Lafta Terör Bitmez İcraat Görelim

Terörün tavan yaptığı günlerdeyiz…İçimiz her gün bir başka acıyla kavruluyor.Bu ülkeyi...

Özden Yolagiden ozden.yolagiden@gmail.com

Terörün tavan yaptığı günlerdeyiz…

İçimiz her gün bir başka acıyla kavruluyor.

Bu ülkeyi yönetemeyenlerin kabahati gün geçtikçe artıyor. Artık muhasebeler yapılmalı, suçlular ayağa kalkmalı ve çekip gitmeli. Her gün bu acı tekrarlanıyorsa birileri görevini yetince yapamıyor demektir.

Neredeyse aynı hafta içinde aynı şehirde bu kadar kanlı pusuya bir ordu nasıl düşer? Üstelik hani iki gün önceki olaydan sonra çembere alınmışlardı?

Kanlı terör örgütü ilk eylemini gerçekleştirdiği 1984 yılından beri, hiç bu kadar rahat bir ortam bulmamıştı ve hiç bu kadar değneksiz köyde dolaşmamıştı. Her gün köy, kasaba basıyor, şehir içinde kimlik kontrolü yapıyor, birilerini kaçırıyor. Artık şehit sayısı altıdan aşağıya düşmüyor. Birileri kapı arkasında zafer kutlaması yaparken gariban köylerin kerpiçli evlerinde zavallı analar ağlıyor!

Artık gariban askerlerinin kanları üzerinden kimse siyaset yapmamalıdır... Boş konuşma devri kapanmalıdır. Lafla peynir gemisi bile yürümüyor, terörü hiç bitiremezsiniz. Ki bu yıllardır ispatlanmıştır.

Artık anaların gözyaşlarına gerekli çözüm bulunmalı. Terör destekçileri meclise girdiler olmadı, Oslo’da yetkilileri ile görüşüldü, kan dinmedi… Asker silahı ile karşılık verdi, susmadılar. Ama artık bir şeyler yapılmalıdır… OHAL çözümse şayet, kanı durduracaksa, OHAL tekrar uygulamaya konmalıdır.

Balık baştan kokar

Hakkında idam kararı olan örgüt kurucusu bir katil, koşuşunda rahat rahat uyurken bu ülkede zavallı çocukların ömrünü yitirmesi benim canımı yakıyor doğrusu.

Hadi bu cezayı veremiyorsak… Sınır ötesinde taş taşın üstüne kalmasın, yakın geceleri…
Rahat uyuyamasın inlerinde, köpekler gibi korkudan ölsünler. Sınır güvenliğini artıralım… Sınır güvenliğini sağlayamıyorsak sınır boyunca tel örgü de mi çekemiyoruz? Belli saatlerden sonra elektrik verirsin olur biter!

Kimse bana kaçakçılar ne olacak diye sormasın… Askere, polise saldırının geldiği bir yerde anayasal suç işleyenlerin hakkını kimse savunmasın! Bunu sormak bile hainliktir, kaçakçılıktır, hırsızlıktır, suça ortaklıktır.

Dünya’nın sayılı ordularından birisi değil miydik biz? Üç beş kansız her gün üç beş evladımızı koparıp alıyor bizden. Artık ordumuzun gerçekten büyüklüğünü gösterme zamanı geldi de geçiyor bile…

Sahi bizim istihbaratımız vardı değil mi? Nerede? En son hangi kanlı eylemi önceden haber aldı… Bu ülkede son üç-dört yılda gazeteciler istihbarat birimlerinden çok daha fazla iş yaptı dersek abartmış olmayız!

Nereye baksak, neyi eleştirsek bilemiyorum… Son olay içimizi daha bir kavurdu. 200 asker yeterli koruma olmadan neden gönderilir? Hadi gönderdiniz diyelim, mevcut tehlikeler düşünülerek bir helikopter öncülük edemez miydi ana kuzularına? Kaynak israfı mı olurdu yoksa?

Vali, Bakan Emniyet müdürü öğle yemeğine giderken bile yüzlerce koruma ile giderken askerlere zırhlı araç bile verilmiyor neden acaba? Sahi emekli olan generale zırhlı araç verilmemiş miydi bu ülkede?

Artık elim yazmak istemiyor... Askeri konvoyu koruyamıyorsunuz. Üstelik yıllardır şehit verdiğimiz bir bölgede... Bu kadar ordu mensubu, milyon dolarlık teçhizatlar…. Siz neyi koruyorsunuz?

Terör alçak terörist hain... Peki, teröristlere destek verenler?

Terör için eskiden kökü dışarıda derlerdi… Çok klişe bir laftı. Terörün kökü içte, içimizde ve bunların kim olduklarını hepimiz çok net biliyoruz. Teröre destek veren herkes alçaktır, teröristtir ve haindir. Destek veren herkes anayasada öngörülen cezaların en sert maddelerinden ve terörist ile aynı kefede cezalandırılmalıdır. Terör içteki desteğini yitirdiği zaman gücünü kaybedecektir.

