Global Krizin Yarattığı Panaroma

Bugünlerde ekranlarda, gazetelerde bir sürü “sözde uzman” kendine göre yorumlar yapıyor. Benim de...

Engin Civan engin.civan@haber3.com

Bugünlerde ekranlarda, gazetelerde bir sürü “sözde uzman” kendine göre yorumlar yapıyor. Benim de kendime göre nacizane fikirlerim var haliyle. Bu görüşlerim biraz alışılmışın dışında ve yeni bir oluşumun habercisi.

Gelin birlikte, başlıklar halinde son üç haftada gerçekleşen olayları ve çelişkileri inceleyelim ve değişiklikleri mercek altına alalım. Bu değişiklikleri anlayamayanlar, emin olunuz, Türkiye"de gelecekte neler yaşanacağını anlayamazlar.

1) İzlanda Faciası: İzlanda ufak bir ada devleti olarak iflas etti. 320 bin kişilik bu ülke global krizinin denetimsiz para akımları karşısında ipin ucunu kaçırdı ve Rusya"nin 5 milyar dolar kurtarma paketine muhtaç oldu. Hatırlayalım, İzlanda bir NATO üyesi. NATO Sovyetler"in saldırganlığına karşı kurulmuş bir organizasyon. Ne NATO ne de IMF bu ülkeye yardım etmek için parmağını kımıltatmadı.

Muhtemel Sonuç(lar): Bugünkü dünyada global ekonomik dalgalanmalar karşısında ufak ülkelerin yaşam şansı yok. Sadece etnik temel üzerine kurulmus ülkelerin gideceği adres, Eski Yugoslavya tipi birleşmelerdir.

2) Avrupa Faciası: Fransa, İngiltere, Almanya ve İtalya krizin ilk haftasında diğer AB üyelerini davet bile etmeden kendi aralarında toplandılar. Düşünün, İspanya bile makaslandı. Önce herkesin kendi başının çaresine bakılması önerildi ve 4 büyükler kendi bankalarını kurtarma çabası içine girdiler. Sonradan durum giderek derinleşince, bütün üyelerin maliye bakanları toplandı ama henüz ortada ciddi bir kurtarma planı yok.

Muhtemel Sonuç(lar): AB siyasi bir birlik olarak bu krizle birlikte doğal sınırlarınla tanışmıştır. Avro"nun para birimi olarak arkasında siyasi bir birlik olmadığı anlaşılmış ve Avro"nun pırıltısı azalmıştır.

Sarkozy, Avrupa"nın Franko-Alman birliğinle yürümiyeceğini anladı. Bu hafta sonu Bush"la beraber Kamp David"de kafa kafaya vermiş dünya finans piyasalarını nasıl kurtaracağını planlıyor.

Almanya kendi doğal cazibe merkezi olan Doğu"ya yöneldi ve Rusya"yla yakınlaştı.

3) Amerika Faciası: ABD çok endişeli. Endişenin kaynağında ABD"nin "hür dünya" liderliğini finansal krizden dolayı kaybetme fobisi yatmakta. ABD bunu önlemek için, Amerikan finans kurumlarına para yağdırıyor ve bankalara ortak oluyor. Amerikan halkı ilk defa gelecek kuşağın daha fakir olmasından korkuyor.

Muhtemel Sonuç(lar): Amerika serbest piyasa sistemini korumak için çok çaba sarfedecek. Avrupa bu konuda zaten tam rekabet ortamına sahip olamdığı için daha rahat.

Ancak şurası muhakkak; Finans piyasalarında tam serbesti bitmiştir. Bundan sonra devletler finans piyasalarında olacaklar. Soru sadece ne kadar ağırlıkları olacağı sorusudur. Devletlerin finans piyasasında olmasının iki yan sonucu bulunuyor. Birincisi, devlet sermayeyi verimli kullanamayacağı için küresel sermaye eskisi gibi bol olmayacaktır. İkinci olarak, AB"nin yaşadıkları ve İMF ve Dünya Bankası gibi kurumların acizligi ile ortaya çıkan sonuç, ulus-devletin tekrar yükselişine işaret etmektedir.

