HSYK iki mahkeme hakkında kararını verdi

HSYK, Türkiye gündemini sarsan tahliye emrini veren mahkemeler için kararını verdi.

HSYK, 'paralel yapı' iddialarına ilişkin soruşturmalarda tutuklananlar için tahliye kararı veren İstanbul 29. Asliye ve 32. Asliye Ceza mahkemelerinin hakimleri için görevden uzaklaştırma kararı verdi. Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesi için de aynı karar çıktı.

HSYK 2. Daire Başkanı Mehmet Yılmaz'dan ise flaş açıklamalar geldi: "Kimsenin suç işleme özgürlüğü yok. Hakimler, anayasada tarif edildiği üzere, anayasa ve hukuka uygun vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler" dedi. Yılmaz "Biz dün olağanüstü toplanacaktık. Toplantı için ancak bugün toplantı yeter sayısına ulaştık. Kamuoyundan da bu yüzden özür diliyoruz. Kamuoyunu bu kadar meşgul eden bir konuda çok daha çabuk davranamamamızın sebebi araya hafta sonunun girmesi" diye konuştu.

HSYK 2. Dairesi, Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesi Üyesi Habil  Kahraman, İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Metin Özçelik ile İstanbul  32. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Mustafa Başer'in görevde bulunmalarının, 2802  sayılı Kanun'un 77. maddesi uyarınca, "yargı erkinin nüfuz ve itibarına zarar  vereceği" gerekçesiyle tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına karar verdi. HSYK 2. Daire Başkanı Mehmet Yılmaz, üç  hakim hakkında müfettiş ön raporlarını incelediklerini, hakimler hakkındaki  tedbir istemini görüştüklerini söyledi. Yılmaz, hakimlerin görevde kalmalarının "yargı erkinin nüfuz ve  itibarına zarar vereceği" kanaatiyle görevden uzaklaştırılmalarına karar  verdiklerini bildirdi. 

Yılmaz, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 77. maddesinde,  "hakkında soruşturma yapılan hakim ve savcının göreve devamının, yargı erkinin  nüfuz ve itibarına zarar vereceğine kanaat getirilirse, Hakimler ve Savcılar  Yüksek Kurulunca geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmasına karar  verilebileceği"nin hüküm altına alındığını hatırlattı. 
 
BUGÜNE KADAR BÖYLE BİR KAOS OLMADI
 
Herkesin yaşananların farkında olduğunu belirten Yılmaz, şöyle devam  etti: "Türk yargısı hiç yaşamadığı olayları yaşıyor. bugüne kadar böyle bir  kaos olmadı. Hiç kimsenin suç işleme özgürlüğü yok. Hakimler, Anayasada tarif  edildiği üzere, anayasa ve hukuka uygun, vicdani kanaatlerine göre hüküm  verirler. Kanundan kaynaklanmayan yetkiyi kullanan, kanunun emredici hükmüne  aykırı karar veren bir hakimin varlığı, kamu düzeni, hukuk güvenliği ve  saygınlığı için felaket olacaktır. Hele hele bir yargı görevlisinin, ülkede hukuk  kaosu yaratmaya, insanların yargıya güvenini ve inancını sarsmaya hakkı olamaz." 
 
YETKİLERİ YOK
  
Sulh ceza hakimliklerinin görevlerinin 5325 sayılı kanunda tarif  edildiğini ve yasa hükümlerinin açık olduğunu belirten Yılmaz, "Soruşturma  aşamasında asliye ceza hakiminin yetkisi yok, sulh ceza hakimlikleri görevli. Her  nasılsa Özçelik ve Başer, ikisi de bir zamanlar özel yetkili mahkemelerde  çalışmış hakimler" dedi. Mehmet Yılmaz, yasanın emredici hükmüne rağmen, hakimlerin yetkisi  bulunmayan bir sahaya girdiklerini, evrakı incelemeden, hangi şüpheli hangi suçla  suçlanıyor, delil durumu nedir bunlara bakmadan toptan tahliye kararı  verdiklerini söyledi. 
 
ISRARIN SEBEBİ NEDİR?
 
Yılmaz, "Olay bu kadar basit. Nedir bu ısrarın arkasında gizlenen sebep? Açıkça yasa yetki vermediği halde, 'sen yetkisizsin' dediği halde, bu  talepleri sulh ceza mahkemesinin değerlendireceği açık olmasına rağmen, hala  ısrarla 'ben yetkiliyim, ben vereceğim' demelerindeki ısrarın sebebi nedir?  Kamuoyunun takdirine bırakıyorum" diye konuştu. 
 
KAMUOYUNDAN ÖZÜR DİLİYORUZ
 
Kimsenin suç işleme özgürlüğü olmadığını, hele hele bir hakimin hukuk  kaosu yaratacak, insanların yargıya güvenini, inancını sarsacak birtakım eylem ve  işlemlerin içinde olmasının kabul edilemeyeceğini vurgulayan Yılmaz, şunları  söyledi: "Bugün olağanüstü toplanmamızın sebebi de bu. Dün pazardı, bir grup  arkadaşımız dışarıdaydı. Yoksa biz dün olağanüstü toplanacaktık. Toplantı için  ancak bugün toplantı yeter sayısına ulaştık. Kamuoyundan da bu yüzden özür  diliyoruz. Kamuoyunu bu kadar meşgul eden bir konuda çok daha çabuk  davranamamamızın sebebi araya hafta sonunun girmesi." 
 
KARAR OY ÇOKLUĞUYLA
 
2. Daire Başkanı Yılmaz, karara üyeler Mahmut Şen ve Mustafa Kemal  Özçelik'in muhalif kaldığını açıkladı. Muhalif üyelerden Özçelik'in, "Eğer biraz süre olsaydı, inceleyecek  zaman olsaydı veya yer değiştirme cezası uygulansaydı 'evet' diyebilirdim"  dediğini aktaran Yılmaz, kararın 4 üyenin kabul oyuyla çıktığını kaydetti. 
Yılmaz, müfettiş raporunda, "hükümeti devirmeye teşebbüsle" suçlanan  polislerle ilgili suçlamaların sıralandığını ve hakimlerin şüphelilerle fikir ve  eylem birliği içinde hareket ettikleri gerekçesiyle açığa alınmalarının  istendiğini ifade etti. 
 
Dairenin, "bu karmaşa bu şekilde devam edemez" dediğini ve kaos  ortamını neticelendirmek için hakimlerle ilgili görevden uzaklaştırma yetkisini  kullandığını anlatan Yılmaz, HSYK 3. Dairesinin de yarın görevden uzaklaştırılan  hakimlerle ilgili toplanarak, bu kişiler hakkında soruşturma açılıp  açılmayacağına karar vereceğini bildirdi. 
 
Bu arada, görevden uzaklaştırma kararının, hakimlerin görev yerlerine  UYAP üzerinden gönderildiği öğrenildi.

Sonraki Haber