Kılıçdaroğlu: ''Ben isim vermedim, Erdoğan çıksın açıklasın!''

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Ensar ve TÜRGEV'in bütün kayıtlarını mahkemeye isteyeceklerini belirtti. 'Kaçış planı' açıklamasına ilişkin konuşan CHP Lideri, "Kendi geleceklerini hazırlıyorlar. Mal varlıklarını oraya götürüyorlar. Sermayelerini götürüyorlar" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 24 Mayıs'ta 'bir kaçış planının anotomisi'ni açıklamıştı. Kılıçdaroğlu, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vakıf süsü verilmiş paralel yapılarla yurt dışına devasa paralar aktardığını iddia etmişti. CHP Lideri, TÜRGEV ve Ensar vakıfları aracılığı ile 1 milyar liranın ABD'deki paralel bir vakfa transfer edildiğini söylemişti.

Dün Düzce'de ziyaretlerde bulunan Kılıçdaroğlu, 'kaçış planı' açıklamasına ilişkin, "Amerikalı bilecek, biz bilmeyeceğiz. Ben burada ne yaptım? Amerikalıların bildiğini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bilsin dedim" ifadelerini kullandı.

halktv.com.tr'den İsmail Saymaz'a konuşan Kılıçdaroğlu, "FETÖ'nün iddiaları" suçlamalarına da, "Ortada iddia yok, ortada belge var. Ne iddiası? Bu para gitmiş mi? Gitmiş. TÜRGEV göndermiş. Evet. Ensar göndermiş. Evet. Yayınlandı mı? Evet. Belgeler sahte mi? Hayır, değil. Para hareketleri doğru mu? Evet, doğru. Neresi yanlış?" dedi.

Saymaz'ın kendisi hakkında dava açıldığını hatırlatması üzerine CHP Lideri, "Dava açtıkları için teşekkür ediyorum. Dava açmalarının şöyle bir yararı var: Ensar'ın ve TÜRGEV'in bütün kayıtlarını mahkemeye isteyeceğiz. O hakim kayıtları getirmezse hakim değildir. Buradan söyleyeyim şimdiden. Hakim, hakimlik yapamaz artık" dedi.

İsmail Saymaz'ın soruları ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanıtları şöyle:

TÜRGEV ve Ensar üzerinden ABD'ye para aktarıldığını iddia ettiniz. Ancak AK Parti "Bunlar öğrenci yurdu için gönderdi" diye yanıt verdi.

Eğer yurt yapılacaksa koskoca Türkiye Cumhuriyeti devleti yapamıyor mu? Manhattan adasında öğrenci yurdu mu olur? 35 katlı bina yapmışsınız, metrekaresi 10 bin dolar orada. Bunlar Türkiye'yi ve bizi kandıracaklarını mı sanıyor? Madem yurt yapacaklar, madem samimiler, madem bu kadar doğru dürüst iş yapacaklar neden bu rakamları Türkiye'de kendi vatandaşlarına açıklamadılar? Bu rakamları nereden öğreniyoruz? ABD Hazine Bakanlığı'nın internet sitesinden. Bizden niye gizliyorlar? Neyi kaçırıyorlar? Evet, video yayınladım. Evet, İnönü'nün dediği gibi suçluların telaşı içindeler. Hep beraber saldırıyorlar. Yok, 15 Temmuz. Yok, bilmem ne. Kardeşim, ben size soru soruyorum. Senin aile bireylerinin kurdukları vakıflar ve bu vakıflar aracılığıyla Amerika'ya gönderdiğin para, kardeşim! Niye gönderiyorsun? Muhammed Ali'nin çiftliğini aldın. Orası da mı öğrenci yurdu olacak? 35 katlı bina yaptın. Oraya ne yapacaksın? Geleceğini hazırlıyorsun. Bilmiyor muyuz? Bizi mi kandırıyorlar? Çocuk muyuz? Kimler bağışladı o paraları? O paraları nereden aldınız?

Türkiye'den toplanan paraları kastediyorsunuz değil mi?

