Yargıtay'ın Can Atalay kararına tepki yağdı

Yargıtay'ın TİP Milletvekili Can Atalay hakkında Anayasa Mahkemesi'nin ikinci kez verdiği ''hak ihlali'' kararını tanımamasına muhalefetten tepki yağdı.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesi’nin Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) milletvekili seçilen Gezi Parkı davası hükümlüsü Can Atalay hakkında ikinci kez verdiği hak ihlali kararını görüştü.

Daire, "AYM'nin hak ihlali kararının hukuki değeri yok." diyerek, karara uyulmamasını kararlaştırıldı.

CHP

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Yargıtay'ın kararına tepki gösterdi. 

Özel sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bu işbilmez hükümet, ülkemizi hukukun işlemediği, anayasanın tanınmadığı bir muz cumhuriyetine çevirdi. Yargıtay'ın kararına karşı anayasayı savunmayı ısrarla sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

CHP lideri, Yagıtay'ın Can Atalay kararını 4 Ocak'taki Parti Meclisi'nde özel gündem olarak ele alacaklarını belirterek "Bundan sonraki mücadele hattımızı belirleyeceğiz." dedi.

İYİ PARTİ

Yargıtay'ın Can Atalay kararına bir tepki de İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'den geldi.

Akşener açıklamasında şunları kaydetti:

"İktidarın ülkemizde sebep olduğu anayasal demokrasi yoksunluğu, Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin Anayasa Mahkemesi'nin Can Atalay kararını reddetmesiyle birlikte bir anayasal devlet krizine dönüşmüştü.

Bugün tekraren Anayasa Mahkemesi kararının tanınmamasının ilanıyla görüyoruz ki; bu krizi çözmekle yetkili olan ve çözeceğini beyan eden Sayın Erdoğan'ın, Cumhurbaşkanlığı görevini yerine getirmesi bile bir kriz haline gelmiş.

Yani artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde; Hukuk devleti niteliğini korumak için yetki kullanımı yasak! Ama her türlü krizi çıkartmak serbest! Anayasa Mahkemesi'nin anayasayı uygulatması yasak!
Ama Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin anayasayı çiğnemesi serbest! Yargı mensupları için Ak Partiliye dokunmak yasak! Ama iktidarın hedef gösterdiği herkesi tutuklamak serbest! Ezcümle; hukuk yasak, gayrimeşruluk serbest!"

SAADET PARTİSİ

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da karara tepki gösterdi.

Karamollaoğlu, "Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, AYM'nin Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında verdiği kararı yok sayması, ülkemizin temel direği olan anayasal düzeni ilga etmeye yönelik bir darbedir. Bizler, "Her koşulda ve herkes için adalet." diyoruz. Siyasi olarak düşüncelerimiz farklı olsa da, Yargıtay'ın Can Atalay'a karşı kararını tasvip etmiyoruz. Yasalar, kişilere göre şekillenemezler ve herkese karşı eşit olmak zorundadırlar. Hukuku siyasete alet eden siyasiler ve onların kullanışlı aparatı haline gelen hukuk insanları; toplumların ve devletlerin temeli olan adaleti kökünden sarsmakla ülkemizin bekasını tehlikeye atmaktadır. Ölçü, birilerinin keyfi tutumları değil; adaletin kendisidir. Bugün kendilerini ölçü olarak görenler, er veya geç bozdukları kantarla tartılacaklardır." dedi.

DEVA PARTİSİ

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise "Türkiye'nin hukuk devleti olma vasfını yitirmesi, Yargıtay üyelerinin eliyle gerçekleşmektedir. İktidarı bu skandala karşı çıkmaya, sorumluluk almaya davet ediyorum." ifadelerini kullandı.

GELECEK PARTİSİ

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu da karar sonrası yaptığı açıklamada, "Bir yüksek mahkemenin diğer yüksek mahkemeyi mahkemeye vermesi hukuk tarihine geçecek trajikomik bir nitelik taşımaktadır. AYM ile Yargıtay 3.Ceza Mahkemesi arasındaki kriz hangi açıdan bakılırsa bakılsın herhangi bir hukuk yorum farklılığının çok ötesinde boyutlar taşımakta ve yaşanan devlet krizini derinleştirmektedir. Önce hukuksuzlaşma sonra da anayasasızlaşma sürçeleri ile otoriterleşme tahkim edilmek istenmektedir. Başta yargı mensupları ve siyaset kurumu olmak üzere herkesi şu gerçek konusunda uyarıyorum: Hukuk kaosu toplumsal kaosu tetikler. Toplumu daha fazla germeyin." dedi.

NE OLMUŞTU?

Anayasa Mahkemesi, Can Atalay ile ilgili daha önce de “hak ihlali” kararı vermişti.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, bu karara uymama kararı vermiş, Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

Dairenin Can Atalay kararı ve Yüksek Mahkeme üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunması, siyasette geniş yankı uyandırmıştı.

Sonraki Haber