Erdoğan’dan Danıştay savcısına sert sözler: Sen kimsin!

İstanbul'da toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TSK'da başörtüsü laikliğe aykırı"dır tespitine yer veren Danıştay savcısına "Sen kimsin?" diye seslendi.

İstanbul Üsküdar'da toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir davada "TSK'da başörtüsü laikliğe aykırı" tespitine yer veren Danıştay savcısına sert sözlerle yüklendi. Erdoğan "Her şey yasalarla bir yere oturulmuşken sana ne oluyor da bunlara aykırı bir şekilde uygulamanın iptalini istiyorsun. Bunlar eski Türkiye'den kalma ürünler. Danıştay'ın ilgili dairesi bunu boşa çıkardı. Bu tartışmayı yeniden açmanın kime ne faydası var? Sen kimsin?" dedi.

Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları;

Çeyrek asırdan fazladır Üsküdar’da oturan bir kardeşiniz olarak bu ilçenin gönlümde müstesna bir yeri vardır. Üsküdar’daki her gelişmeyi çok daha yakından takip ediyorum. Bugün toplu açılışını yapacağımız eserlerin hayırlı olmasını diliyorum. En büyük şehrimiz olan İstanbul, biliyorsunuz diğer tanımıyla Türkiye’nin bir özetidir. İstanbul’a yapılan her yatırım Türkiye’ye yapılmış demektir. Törenimizi gerçekleştirdiğimiz Belediye Hizmet Binamız, 800 araçlık otoparkı ve pek çok özelliği ile İstanbul’a yakışan bir eser oldu. 15-20 sene önceki Üsküdar’ın halini hatırlayın, nereden nereye geldi. Bunun adı AK Parti belediyeciliğidir. Bu CHP belediyeciliğine benzemez. Bu AK Parti Belediyeciliği. Sanat var, temizlik var, hizmet var. Temizlik dedim; işte Ümraniye. O çöplüğün patlamasını hatırlıyorsunuz değil mi? O zaman CHP Belediyesi vardı, 39 vatandaşımız öldü. İstanbul bunun hesabını bu zamana kadar CHP’ye nasıl sorduysa, ben inanıyorum yine soracak. Bu CHP’nin bizim insanımıza yaptığı zulmü babalarımızdan çok dinledik. Gaz yağından tut, o zamanlar meşhur sana yağ vardı oraya varıncaya kadar hepsi mühürlü.

Bu seçimin acaba dev projeleri ne olacak diyorlar, ee açıkladık. Millet kıraathanesi dedik, kumarhane açacak dediler. Neden? Çünkü bunların meşrebi bu. Kumar kağıtlarıyla, okey masalarındaki tahtarlarla yatıp kalkar bunlar. Bunlar kıraathane nedir anlamaz. Kıraathane; okuma yeridir CHP. Biz gençlerimizi kötü alışkanlıklardan çekelim, derslerini orada çalışsınlar istiyoruz. Ne devlet ne belediyeler bunu bir lütuf olarak yapmıyor. Bu milletin bize verdiği görev. Üsküdar Belediyemiz şimdi size burada bu hizmeti veriyor.

Hep konuşurduk, İngiltere’ye giden gelenler işte orada Central Park var falan. Tamam kardeşim bizde de Nakkaştepe var. Atatürk Havalimanı’nın olduğu neyi yapıyoruz? Millet Bahçesi haline getiriyoruz. Bu andaki kapalı alanları fuar merkezi haline getiriyoruz ve yine bir pistini de oranın, uygun bir pisti de yine tekli bir iniş kalkışa çeviriyoruz. Biz belediyeciliğin okulunu kurduk. CHP, bunlardan anlamaz. İstanbul’a belediye başkanı olduğum zaman öyle her yere otobüs falan, klima yok öyle şey. O otobüsleri hatırlayın; İkarusları. Bindiğimiz zaman mazot kokardı çünkü temizlik yok. Yağlı bezlerle silinen o koltuklar… Biz geldik, dedik benim insanıma bu yakışmaz. Ne olacak? Biz İstanbul’a Mercedes otobüsler alacağız dedik. Aldık mı, aldık. Her geçen yıl bunları daha da geliştirdik, duraklarımızın sayısını da arttırdık.

Bu seçime biliyorsunuz Cumhur İttifakı’yla giriyoruz İstanbul’da. Cumhur İttifakı ile beraber İstanbul’umuzda şu CHP zulmünden kurtaralım her yeri. Ülkemize hizmet için verdiğimiz her mücadele, çektiğimiz her sıkıntı, maruz kaldığımız her saldırı, bizim berat belgemizdir

DANIŞTAY SAVCISININ “TSK’DA BAŞÖRTÜSÜ”  TESPİTİ

Türkiye’de ordumuz ve emniyetimiz dahil olmak üzere; kamuda ve özel sektörde hanımefendilerin istihdamında başı açık başı örtülü ayrımını kaldırdık. Öyle mi? Bugün artık ülkemizde tüm kurumlarda hanım kardeşlerimiz kendi tercihlerine göre nasıl istiyorlarsa öyle giyinirler. Senin başın niye açık? Niye kapalı? Böyle bir şeyi sormaya kimsenin hakkı yok. Her şey yasalarla bir yere oturulmuşken sana ne oluyor da bunlara aykırı bir şekilde uygulamanın iptalini istiyorsun. Bunlar eski Türkiye’den kalma ürünler. Danıştay’ın ilgili dairesi bunu boşa çıkardı. Bu tartışmayı yeniden açmanın kime ne faydası var? Sen kimsin?

ERDOĞAN’DAN SARI YELEKLİLER YORUMU

Paris başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinin sokakları karışmış durumda. Bizim polisimizle alay edenler, zulmettiğini söyleyenler, kendi polisleri şimdi neler yapıyor. Bizim polisimiz insaflı. Her türlü düşünce ve talep demokrasi içinde dile getirilebilir. Avrupa sokaklarındaki görüntüleri endişe ile takip ediyoruz. Umarım Paris sokaklarındaki duvarlarda “zulüm 1789’da başladı” yazılarını da görmeyiz. Avrupa demokrasi dersinden, insan hakları dersinden sınıfta kalmıştır. Üzerine çok titredikleri güvenlik ve refah duvarları bizzat kendi vatandaşlarınca sarsılmaya başlanmıştır.

Sonraki Haber