Elbette. Bunlar kamuya yararlı vakıflar. TÜRGEV ve Ensar. Kamuya yararlı kuruluş neden bütün hesaplarını kamuoyu ile paylaşmaz? Neden kimden ne kadar bağış aldığını açıklamaz? Neden biz gidip IRS'in (Amerikan Vergi Dairesi) internet sitesinden öğrenelim?

Yeni bir bildirim bu galiba. İlk kez bildirimde bulundular.

Evet. Çünkü Amerikalılar izin vermiyor. "Bildireceksin" diyorlar. "Biz kendi internet sitemizden yayınlayacağız" diyorlar. Yayınlıyorlar da. Tıpkı kamu özel işbirliği çerçevesinde yapılan hastanelerle ilgili rakamları İngiltere'deki denetim firmasının internet sitesinden aldığımız gibi... Çünkü oranın hukukuna göre yayınlamak zorundalar. Ama kendi ülkemizde bunları alamıyoruz. Amerikalı bilecek, biz bilmeyeceğiz. Ben burada ne yaptım? Amerikalıların bildiğini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bilsin dedim.

Erdoğan'a "Türkiye ve ABD'de aileden bu parayı gönderen ve alan kim var?" diye sordunuz. Evraklarda Türkiye'de Bilal Erdoğan'ın, ABD'de Esra Albayrak'ın ismi var. Bu isimleri mi kastettiniz?

Evet.

Yani, Cumhurbaşkanı'nın kızı ve oğlunun...

Ben isim vermedim. Videoda da özellikle vermedim. Erdoğan çıkıp açıklama yapsın diye. Şunu söylesin: "Ailemden hiç kimse yoktur bu işin içinde." Ben o zaman göstereceğim olup olmadığını. Aileden birisi yer alıyorsa "Neden bu işlere giriyor?" diye soracağım. Başka işleri mi yok? Yurt yapmak onlara mı kaldı?

ABD'de TURKEN'in yönetim kurulunda Esra Albayrak olduğu için özellikle sordum. Kastedilen kişi Esra Albayrak. Yanlış mı?

Yok, yok. Doğru, doğru.

Sizce neden Erdoğan Ailesi'nin bireyleri vakfın başında?

Kendi geleceklerini hazırlıyorlar. Mal varlıklarını oraya götürüyorlar. Sermayelerini götürüyorlar. Neyle götürecekler? Vakıf aracılığıyla. Meşruiyet kazandırmak istiyorlar. İki vakıf aracılığıyla yapıyorlar. Bir Ensar, bir TÜRGEV. İkisi aracılığıyla para gönderiyorlar. Para hareketleri bunlar. Man Adası'nda neyse bu da benzeri bir olay.

"Kendi gelecekleri" derken, Erdoğan ve ailesinin seçim kaybedildiğinde veya bir tarihte Türkiye'den oraya gideceğini iddia ediyorsunuz değil mi?

Evet, Türkiye'den... Burada bir sıkıntı olduğu zaman Amerika'ya gidebilecekler rahatlıkla. Mal varlıkları var, gökdelenleri var, çiftlikleri var.

Kaçmaktan kastınız bu.

Evet.

Evrakta görünen miktar 67 milyon dolar. Yani bir milyar TL. Ama öğrendiğimiz kadarıyla son iki yıl buna dahil değil.

Dahil değil. Gerisini keşke açıklasalar. Erdoğan'a bu çağrıyı yapalım sizin aracılığınızla. Bizim öğrendiğimiz bu kadar. Son iki yılda ne kadar para gönderdiniz?

Elinizde bilgi var mı, bu miktar ve gayrimenkuller dışında?

Hayır, yok. Duyumlar var ama belge olmadıkça dillendirmek doğru değil.

Çağrı yaptınız ancak size birden çok açıklamayla yanıt verildi. İşte, "FETÖ'nün iddiaları" şeklinde...

Ortada iddia yok İsmail Bey, ortada belge var. Ne iddiası? Bu para gitmiş mi? Gitmiş. TÜRGEV göndermiş. Evet. Ensar göndermiş. Evet. Yayınlandı mı? Evet. Belgeler sahte mi? Hayır, değil. Para hareketleri doğru mu? Evet, doğru. Neresi yanlış?

Bir de dava açıldı size.

