Ümit Özdağ, CHP'nin yalanlamasına yanıt verdi

Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, "Sayın Kılıçdaroğlu beni 14'ü gece araması gerekirken 6 gün sonra aradı. Neyi talep ettik? Çok açık" diyerek açıkladı.

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ Habertürk'te Eren Eğilmez'in konuğu oldu. Gündeme dair açıklamalarda bulunan Özdağ, seçim döneminde Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile aralarında imzalanan protokolde ne talep ettiklerine de değindi.

Seçimlerde aday çıkarılmasına ilişkin, "Sinan Bey'in adaylığından önce biz, nisan 2022'de Mansur Yavaş Bey'in cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi gerektiğini 6'lı Masa tarafından bir televizyon programında çağrı olarak ortaya koyduk." diyen Özdağ, şunları söyledi:

"Halkın büyük bölümünde Mansur Bey'in ismi geçiyordu. Ben Zafer Partisi adına bu çağrıyı yaptıktan ve 'destekleriz' dedikten sonra bu tespitin ne kadar doğru olduğu kamuoyunun verdiği tepkiden bir kez daha görüldü. 6'lı Masa buna yanaşmadı. Kemal Bey'in adaylığı netleşti. Ocak 2023'de Meclis'te basın toplantısı yaptım. 'Mansur Bey'i kabul etmediniz, biz Zafer Partisi olarak Kemal Bey'i destekleyebiliriz ama çevresindeki saray artığı politikacılardan uzak dursun, FETÖ ve PKK ile ilişkili siyasetçilerden uzak dursun, 1924 anayasası desin, sığınmacıları, kaçakları 1 sene içerisinde gerekirse zorla yollayacağını söylesin, kendisini destekleriz. Milletvekilliği talebimiz de yok' dedik. Daha sonra CHP ile imzalanan ilkeler aşağı yukarı aynı ilkelerdir. Fakat buna da bir cevap alamadık. Bu arada ATA ittifakının kuruluş süreci sancılı oldu."

"SİNAN OĞAN, MANSUR BEY'İN ADAY OLURSA KAZANACAĞI KONUSUNDA O DA BENİMLE HEMFİKİRDİ"

"Aşağı yukarı 1 sene önce Sinan Bey'le yemek yedik." ifadelerini kullanan Özdağ, şunları kaydetti:

"Sinan Bey o yemekte aday olacağını; ancak 'Mansur Bey aday olursa aday olmam' demişti. Bir beyin fırtınası yaptık. Mansur Bey'in aday olursa kazanacağı konusunda o da benimle hemfikirdi. O şekilde ayrıldık. Olayların gelişmesi, benim de adaylığı düşünmemi gerektirdi. Sinan Bey adaylık konusunda kararlıydı. Ben aday olsam Sinan Bey de aday olacaktı. Bu da istediğimiz sinerjinin ortaya çıkmasını engelleyecekti. Bu durumda Türkiye'yi kendimden daha fazla sevdiğim için, önemli olan Türkiye'nin iki ittifak arasında sıkıştırılmasından kurtarılması için bu ittifakın arasında zorlayıcı güçler olarak görülen HÜDA PAR ve HDP'yi engellemek için Sinan Bey'i aday gösterdik. Bu alanda Zafer Partisi'nin öncülüğü Erdoğan'ın birinci turda önledi. Sığınmacılar meselesi siyasetin egemen konusu haline geldi. HDP ve Yeşil Sol'un 'Biz siyaseti domine ederiz, belirleriz' tezinin ne kadar çürük olduğunu gösterdi."

AK PARTİ'DEN TALEPLERİ NEYDİ?

Seçimler öncesi AK Parti ile yaptığı görüşmeye değinen Özdağ, şu ifadeleri kullandı:

"Numan Bey geldi 'desteğinizi istiyoruz' dedi. 'Bizim bir şartımız var' dedik. 'Türkiye'nin en önemli meselesi bu.' 'Evet 3 milyon 964 bin sığınmacı var' dedi. Böylece İçişleri Bakanlığı'nın Süleyman Soylu döneminde verdiği rakamın yalan olduğunu gördük. 1 milyon 250 bin daha olduğunu öğrendik. 'Bunların ve diğerlerin dönmesini ana mesele görüyoruz. Sizin böyle bir programınız yok. Bu irade Zafer Partisi'nde var.

Bizim Cumhurbaşkanlığımızı desteklememizin ana şartı, hükümette yer alırız, İçişleri Bakanlığı bizde olur, Anadolu Kalesi projesini başlatırız. Anadolu Kalesi şu; sınırlara tekrar mayın döşeyeceğiz, deliği kapatırken aynı zamanda Suriye ile anlaşarak geriye göçü hızla gerçekleştireceğiz. Bu arada Afgan ve Afrikalıların göçünü şekillendireceğiz. Bu kaynaklar elimizde olacak, kiralar düşecek, enflasyon azalacak, iş artacak. Ama anlaşamadık. Sayın Kurtulmuş 'Erdoğan böyle çalışmıyor' dedi. 'Siz kabul edeceksiniz, o bir şeyi size kendisi verecek' dedi. Ben de güldüm, 'Biz de öyle çalışmıyoruz' dedim. Bizim şartımız buydu. 'Size karşı samimiyim ve açığım, Kemal Bey'le görüştük ve kabul etti' dedim Numan Bey'e."

"İKİ BAKANLIK VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI'NI TALEP ETTİK"

"Zafer Partisi olarak yasaları uygulayacağız. Ne ABD'ye ne AB'ye sorarız. Bu Cumhuriyet'i izin alarak kurmadık, izin alarak da savunmayız." diyen Özdağ, konuşmasının devamında şunları söyledi:

"CHP bizim çizgimize bu konuda son 15 günde geldi, 15 Mayıs'tan itibaren geldi. Sayın Kılıçdaroğlu beni 14'ü gece araması gerekirken 6 gün sonra aradı. 14 gün vardı zaten. Protokolün hazırlanması, görüşülmesi, çalışılması son 3,5 günde oldu, imzalandı. CHP Gençlik Kolları bir tweet atmış, 'sığınmacılar gitsin' vs. diye. Ben de, 'gençler gidecekler ben İçişleri Bakanı olarak imzalayacağım' dedim. O gün protokol imzalanacaktı. Eğer Zafer Partisi, AK Parti ile yaptığı görüşmelerde İçişleri Bakanlığını talep etmişse şart olarak ve Anadolu Kalesi projesini talep etmişse, Kemal Kılıçdaroğu'nu desteklemek için biçki, dikiş, nakış kurslarını talep etmiş olabilir mi? Neyi talep ettik? Çok açık; İçişleri Bakanlığı. Detaylara girmiyorum, iki bakanlık ve Milli İstihbarat Teşkilatı."

Sonraki Haber