 milyon vatandaşımız doğrudan etkilenirken, 49 binden fazla insanımız hayatını kaybetti, 115 binden fazlası yaralandı. Kendi insanlarımızla birlikte depremde vefat eden Türk Devletleri Teşkilatı üye ve gözlemci ülke vatandaşı kardeşlerimiz için de burada başsağlığı diliyorum. Bu büyük felaketin yaralarını sarmak için tüm imkanlarımızı seferber ettik. Arama kurtarma çalışmalarını bitirdik. Enkaz kaldırma faaliyetlerini yürütürken ve geçici barınma bölgeleri kurarken süratle kalıcı konutların inşasına da başladık. Önümüzdeki bir yıl içinde 319 bin, toplamda ise 650 bin konut yaparak hak sahiplerine teslim etmeyi planlıyoruz. Dost ve kardeş ülkelerin de desteği ile inşallah deprem bölgemizi çok kısa sürede yeniden ayağa kaldıracağız" diye konuştu.

'ACILAR PAYLAŞTIKÇA AZALIR'

Erdoğan, deprem felaketinin yaralarını sarmakla meşgulken aynı bölgede sel afetine de maruz kaldıklarını belirterek, "Eşine rastlanmamış bir yağışın yol açtığı sellerde Şanlıurfa ve Adıyaman'da çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybederken, yerleşim yerlerimizde ciddi hasar oluştu. Bu ölçekteki afetler karşısında eldeki imkanlar yetersiz kalıyor. Biz de 6 Şubat'ta yaşadığımız depremlerin şiddeti ve yol açtığı yıkımın büyüklüğü üzerine uluslararası yardım çağrısında bulunduk. Türk dünyası yardıma ilk koşanlar arasında yer aldı. 'Acılar paylaşıldıkça azalır' anlayışı ile en zor anımızda bizi yalnız bırakmadınız. Arama-kurtarma ekipleriniz birçok vatandaşımızı yeniden hayata bağladı. Kurduğunuz sahra hastaneleri ile yaralılarımızın tedavisine yardım ettiniz. Gönderdiğiniz ata yadigarımız çadırlar vatandaşlarımıza yuva oldu. Aziz milletimiz bu desteğinizi hiçbir zaman unutmayacaktır" dedi. 

'İŞ BİRLİĞİMİZİ ARTTIRMAMIZ GEREKTİĞİ AŞİKARDIR'

Erdoğan, Birleşmiş Milletler'in 16 Şubat'ta Türkiye için acil yardım çağrısı yayımladığını belirterek, "Avrupa Birliği Komisyonu ve dönem başkanı İsveç tarafından 20 Mart'ta uluslararası bağışçılar konferansı düzenlenecek. Bu uluslararası yardım faaliyetlerine de destek vereceğinizden şüphe duymuyorum. Afetler ve etkileri ile mücadelede çok taraflı iş birliğimizi artırmamız gerektiği aşikardır. Esasen teşkilatımız bünyesinde bu yönde bazı adımlar atmıştık. Aralık ayında İçişleri Bakanlığımızın ev sahipliğinde Ankara'da 'Afet ve Acil Durum Yönetimi Bakanlar Toplantısı' gerçekleştirdik. Teşkilatımızın sivil koruma mekanizmasının kurulması ile afet süreçlerini daha etkin planlama ve uygulama kabiliyetine kavuşacağız. Bildiri taslağımızı da yansıtıldığı üzere Türkistan'da düzenleyeceğimiz müteakip zirveye kadar mekanizmanın tesisine ilişkin anlaşmanın imzalanması yönünde gereken talimatları vereceğinize inanıyorum. 2021 yılındaki İstanbul zirvesinde mutabık kaldığımız 'akıllı şehirler ve yeşil teknolojiler' kapsamında dayanıklı ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.

‘TÜRK DEVLETLERİ AVRUPA'NIN ENERJİ GÜVENLİĞİNDE ANAHTAR’

Erdoğan, Semerkant Zirvesi'nde ticareti ve ekonomik bütünleşmeyi artıracak önemli adımlar atıldığını belirterek, "Kuruluş anlaşması bugün imzalanacak Türk Yatırım Fonu'nun oluşturulması bu adımların başında geliyor. Fon sayesinde KOBİ'lere, kalkınma projelerine, ulaştırma ve lojistik zincirlerine, altyapı projelerine, tarım ve turizm alanlarındaki yatırımlara ve yenilenebilir enerji çalışmalarına destek sağlanacaktır. Tüm bu alanlarda firmalarımızın finansmana erişimi kolaylaşacak, bölge içi ticarette teşvik edilecektir. Bu süreçteki kıymetli destekleriniz ve katkılarınızdan dolayı sizlere teşekkür ediyorum. Semerkant zirvesinde ticaret ve ulaştırmanın geliştirilmesi için imzalanan belgelerin de hızla hayata geçirilmesini arzu ediyoruz. Enerjinin sürdürülebilir bir şekilde tedariki ve enerji fiyatlarının makul seviyelere çekilmesi ekonomilerimiz için büyük önem arz ediyor. Bugüne kadar Hazar havzasında Türk dünyası ülkeleri ile petrol, doğal gaz ve elektrik alanlarında kapsamlı projeleri başarıyla hayata geçirdik. Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı 16 senedir Azerbaycan, Türkmenistan ve Kazakistan petrolünü dünya piyasalarına kesintisiz şekilde taşıyor. Bel kemiğini TANAP'ın oluşturduğu güney gaz koridoru sayesinde Türk devletleri Avrupa'nın enerji güvenliğinde anahtar konuma gelmiştir. Türk Devletleri Teşkilatı olarak bölgesel ulaştırma ve tedarik zincirlerinin geliştirilmesinin yanında enerji güvenliğinin sağlanmasında da stratejik yol üstleneceğimize inanıyoruz. Doğu-Batı arasındaki ticarette ortak çabalarımız ile hayata geçirdiğimiz orta koridor atık güvenilir bir alternatif sunuyor" dedi.

'GÜÇLÜ VE KARARLI DESTEĞİMİZİ SOMUTLAŞTIRDIK'

Erdoğan, zirveyi 'Birliğimiz gücümüzdür' şiarıyla icra ettiklerini söyleyerek, "KKTC’nin de aramıza katılmasıyla aile meclisimiz artık daha da güçlendi. Teşkilat olarak Kıbrıs Türk halkına güçlü ve kararlı desteğimizi somutlaştırdık. KKTC'nin tanınması ve Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin maruz kaldığı kısıtlamaların kaldırılması için verdiğimiz mücadeleyi sürdüreceğiz. Ukrayna’daki savaşın bir an önce sonlandırılması için diplomatik girişimlerimiz başından beri devam ediyor. Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Zelenski ile düzenli temas halindeyim. Aracılık ettiğimiz Karadeniz tahıl mutabakatı ve kapsamlı esir değişimi tarafların ortak zeminde buluşabileceklerini göstermiştir. Taraftarı müzakere masasına geri döndürme gayretlerimizi sonuna kadar sürdüreceğim. Türk dünyası kuruluşları arasındaki eşgüdüm ve iş birliğinin de her geçen gün geliştiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz. Yapacağınız çalışmalarda Türk dünyası 2040 vizyon belgesi yol haritamız, 2022-2026 strateji belgesi ise rehberimiz olacaktır" diye konuştu. 

Sonraki Haber