Erdoğan'ın MİT fotoğrafı önce paylaşıldı, sonra silindi

Cumhurbaşkanı ve AK Parti lideri Erdoğan’ın sosyal medya hesabından paylaşılan MİT'in kuruluş yıldönümü etkinliği fotoğrafı kısa bir süre sonra yayından kaldırıldı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) 97. kuruluş yıldönümü etkinliklerine katıldı.

MİT'in Kale Yerleşkesi'nde düzenlenen etkinliğin ardında Erdoğan'ın etkinlikte yaptığı konuşma sırasında salonda çekilen fotoğraflar, sosyal medya hesabından paylaşıldı. 

GerçekGündem'in iddiasına göre fotoğraflarda aralarında üst düzey MİT mensuplarının da olması muhtemel katılımcıların yüzleri görülürken, bir süre sonra paylaşımda düzenleme yapılarak bu fotoğraflar kaldırıldı. 

Erdoğan: ''MİT nefes aldırmıyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) 97’nci Kuruluş Yıl Dönümü için düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet Genel Müdürlüğü işbirliğiyle İsrail Dış İstihbarat Teşkilatı Mossad’a yönelik düzenlenen operasyona ilişkin "Ülkemizdeki casusluk şebekesini ortaya çıkaran teşkilatımız, bizi tehdit edenlere cevabımızı çok net şekilde vermiştir.” dedi. Erdoğan, kamuda görevli üst düzey personelin akıllı telefon kullanımına ilişkin bir de uyarıda bulundu. Personel arasında bu uygulamalar aracılığıyla çok sayıda bilgi ve belge paylaşıldığını belirten Erdoğan, bu durumun bir güvenlik açığı oluşturduğuna dikkat çekti. Erdoğan, “Bu konuda devletimizin artık harekete geçmesi gerektiği inancındayım.” dedi.

Görevde olduğu 21 yılda kritik günler geçirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bu süreçlerde MİT mensuplarımızın sadece gayretlerine, cesaretlerine değil, aynı zamanda yüksek vazife şuurlarına, analiz kabiliyetlerine de bizzat şahitlik ettim.” dedi.

“Birilerinin iddialarının aksine, ülkemizde bir eksen kayması yaşanmamış; bilakis uzun arayışlardan sonra ülkemiz asıl eksenini bulmuştur. Bu eksenin adı da Türkiye eksenidir.” diyen Erdoğan, Türkiye’nin çıkarlarını cesaretle savunduklarını ifade etti.

Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki terör hedeflerine düzenlenen operasyonların bunun bir kanıtı olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “MİT, yaygın kaynak ağı ve ileri teknolojiye sahip imkanlarıyla teröristlere nefes aldırmıyor. Suriye ve Irak’taki nokta operasyonlarımızla PKK’nın sözde lider kadrosunu inlerinden çıkamaz hale getirdik.” şeklinde konuştu.

MOSSAD operasyonları: Cevabımız çok net verilmiştir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü işbirliğiyle İsrail Dış İstihbarat Teşkilatı Mossad’a yönelik düzenlenen operasyona da değindi. Erdoğan, “Ülkemizdeki casusluk şebekesini ortaya çıkaran teşkilatımız, bizi tehdit edenlere cevabımızı çok net şekilde vermiştir.” diye konuştu.

Erdoğan'dan kamuda akıllı telefon uyarısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında üst düzey kamu görevlilerinin akıllı telefon kullanımına ilişkin bir de uyarıda bulundu.

Kamu görevlilerinin yabancı mesajlaşma uygulamalarını kullandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, personel arasında bu uygulamalar aracılığıyla bilgi ve belge paylaşıldığını belirterek, bu durumun bir güvenlik açığı oluşturduğunu söyledi. Erdoğan, “Bu konuda devletimizin artık harekete geçmesi gerektiği inancındayım.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

Dünyanın dört bir ucunda Türkiye için görev yapan teşkilatımızın güzide mensuplarına teşekkür ediyorum. Bir hususu samimiyetle ifade etmek isterim, milletimizin taktiriyle, 2002’den beri Türkiye’nin hizmetindeyiz, artık 21 yılı deviren görevlerimiz esnasında sizlerle hep yakın mesai içinde olduk. Son 21 yılda gerçekten kritik günler yaşadık, nice badireleri aştık. Tüm bu süreçlerde MİT mensuplarımızın sadece gayretlerine, cesaretlerine değil, aynı zamanda yüksek vazife şuurlarına, analiz kabiliyetlerine de bizzat şahitlik ettim.

Devleti için hiç düşünmeden canını verecek kardeşlerimizle birlikte omuz omuza çalıştık. MİT’in gizli kahramanlarının nasıl büyük bir özveriyle çalıştıklarını çok iyi biliyorum.

Birilerinin iddialarının aksine, ülkemizde bir eksen kayması yaşanmamış; bilakis uzun arayışlardan sonra ülkemiz asıl eksenini bulmuştur. Bu eksenin adı da Türkiye eksenidir. Eskiden olduğu gibi başkaları ne der kaygısıyla hareket etmiyoruz. Aldığımız her kararı tamamen Türkiye eksenli olarak belirliyoruz.

Milletimizin menfaatleri neyi gerektiriyorsa, kimin ne dediğine bakmadan onu yapmanın peşindeyiz. Doğru adımlarla, milletimizin çıkarlarını cesaretle savunuyoruz.