SON SÖZ:
Zavallı askerler şehit düşüyorlar vatan minnettar onlara ama ne bizim ne onların hakkı helal olmayacak teröre göz yumanlara önlem almayanlara...

www.twitter.com/yolagiden

">

Terörün tavan yaptığı günlerdeyiz…

İçimiz her gün bir başka acıyla kavruluyor.

Bu ülkeyi yönetemeyenlerin kabahati gün geçtikçe artıyor. Artık muhasebeler yapılmalı, suçlular ayağa kalkmalı ve çekip gitmeli. Her gün bu acı tekrarlanıyorsa birileri görevini yetince yapamıyor demektir.

Neredeyse aynı hafta içinde aynı şehirde bu kadar kanlı pusuya bir ordu nasıl düşer? Üstelik hani iki gün önceki olaydan sonra çembere alınmışlardı?

Kanlı terör örgütü ilk eylemini gerçekleştirdiği 1984 yılından beri, hiç bu kadar rahat bir ortam bulmamıştı ve hiç bu kadar değneksiz köyde dolaşmamıştı. Her gün köy, kasaba basıyor, şehir içinde kimlik kontrolü yapıyor, birilerini kaçırıyor. Artık şehit sayısı altıdan aşağıya düşmüyor. Birileri kapı arkasında zafer kutlaması yaparken gariban köylerin kerpiçli evlerinde zavallı analar ağlıyor!

Artık gariban askerlerinin kanları üzerinden kimse siyaset yapmamalıdır... Boş konuşma devri kapanmalıdır. Lafla peynir gemisi bile yürümüyor, terörü hiç bitiremezsiniz. Ki bu yıllardır ispatlanmıştır.

Artık anaların gözyaşlarına gerekli çözüm bulunmalı. Terör destekçileri meclise girdiler olmadı, Oslo’da yetkilileri ile görüşüldü, kan dinmedi… Asker silahı ile karşılık verdi, susmadılar. Ama artık bir şeyler yapılmalıdır… OHAL çözümse şayet, kanı durduracaksa, OHAL tekrar uygulamaya konmalıdır.

Balık baştan kokar

Hakkında idam kararı olan örgüt kurucusu bir katil, koşuşunda rahat rahat uyurken bu ülkede zavallı çocukların ömrünü yitirmesi benim canımı yakıyor doğrusu.

Hadi bu cezayı veremiyorsak… Sınır ötesinde taş taşın üstüne kalmasın, yakın geceleri…
Rahat uyuyamasın inlerinde, köpekler gibi korkudan ölsünler. Sınır güvenliğini artıralım… Sınır güvenliğini sağlayamıyorsak sınır boyunca tel örgü de mi çekemiyoruz? Belli saatlerden sonra elektrik verirsin olur biter!

Kimse bana kaçakçılar ne olacak diye sormasın… Askere, polise saldırının geldiği bir yerde anayasal suç işleyenlerin hakkını kimse savunmasın! Bunu sormak bile hainliktir, kaçakçılıktır, hırsızlıktır, suça ortaklıktır.

Dünya’nın sayılı ordularından birisi değil miydik biz? Üç beş kansız her gün üç beş evladımızı koparıp alıyor bizden. Artık ordumuzun gerçekten büyüklüğünü gösterme zamanı geldi de geçiyor bile…

Sahi bizim istihbaratımız vardı değil mi? Nerede? En son hangi kanlı eylemi önceden haber aldı… Bu ülkede son üç-dört yılda gazeteciler istihbarat birimlerinden çok daha fazla iş yaptı dersek abartmış olmayız!

Nereye baksak, neyi eleştirsek bilemiyorum… Son olay içimizi daha bir kavurdu. 200 asker yeterli koruma olmadan neden gönderilir? Hadi gönderdiniz diyelim, mevcut tehlikeler düşünülerek bir helikopter öncülük edemez miydi ana kuzularına? Kaynak israfı mı olurdu yoksa?

Vali, Bakan Emniyet müdürü öğle yemeğine giderken bile yüzlerce koruma ile giderken askerlere zırhlı araç bile verilmiyor neden acaba? Sahi emekli olan generale zırhlı araç verilmemiş miydi bu ülkede?

Artık elim yazmak istemiyor... Askeri konvoyu koruyamıyorsunuz. Üstelik yıllardır şehit verdiğimiz bir bölgede... Bu kadar ordu mensubu, milyon dolarlık teçhizatlar…. Siz neyi koruyorsunuz?

Terör alçak terörist hain... Peki, teröristlere destek verenler?

Terör için eskiden kökü dışarıda derlerdi… Çok klişe bir laftı. Terörün kökü içte, içimizde ve bunların kim olduklarını hepimiz çok net biliyoruz. Teröre destek veren herkes alçaktır, teröristtir ve haindir. Destek veren herkes anayasada öngörülen cezaların en sert maddelerinden ve terörist ile aynı kefede cezalandırılmalıdır. Terör içteki desteğini yitirdiği zaman gücünü kaybedecektir.

SON SÖZ:
Zavallı askerler şehit düşüyorlar vatan minnettar onlara ama ne bizim ne onların hakkı helal olmayacak teröre göz yumanlara önlem almayanlara...

www.twitter.com/yolagiden

Tüm yazılarını göster