Soma'da 3 yıl sonra sabotaj şüphesi

Tam 301 madencinin canına mal olan Soma faciasıyla ilgili davada sona yaklaşılırken, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı kritik bir adım attı ve ‘sabotaj şüphesiyle’ soruşturma başlattı.

Soma’da 13 Mayıs 2014’te meydana gelen, 301 madencinin hayatını kaybettiği faciayla ilgili davanın son aşamasına gelindi. Davanın 20 Şubat’ta yapılacak celsesinde savcının mütalaasını sunması ve bir sonraki celsede, facianın 3’üncü yıldönümüne sayılı günler kala mahkeme heyetinin kararını açıklaması beklenirken; dosyayla ilgili iki önemli gelişme ortaya çıktı. 

Bu gelişmelerden ilki, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca bir süre önce faciayla ilgili sabotaj soruşturması başlatılması. Davanın görüldüğü Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi, söz konusu soruşturmayla ilgili Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan bilgi istedi. 162 kişinin de yaralandığı faciayla ilgili Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca sabotaj soruşturmasının 2016’da başlatıldığı anlaşıldı. Üzerinde gizlilik kararı bulunan ve halen yürütülen soruşturmada ne aşamaya gelindiği henüz bilinmiyor.

DENEYLER İÇİN GALERİ YAPILDI
Diğer gelişme ise; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu iddia eden şirketin, ispat için, Soma’da 9 Eylül Üniversitesi’nin kurduğu araştırma merkezinde inşa edilen galeride yapılan 8 grizu deneyinin sonuçlarını mahkemeye sunması oldu. Faciadan bu yana bilirkişi raporunun hatalı ve taraflı olduğunu iddia eden Soma A.Ş’nin, olayın meydana gelişi ile ilgili itirazlarına gerekçe oluşturmak üzere sunduğu ‘Metan Gazı Parlamasının Etkilerinin Araştırılması’ başlıklı raporunu, Dokuz Eylül Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. C. Okay Aksoy hazırladı.

Uzmanlarca Soma’da kurulan araştırma merkezi ve deneyler için inşa edilen galeride, 14 Mart 2015’ten bu yana 8 adet suni metan patlaması (grizu) deneyi gerçekleştirildi.

Bilirkişi raporlarında belirtilen, faciaya neden olan metan gazı parlamasına ilişkin ihtimallerle ilgili deneyler yapıldı. Metan gazı parlamasının galeri ve çevresindeki canlılara, eşyalara etkisi araştırıldı. Ancak buna karşın mahkemenin bu özel raporu incelemesi ve görüş bildirmesi amacıyla gönderdiği, dava dosyasındaki raporu hazırlayan bilirkişi heyeti, şu tespitte bulundu:

‘ANLAMLI VE GEREKLİ DEĞİL’
“Sayın bir meslektaşımızın, kaza öncesine ait yeraltı ocak şartlarıyla benzer olmayan, kendisi tarafından özel olarak oluşturulan koşullara dayalı olarak gerçekleştirmiş olduğu metan parlaması deney çalışmaları, tayin edilen şartlarda ortaya çıkmış sonuçlar olarak kabul edilmelidir. Bu sonuçların 301 çalışanın hayatını kaybettiği böyle bir olayın açıklanmasına bir katkı koyması, bir teori kurmaya esas teşkil etmesi beklenmemelidir. Dolayısıyla, heyetimiz bu sonuçları yürütülen bu dava kapsamında ve daha önceki kararlarını gözden geçirme noktasında çok anlamlı ya da gerekli görmemiştir. Rapor; kazanın oluşu ve akabinde cereyanı ile ilgili olarak bilirkişi heyetimizin raporunda ortaya koyduğu değerlendirmeleri veya kanaati tartışmayı/değiştirmeyi gerektirecek yeni bir durum oluşturmamıştır. Dolayısıyla heyetimiz daha önce olayın ortaya çıkışı ve bilinen sonuçlarını doğuran teknik değerlendirme ve kanaatleri aynen muhafaza etmektedir. “

Sonraki Haber