Suriye’nin kuzeyine yönelik operasyonlarımız bunun açık bir örneğidir. Irak’ın kuzeyinde devam eden harekatlarımız, bunun örneğidir. Yaklaşık 30 yıllık işgalin ardından Azerbaycanlı kardeşlerimizle birlikte Karabağ’ın özgürlüğüne kavuşturulması, bunlardan biridir. Ege’den Karadeniz’e mavi vatanımızı koruma noktasında ortaya koyduğumuz güçlü irade bunlardan biridir. Türkiye küresel satranç tahtasında oyun kurucu aktör.

Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte, dünyada taşlar yerinden oynadı. Bu yeni dönemde jeopolitik giderek daha fazla öne çıkmaya başladı. Bu süreçte güvenlik konseptlerinde de köklü değişiklikler yaşandığını görüyoruz. Daha 5-10 yıl öncesine kadar savunma harcamalarını yük gören devletler, bir silahlanma yarışına girdi.

Ülkeler arasında imzalanan işbirliği anlaşmalarının sayısı her geçen gün artıyor. Türkiye bu riskleri çok erken fark eden, savunma kapasitesine erken yatırım yapmaya başlayan ülkelerden biridir.

Geçmişte bizi eleştirenlerin tamamı, şimdi ülkemizi takdir ediyor. Savunma sanayii hamlelerimiz, tüm dünyada hayranlıkla takip ediliyor. 2023 yılında, 5,5 milyar dolar savunma ihracatı yaparak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık.

"TERÖRİSTLERE NEFES ALDIRMIYORUZ"

Savunma sanayimizin ürün yelpazesi genişledikçe, MİT Başkanlığımızın da kabiliyeti güçlenmektedir. Bunun sonuçlarını özellikle terör örgütlerine karşı mücadelemizde görebiliyoruz. MİT, yaygın kaynak ağı ve ileri teknolojiye sahip imkanlarıyla teröristlere nefes aldırmıyor. Suriye ve Irak’taki nokta operasyonlarımızla PKK’nın sözde lider kadrosunu inlerinden çıkamaz hale getirdik.

Aralarında örgütün sözde başkanlık, yürütme, askeri kanat, istihbarat ve maliye sorumlularının da olduğu çok sayıda terörist, ülkemiz için artık bir tehdit unsuru olmaktan çıkarıldı.

DAEŞ’indan FETÖ’suna, PKK’sından DHKP-C’sine kadar milletimizi hedef alan hiçbir illegal yapıya hayat hakkı tanımayacağız. İster içeride, ister dışarıda olsunlar. Devletimizin nefesi sürekli teröristlerin ensesinde olacaktır. Bilhassa 15 Temmuz gecesi 253 vatandaşımızı şehit eden FETÖ’cü hainlerin peşini bırakmamakta kararlıyız.

Hükümet olarak son 21 yılda, özellikle 2010’dan itibaren teşkilatımızın insan kaynağının güçlendirilmesine yönelik pek çok adım attık. Daha da insan kaynağı noktasında elemanlarla takviye edeceğiz. İlk kez rahmetli Turgut Özal döneminde başlayan MİT’in sivilleşmesi, bizim dönemimizde daha da hız kazandı.

Bugün teşkilatın tehdit öncelikleri, ülkemizin ve dünyanın gerçekleriyle son derece uyumludur. Önümüzdeki dönemde teşkilatın personel kapasitesini Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu yansıtır vaziyette daha da güçlendireceğiz.

Asimetrik tehditlerin bu kadar arttığı ve çeşitlendiği bir dönemde, Türkiye’nin güvenlik konseptinin aynı kalması beklenemez. Ülkemizin milli güvenlik hassasiyetlerini yeniliyor, güncelliyoruz. Terör ve yabancı casusluk faaliyetlerinin yanı sıra, son dönemde düzensiz göç gibi yeni tehditlerde kurumumuzun radarına girmiştir.

Ülkemizdeki casusluk şebekesini ortaya çıkaran teşkilatımız, bizi tehdit edenlere cevabımızı çok net şekilde vermiştir. Bu İsrail’i şaşırtmıştır. Türkiye’yi tanıyacaksınız. Hala tanıyamadınız ama tanımaya mahkumsunuz. MİT’in bölgemizdeki gerilimlerin düşürülmesinde yürüttüğü istihbarat diplomasisini de taktirle karşılıyoruz.

Dış istihbarat alanında teşkilatımız, diğer ülkelerin terörle mücadelesine katkı sağlamaktan, arabuluculuktan esir takasına kadar pek çok başarılı çalışmaya imza atıyor. Siber saldırıların engellenmesi konusunda MİT’in başarılarını gururla takip ediyoruz.

Akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla birlikte, yabancı mesajlaşma uygulamalarının kullanımı da arttı. Söz konusu uygulamalardan resmi kurumlarımıza ait birçok bilgi, belge maalesef paylaşılıyor. Bu durumun ciddi bir zaafiyet oluşturduğu açıktır. Avrupa ülkelerinin son dönemde bu uygulamaların kullanımı konusunda çeşitli kısıtlamaları hayata geçirdiklerini görmekteyiz. Bu konuda devletimizin artık harekete geçmesi gerektiği inancındayım.

Sonraki Haber