Dava açtıkları için teşekkür ediyorum. Dava açmalarının şöyle bir yararı var: Ensar'ın ve TÜRGEV'in bütün kayıtlarını mahkemeye isteyeceğiz. O hakim kayıtları getirmezse hakim değildir. Buradan söyleyeyim şimdiden. Hakim, hakimlik yapamaz artık. O da bu uyarımı dikkate alsın. TÜRGEV'in, Ensar'ın bütün kayıtlarını; kim ne kadar bağış yaptı, paralar nerelere gitti, neler yapıyorlar, tamamını mahkemeye isteyeceğim.

CHP ABD Temsilcisi Yurter Özcan, İngiltere ve Avusturya'da TÜRKEN benzeri kuruluşların olduğunu iddia etti. Bir bilgiye sahip misiniz?

O bilgiler var ama Amerika işinin bir aydınlanması lazım. Bunların yurt dışına para çıkarma hastalıkları var. Sen ülkeni seviyorsan, ülkene hizmet etmek istiyorsan, niye parayı yurt dışına çıkarıyorsun? Ve niye Amerika'ya çıkarıyorsun? Katar'a çıkarmıyor. Suudi Arabistan'a çıkarmıyor. Kıbrıs'a çıkarmıyor. Amerika'ya çıkarıyor. Niçin? Hangi gerekçeyle? Dünyalığını ettin zaten, daha ne istiyorsun bu milletten.

2014 yıından 2020'ye kadar 27 kalemde Ensar ve TÜRGEV'e 67 milyon dolar çıkarılmış. Bir kısmı 10 milyon dolar...

10 milyon dolar var, 20 milyon dolar var. Çok... Ne koparmışlarsa göndermişler.

Sizce TÜRGEV ve Ensar bu paraları hangi bağışçılardan elde ediyor?

Beni mahkemeye verdiler ya, mahkemeden o kayıtları isteyeceğiz. Kimin o paraları verdiğini isteyeceğiz, göreceğiz.

SADAT'la ilgili elinize yeni bilgiler ulaşmış olabileceği ileri sürüldü. Bir gelişme var mı?

SADAT'la ilgili çok bilgi geliyor zaten. Önemli olan şu: Buna hangi kamu kuruluşları izin verdi? Normalde devlette bu tür kuruluşlara izin verilmez. Sabotaj eğitimi, terörist nasıl yetiştirilir, bunun eğitimini vereceğim ve meşru bir kuruluş buna izin verecek. Akıl alacak şey değil. Kim izin verdi? Bu belgelerin açıklanması lazım.

SADAT'ın Başkanı Melih Tanrıverdi, kendisiyle yaptığım söyleşide Ukrayna'nın Türkiye'den satın almak için SADAT'ın kapısını çaldığını söyledi. SADAT da Milli Savunma Bakanlığı'ndan izin istemiş. Ukrayna'nın Türkiye'deki sorununu SADAT üzerinden çözmesi sıradışı bir durum değil mi?

Doğru bir şey değil. Milli Savunma Bakanlığı ne yaptı? Yalanlama yaptı mı?

Henüz bir yalanlama yok.

Niye yapmıyor? "Başvurduk" diyor. Başvuru üzerine ne yaptı?

Yanıt vermemişler.

Yanıt vermesi lazım. "Hayır böyle bir şey yoktur" demesi lazım. Reddetmemesi kabul ettiği anlamına gelir. O zaman SADAT'la Milli Savunma Bakanlığı'nın ilişkisini masaya yatırmak lazım.

Maltepe mitinginde, "İktidara geldiğimizde değişmeyeceğim" dediniz. Bu sözleri "Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığını gayri resmi şekilde ilan ediyor" şeklinde yorumladık. Ne dersiniz?

O tartışmaya girmek istemiyorum. Ama şunu söyleyeyim: Gücü elinde tutanlar gücü kontrolsüz kullanırsa, halkın çıkarı için değil, kendisi ve ailesi için kullanırsa ülke felakete sürüklenir. Biz gücü kendi çıkarlarımız, yandaşlarımızın çıkarları için değil, halk için kullanacağımızı ifade etmek için söyledik.

Sonraki Haber