İsrail ile Sevgisiz Birlikteliğin Sonu

Kurtlar Vadisi dizisinin 24 Aralık'ta yayınlanan bölümünde İsrail istihbarat...

Özden Yolagiden ozden.yolagiden@gmail.com

Kurtlar Vadisi dizisinin 24 Aralık'ta yayınlanan bölümünde İsrail istihbarat servisi MOSSAD ajanlarının çocuk kaçıran kişiler olarak gösterilmesi Türkiye ve İsrail arasında diplomatik krize neden oldu.

İsrail bu görüntülere rahatsız olduğunu belirtmek için davet ettiği Türk Büyükelçisi Oğuz Çelikkol'a uyguladığı tavır ayrı bir krize daha neden oldu. İsrail basının dünyaya geçtiği haberlere göre İsrail Irkçısı Ayalon, Büyükelçiyi önce kapıda bekletmiş, kameralar önünde elini sıkmayı reddetmiş sonra da alçak bir kanepeye oturtmuş.

Görüşmede, Türk Büyükelçinin İsrailli temsilcilerden daha alçak bir koltuğa oturtulması ve büyükelçiye herhangi bir ikramda bulunulmaması talimatı verilmiş. Ayalon, kameralara dönüp İbranice: 'Onun bizden daha aşağıda oturduğunun görülmesini istedik' gördüklerinizi not edin şeklinde şeyler söylemesi ise çocukça ve diplomatik ahlaktan uzaktır.

İsrail'in yaptığı nezaket sınırlarından uzaktır, kaypaklıktır, bel altı vurmaktır, iki yüzlülüktür. Kısacası koltuk krizi neresinden bakılırsa bakılsın yeni bir diplomatik krizdir.

Çelikkol, en fazla bir dakika beklemişimdir demiş. Alçak oturmayı ben istedim, kanepenin, koltuktan farklı yükseklikte olduğunu fark edemedim, o sözleri İngilizce söyleseydi cevabı anında verirdim demiş Çelikkol. Büyükelçimiz henüz birkaç ay öncesinde göreve başlamış, belli ki alttan alıyor, sorun büyüsün istemiyor!

Evet, hemen İsrail’e kızalım, boykot başlatalım, nota verelim, Büyükelçimizi çekelim. Ama biran olsun işi kuralına göre oynamasını beceremeyecek miyiz? Ayna’ya bakıp bizimde hatalarımız olduğunu fark etmeyecek miyiz?

Mesela, o toplantıya İbranice bilen birisinin de gitmesi veya ana dili İbranice olan bir ülke için atanan Büyükelçinin İbranice bilmesi ilişkileri kolaylaştırmaz mı? Koltuk meselesine gelince: koltuğun alçak seviyede olduğunu fark etmemek mümkün değil ama belli ki Büyükelçi son derece insani bir yaklaşım içinde. Fakat uluslar arası ilişkiler duygusallıktan uzaktır.

Geçen yılın ocak ayı başlarında Davos toplantısında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın İsrail cumhurbaşkanına gösterdiği tepki, ardından yaşanan tatbikat krizi ve yaklaşık bir yıldır diken üstünde olan İsrail-Türkiye ilişkileri alçak koltuk meselesi ile en zor günlerinden birini yaşadı.

Türkiye- İsrail ilişkileri Amerika'nın yönlendirmesi ve isteği ile başladı. Fakat sonra uluslararası anlaşmalar yapılarak politik zeminde kendi ayakları altında yürümeye başladı. Türkiye ile İsrail ilişkileri Filistin sorununa rağmen hep iyi veya iyiye yakın sürdürüldü. Fakat Davos krizinden sonra durum değişti. İsrail’i askeri tatbikatlara almadık, savunma sanayi anlaşmalarını iptal ettik. Sürekli bir gerginlik içindeyiz.

Türkiye uzun yıllardır müttefiki İsrail ile gergin ve soğuk iklime girerken, Ürdün, Suriye ve Lübnan ile yakınlaşması bize gösteriyor ki; bölgede Türkiye kendi dengesini Müslüman ülkelerle birlikte kurmak istiyor. İsrail ile sevgi olmadan kurulan evliliğin bitiyor olduğunu net olarak görüyoruz.

Bu bizim tercihimiz. Fakat doğrudan sorun yaşamadığımız ve Ermeni Soykırım iddiaları dahil birçok konuda desteklerini gördüğümüz bir ülke ile iplerin bir anda gerilmesini anlamak zor. Belki komplo teorileri üretebiliriz ama hayat yaşandığı oranda gerçektir.

Her ne kadar basının şişirme haberleri ile koltuk krizi büyümüş olsa da bir gerçek gözümüzün içine bakıyor. İki ülke arasındaki sevgisiz birlikteliğin sonu yaklaşıyor.
 