4) Bir, iki komik oluşum: İtalya"nın önde gelen bankalarından ve Türkiye"nin en büyük holdingi Koç Holding"in bankası Yapı Kredi"nin yüzde elli ortağı UniCredito"nun %5"i dün Libya devletine satılmıştır. Koç Holding dolaylı yoldan Kaddafi"yle ortaktır. ( Erbakan"in kulakları çınlasın)

Amerikan devleti, bankaları kurtarma sürecinde CitiBank"a ortak olmuştur. Türkiye"nin ikinci büyük Holding"i AKBank"in yüzde 20 ortağı CitiBank"tır. Sabancı dolaylı yoldan Amerikan Devletiyle ortak olmuştur.

Özetle :

Değerli okurlar, Reagan"la başlayan ve Türkiye"ye Özal"la uzanan serbest piyasa ekonomisi tüm dünyada geçerliliğini yitirmiştir. Aynı sistemin parçası olan, İMF, Dünya Bankası ve diğer uluslararası kurumlar artık birer dinazordur.

Berlin duvarının çöküşünden sonra dünyada baş gösteren etnik kimliğe dayalı bir dizi devletin bu habitatta yaşayamıyacağı ortaya çıkmıştır.

Grup-7"nin kurallarına göre dönen dünya finans sistemi yeni bir sentezle ortaya çıkmak zorundadır. Muhtemelen Grup-20"yi içine alacak, ve çok daha sıkı bir denetim içinde olacak ve daha az esnek yeni bir sistem ortaya çıkacaktır. Ez cümle, dünyada ekonomik felsefede yeni oluşumlar beklenmekte.

Yeni bir sistem ortaya çıkıncaya kadar, ne Turkiye"de ne de dünyada "volatilite" şeklinde finans jargonuna yerlesmiş "çalkantı" olgusu azalmıyacaktır. Bu çalkantılar varlık fiyatlarında aşağıya doğru bir baskı oluşturuken, beraberinde siyasi çalkantılarıda getirecektir.

">

Bugünlerde ekranlarda, gazetelerde bir sürü “sözde uzman” kendine göre yorumlar yapıyor. Benim de kendime göre nacizane fikirlerim var haliyle. Bu görüşlerim biraz alışılmışın dışında ve yeni bir oluşumun habercisi.

Gelin birlikte, başlıklar halinde son üç haftada gerçekleşen olayları ve çelişkileri inceleyelim ve değişiklikleri mercek altına alalım. Bu değişiklikleri anlayamayanlar, emin olunuz, Türkiye"de gelecekte neler yaşanacağını anlayamazlar.

1) İzlanda Faciası: İzlanda ufak bir ada devleti olarak iflas etti. 320 bin kişilik bu ülke global krizinin denetimsiz para akımları karşısında ipin ucunu kaçırdı ve Rusya"nin 5 milyar dolar kurtarma paketine muhtaç oldu. Hatırlayalım, İzlanda bir NATO üyesi. NATO Sovyetler"in saldırganlığına karşı kurulmuş bir organizasyon. Ne NATO ne de IMF bu ülkeye yardım etmek için parmağını kımıltatmadı.

Muhtemel Sonuç(lar): Bugünkü dünyada global ekonomik dalgalanmalar karşısında ufak ülkelerin yaşam şansı yok. Sadece etnik temel üzerine kurulmus ülkelerin gideceği adres, Eski Yugoslavya tipi birleşmelerdir.

2) Avrupa Faciası: Fransa, İngiltere, Almanya ve İtalya krizin ilk haftasında diğer AB üyelerini davet bile etmeden kendi aralarında toplandılar. Düşünün, İspanya bile makaslandı. Önce herkesin kendi başının çaresine bakılması önerildi ve 4 büyükler kendi bankalarını kurtarma çabası içine girdiler. Sonradan durum giderek derinleşince, bütün üyelerin maliye bakanları toplandı ama henüz ortada ciddi bir kurtarma planı yok.

