''Suriye ile krizin Türkiye'ye faturası 200 milyar dolar''

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Suriye ile kavgamız 8 yılda bize en az 200 milyar dolara mal oldu. Ülkelerle ikili ilişkiler, ya çok sev, ya nefret et politikası ile yürümez. En ucuz savaş, diplomasi ile kazanılır” dedi.

CHP Genel Başkan Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Suriye ile kavgamız 8 yılda bize en az 200 milyar dolara mal oldu. 120 milyar dolar ticaret hacminden kaybettik. 40 milyar dolar sığınmacılara gitti, en az 40 milyar dolar da bölgede oluşan güvenlik sorunu ile baş edebilmek için harcadık ve halen de harcıyoruz” dedi.

Sözcü gazetesinden Emin Özgönül'ün haberine göre Suriye sorununun ancak Esat yönetimi ile diyalog kurularak aşılabileceğini savunan ve “Ülkelerle ikili ilişkiler, ya çok sev, ya nefret et politikası ile yürümez. En ucuz savaş, diplomasi ile kazanılır. Kapalı kapılar arkasında yürütülen mahcup diplomasiyi bırakalım” diyen Toprak, şunları söyledi:

 200 MİLYAR GİTTİ

Suriye ile kavgamız ve bozulan ilişkiler, son 8 yılda bize en az 200 milyar dolara mal oldu. 120 milyar dolar ticaret hacminden kaybettik. Yılda 110 bin TIR ile, Suriye'ye ve Suriye üzerinden 11 ayrı ülkeye ihracat yapıyorduk. Bu ihracattan da yılda 15 milyar dolar gelir elde ediliyordu. 8 yılda kaybettiğimiz bu gelir en az 120 milyar dolardır. 40 Milyar dolar da Suriyeli sığınmacılara gitti. En az 40 milyar dolar da bölgede oluşan güvenlik sorunu ile baş edebilmek için askeri boyutlu olarak harcadık. Halen hem askeri hem de mülteciler için harcamaya devam ediyoruz. Turizmi, diğer iş ilişkilerini ve yatırımları da ekleyin, 200 milyarın da çok üzerine çıkar. Fatura her geçen gün de kabaracak.

GÜVENLİ BÖLGE

ABD ile yapılan görüşmelerde, Menbiç ve Suriye sınırımız boyunca Güvenli Bölge konusunda umulan sonuçlar alınamadı. Türkiye de artık oyalama taktiklerinden sıkıldı. Kuzey Irak'taki Kürt Federasyonu'nun oluşumuna zemin sağlayan yapılanmanın bir benzeri de, şimdi Kuzey-Doğu Suriye'de oluşturulmak ve Türkiye dışlanmak isteniyor. ABD, Güvenli Bölge'nin kontrol ve denetimini Uluslararası Koalisyon Güçleri'ne bırakmak istiyor. Bölgede 2 bin askerinin yanı sıra, özel güvenlik şirketi Blackwater'ın da 5 bin paralı askeri var. Türkiye ise bölgenin kontrolünün TSK ve ÖSO'da olmasını istiyor.

S-400'LER AMBALAJINDA KALACAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, S-400'lerin en erken 2020 Nisan'ında aktive edileceğini dile getirdi. Bunun anlamı, Türkiye'deki S-400 sistemlerinin çalışır hale gelmesinin en az 9 ay sonra gerçekleşeceği, dolayısıyla aktif olmayan bir savunma sistemi için yaptırım uygulanmasının söz konusu olmamasıdır. Anlaşılan Trump ile Erdoğan arasında yaptırımların devreye girmemesi karşılığında S-400'ler bir müddet ambalajında tutulacak. Trump ve Erdoğan iç kamuoylarına karşı farklı tutum sergileyerek, taviz vermedikleri izlenimi yaratmaya çalışırken, bir takım örtülü pazarlıklar da yürütülmektedir. ABD Türkiye'den vazgeçemez. Aksi takdirde Karadeniz, iç deniz olur. Doğu Akdeniz'deki kozlarını da kaybeder.

ESAT İLE DİYALOG KURULMALI

Suriye sorununu ancak Esat yönetimi ile diyalog kurarak aşabiliriz. Zaten, Soçi, Astana ve Tahran'da kapalı kapılar ardında istihbarat birimlerimiz aracılığı ile dolaylı diplomasi yürütüldü. Artık mahcup diplomasiyi bırakalım, doğrudan diyalog kuralım. Rus uçağını düşürdük, dönemin Başbakanı Davutoğlu ‘Ben emir verdim' diye ortaya çıktı. Şimdi, Suriye politikasının faturası ona kesildi. Rusya ile kanlı bıçaklı olduk, şimdi ise can ciğeriz. Suriye ile can ciğerdik, şimdi kanlı bıçaklıyız. Ülkelerle ikili ilişkiler, ‘Ya çok sev, ya nefret et' politikası ile yürümez. En ucuz savaş, diplomasi ile kazanılır. Suriye ile oluşacak sıcak iklim, mültecilerin geri dönmesinin, 8 milyona dayanan işsizlik sorununun ve ekonomideki kırılmanın tamirinin de anahtarıdır.
 
 

Sonraki Haber