Not: Allahtan bu yazı yayına girmeden önce İsrail özür dilediğini açıkladı da mesele şimdilik askıya alındı. Ama bir evlilik çatırdıyor. Bu krizler ayrılığın belirtisi bence.

www.twitter.com/yolagiden

">

Kurtlar Vadisi dizisinin 24 Aralık'ta yayınlanan bölümünde İsrail istihbarat servisi MOSSAD ajanlarının çocuk kaçıran kişiler olarak gösterilmesi Türkiye ve İsrail arasında diplomatik krize neden oldu.

İsrail bu görüntülere rahatsız olduğunu belirtmek için davet ettiği Türk Büyükelçisi Oğuz Çelikkol'a uyguladığı tavır ayrı bir krize daha neden oldu. İsrail basının dünyaya geçtiği haberlere göre İsrail Irkçısı Ayalon, Büyükelçiyi önce kapıda bekletmiş, kameralar önünde elini sıkmayı reddetmiş sonra da alçak bir kanepeye oturtmuş.

Görüşmede, Türk Büyükelçinin İsrailli temsilcilerden daha alçak bir koltuğa oturtulması ve büyükelçiye herhangi bir ikramda bulunulmaması talimatı verilmiş. Ayalon, kameralara dönüp İbranice: 'Onun bizden daha aşağıda oturduğunun görülmesini istedik' gördüklerinizi not edin şeklinde şeyler söylemesi ise çocukça ve diplomatik ahlaktan uzaktır.

İsrail'in yaptığı nezaket sınırlarından uzaktır, kaypaklıktır, bel altı vurmaktır, iki yüzlülüktür. Kısacası koltuk krizi neresinden bakılırsa bakılsın yeni bir diplomatik krizdir.

Çelikkol, en fazla bir dakika beklemişimdir demiş. Alçak oturmayı ben istedim, kanepenin, koltuktan farklı yükseklikte olduğunu fark edemedim, o sözleri İngilizce söyleseydi cevabı anında verirdim demiş Çelikkol. Büyükelçimiz henüz birkaç ay öncesinde göreve başlamış, belli ki alttan alıyor, sorun büyüsün istemiyor!

Evet, hemen İsrail’e kızalım, boykot başlatalım, nota verelim, Büyükelçimizi çekelim. Ama biran olsun işi kuralına göre oynamasını beceremeyecek miyiz? Ayna’ya bakıp bizimde hatalarımız olduğunu fark etmeyecek miyiz?

Mesela, o toplantıya İbranice bilen birisinin de gitmesi veya ana dili İbranice olan bir ülke için atanan Büyükelçinin İbranice bilmesi ilişkileri kolaylaştırmaz mı? Koltuk meselesine gelince: koltuğun alçak seviyede olduğunu fark etmemek mümkün değil ama belli ki Büyükelçi son derece insani bir yaklaşım içinde. Fakat uluslar arası ilişkiler duygusallıktan uzaktır.

Geçen yılın ocak ayı başlarında Davos toplantısında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın İsrail cumhurbaşkanına gösterdiği tepki, ardından yaşanan tatbikat krizi ve yaklaşık bir yıldır diken üstünde olan İsrail-Türkiye ilişkileri alçak koltuk meselesi ile en zor günlerinden birini yaşadı.

Türkiye- İsrail ilişkileri Amerika'nın yönlendirmesi ve isteği ile başladı. Fakat sonra uluslararası anlaşmalar yapılarak politik zeminde kendi ayakları altında yürümeye başladı. Türkiye ile İsrail ilişkileri Filistin sorununa rağmen hep iyi veya iyiye yakın sürdürüldü. Fakat Davos krizinden sonra durum değişti. İsrail’i askeri tatbikatlara almadık, savunma sanayi anlaşmalarını iptal ettik. Sürekli bir gerginlik içindeyiz.

Türkiye uzun yıllardır müttefiki İsrail ile gergin ve soğuk iklime girerken, Ürdün, Suriye ve Lübnan ile yakınlaşması bize gösteriyor ki; bölgede Türkiye kendi dengesini Müslüman ülkelerle birlikte kurmak istiyor. İsrail ile sevgi olmadan kurulan evliliğin bitiyor olduğunu net olarak görüyoruz.

Bu bizim tercihimiz. Fakat doğrudan sorun yaşamadığımız ve Ermeni Soykırım iddiaları dahil birçok konuda desteklerini gördüğümüz bir ülke ile iplerin bir anda gerilmesini anlamak zor. Belki komplo teorileri üretebiliriz ama hayat yaşandığı oranda gerçektir.

Her ne kadar basının şişirme haberleri ile koltuk krizi büyümüş olsa da bir gerçek gözümüzün içine bakıyor. İki ülke arasındaki sevgisiz birlikteliğin sonu yaklaşıyor.
 

Not: Allahtan bu yazı yayına girmeden önce İsrail özür dilediğini açıkladı da mesele şimdilik askıya alındı. Ama bir evlilik çatırdıyor. Bu krizler ayrılığın belirtisi bence.

www.twitter.com/yolagiden

Tüm yazılarını göster