Mete Yarar'dan referandum yorumu

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar, referandumdan sonra hangi sorunlarla karşılaşacağımıza dair bir değerlendirmede bulundu.

Türkiye dün gerçekleşen anayasa değişikliği referandumu ile kritik bir virajı daha geride bıraktı. "Cumhurbaşkanlığı" sistemi Türkiye'nin yeni yönetim sistemi oldu. Seçim sonrası en çarpıcı değerlendirmelerden biri Güvenlik Uzmanı Mete Yarar'dan geldi.

Mete Yarar, "17 Nisan sabahını bekleyen sorunlar" başlığını taşıyan yazısında seçimin geride bırakılması ve Türkiye'yi farklı cephelerde bekleyen zorlu mücadelelere yoğunlaşılması konusunda uyardı.

Yarar, Türkiye ve dünyanın içinden geçtiği durumu "türbülansa giren uçak" örneği ile açıkladı.

İşte o yazı;

17 Nisan sabahını bekleyen sorunlar

Öncelikle ne sonuç çıkarsa çıksın ülkemiz için güzel günlere vesile olsun.

17 Nisan sabahına uyandığımızda referandum nedeniyle gözden kaçırdığımız sorunlar bir bir önümüze gelmeye başlayacak.

AB ile gerilen ilişkiler, ne sonuç çıkarsa çıksın çözülmek zorunda kalınacaktır. Sürecin bu şekilde gerginliklerle sürdürülmesi mümkün görülmemektedir. Bu sorunları yalnızca AB giriş süreci olarak algılamamak gerekmektedir. İlişkilerin normalleşmesi ihracat, turizm ve proje destekleri için önem arz etmektedir.

Suriye ve Irak'ta PKK ve PYD ile mücadele kaldığı yerden devam edecektir. Bu mücadele sırasında Rusya ve ABD ile ilişkiler gerilebilir veya farklı söylemlerde bulunabilirler.

FETÖ ile mücadele hiç kesilmeden devam edecektir. Hatta bu mücadele sınır ötesine taşarak politik ve STK'lar nezdinde gerilimli bir sürece taşınacaktır. Referandum öncesinde başlatılan darbe tartışmalarını işbirlikçi gruplarla Türkiye'nin ve dünyanın gündeminden düşürülmeyecektir.

Türkiye Cumhuriyeti devletini bazı zor kararların altına imza attırmak için ekonomik ve siyasal baskı araçları çıkar grupları tarafından kullanılacaktır. NATO, Rusya ile ikili ilişkiler konusunda bizi tercih yapmaya zorlayacaktır. Avrupa'da gerilen fay hatları küçük sarsıntılarını vermeye başlayacaktır.

Irak'ın dağılma sürecine girmesi ve müdahil olan İran ile Irak'taki tarafların sıcak çatışmaya girme riski yüksek bir ihtimaldir. Bu durumda Türkiye kazanımları kaybetmemek için taraf seçmek zorunda kalabilir.

Dünya üzerinde Rusya, ABD ve Çin üçgeninde gerilen ilişkiler ekonomik anlamda bazı daralmalara yol açacaktır. Bu da borçlanma ve yatırım çekme ihtimalini zorlaştıracaktır.

Sermaye güvenli liman arayacaktır.

Dünya üzerindeki çatışma risklerinin yükselmesi mülteci sayısını artıracaktır. Çok daha fazla insan yardıma muhtaç durumda kalacaktır. Bu da radikalizmin her cephede artmasına yol açacaktır.

Gerilimli bir dünya dengesinde bütün fobiler artacaktır. Yabancı düşmanlığı, dinler arası ilişkilerde kırılmalar ve mezhepsel sorunların insanların bir numaralı sorunu yapmaya çalışan bir kesimle karşı karşıya gelinecektir.

17 Nisan sabahında kalktığımız ortam bizden bağımsız bir şekilde devam edecektir. Sorunlar bizim dışımızda hızla akıp gitmektedir.

Sorunlarla baş etmek için aynı darbe girişimi sonrasında kenetlenen bir ülkeye ihtiyacımız olacaktır. Çıkan oy oranına bakmadan kavrayıcı olmakta yarar vardır.

Dünyayı bir uçağa benzetiyorum. İçindeki yolcular da ülkeler. Uçak son 10 yıldır müthiş bir türbülans nedeniyle sarsılıyor. Bazı ülkeler bu sarsıntılara dayanamadığı için çoktan aramızdan ayrıldılar. Dayananlar ise koltuğu sağlam ve kemeri bağlı olanlar. Koltuğun sağlamlığı ulus devlet olanlar, kemeri bağlı olanlar ise iç sorunları çözmek için gayret sarf edenler.

Yazımı özellikle sonuçlar belli olmadan önce yazıp gazeteme gönderdim. Sebebi de çıkan sonuca bağlı olmadan yaşanacakların aynı olmasıdır.

Tek umut ettiğim şey millet olma tercihinin en önemli tercih olduğunu unutmamamızdır.

Şimdi 17 Nisan sabahında hepinizi hürmetle selamlıyorum. Hep beraber ülkemiz için daha çok çalışalım diyorum.

Sonraki Haber