Muhtemel Sonuç(lar): AB siyasi bir birlik olarak bu krizle birlikte doğal sınırlarınla tanışmıştır. Avro"nun para birimi olarak arkasında siyasi bir birlik olmadığı anlaşılmış ve Avro"nun pırıltısı azalmıştır.

Sarkozy, Avrupa"nın Franko-Alman birliğinle yürümiyeceğini anladı. Bu hafta sonu Bush"la beraber Kamp David"de kafa kafaya vermiş dünya finans piyasalarını nasıl kurtaracağını planlıyor.

Almanya kendi doğal cazibe merkezi olan Doğu"ya yöneldi ve Rusya"yla yakınlaştı.

3) Amerika Faciası: ABD çok endişeli. Endişenin kaynağında ABD"nin "hür dünya" liderliğini finansal krizden dolayı kaybetme fobisi yatmakta. ABD bunu önlemek için, Amerikan finans kurumlarına para yağdırıyor ve bankalara ortak oluyor. Amerikan halkı ilk defa gelecek kuşağın daha fakir olmasından korkuyor.

Muhtemel Sonuç(lar): Amerika serbest piyasa sistemini korumak için çok çaba sarfedecek. Avrupa bu konuda zaten tam rekabet ortamına sahip olamdığı için daha rahat.

Ancak şurası muhakkak; Finans piyasalarında tam serbesti bitmiştir. Bundan sonra devletler finans piyasalarında olacaklar. Soru sadece ne kadar ağırlıkları olacağı sorusudur. Devletlerin finans piyasasında olmasının iki yan sonucu bulunuyor. Birincisi, devlet sermayeyi verimli kullanamayacağı için küresel sermaye eskisi gibi bol olmayacaktır. İkinci olarak, AB"nin yaşadıkları ve İMF ve Dünya Bankası gibi kurumların acizligi ile ortaya çıkan sonuç, ulus-devletin tekrar yükselişine işaret etmektedir.

4) Bir, iki komik oluşum: İtalya"nın önde gelen bankalarından ve Türkiye"nin en büyük holdingi Koç Holding"in bankası Yapı Kredi"nin yüzde elli ortağı UniCredito"nun %5"i dün Libya devletine satılmıştır. Koç Holding dolaylı yoldan Kaddafi"yle ortaktır. ( Erbakan"in kulakları çınlasın)

Amerikan devleti, bankaları kurtarma sürecinde CitiBank"a ortak olmuştur. Türkiye"nin ikinci büyük Holding"i AKBank"in yüzde 20 ortağı CitiBank"tır. Sabancı dolaylı yoldan Amerikan Devletiyle ortak olmuştur.

Özetle :

Değerli okurlar, Reagan"la başlayan ve Türkiye"ye Özal"la uzanan serbest piyasa ekonomisi tüm dünyada geçerliliğini yitirmiştir. Aynı sistemin parçası olan, İMF, Dünya Bankası ve diğer uluslararası kurumlar artık birer dinazordur.

Berlin duvarının çöküşünden sonra dünyada baş gösteren etnik kimliğe dayalı bir dizi devletin bu habitatta yaşayamıyacağı ortaya çıkmıştır.

Grup-7"nin kurallarına göre dönen dünya finans sistemi yeni bir sentezle ortaya çıkmak zorundadır. Muhtemelen Grup-20"yi içine alacak, ve çok daha sıkı bir denetim içinde olacak ve daha az esnek yeni bir sistem ortaya çıkacaktır. Ez cümle, dünyada ekonomik felsefede yeni oluşumlar beklenmekte.

Yeni bir sistem ortaya çıkıncaya kadar, ne Turkiye"de ne de dünyada "volatilite" şeklinde finans jargonuna yerlesmiş "çalkantı" olgusu azalmıyacaktır. Bu çalkantılar varlık fiyatlarında aşağıya doğru bir baskı oluşturuken, beraberinde siyasi çalkantılarıda getirecektir.

Tüm yazılarını göster