Ne Olacak Bu Memleketin Hali?

Dillerde Name Olmuş Bir Soruydu :70'li, 80'li, 90'lı yıllarda Türkiye'de en popüler soruydu. Her...

Engin Civan engin.civan@haber3.com

Dillerde Name Olmuş Bir Soruydu :

70'li, 80'li, 90'lı yıllarda Türkiye'de en popüler soruydu. Her köşede insanların birbirine en çok yöneltiği soruydu. Tek reçeteli çözüm kültürüne alışık bir toplum için iddalı teşhisler çatışırdı.

Şimdi geldik 2011 senesine. Ne olacak bu halimiz artık günlük konuşmalarda fazla geçmiyor.

Sorunun adresi değişti. 'Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner' misali bu sorunun adresi artık başka bir ülke; ABD !

Zafer Sahroşluğunu Üstünden Atamadı

Kim ne derse desin Sovyetlerin yıkılması ABD için bir zaferdi. Başkan Clinton dönemine denk gelen yıllarda ABD ikinci altın dönemini yaşadı. Dünyada rakipsiz, bütçesi denk, işsizlik sıfır, parası güçlü bir ülke olarak global sahnede 'tek tabanca' ülke olmanın keyfini çıkardı.

İnternet devrimiyle gelen digital çağla birlikte, Amerikan toplumu sınırsız borçlanma algılamasının yarattığı psikolojiye kapılıp, üretmeden tüketmeyi yaşam tarzına dönüştürdü.

Finans Kapitalin Boyunduruğunda Bir Toplum

Yaşadıklarımız ve modern tarihten damıttıklarımız bize bir gerçeği öğretti: Hiçbir ideoloji insanoğlunun ekonomik psikolojisini ve davranış biçimini tamamen kestiremiyor. Ne ki her ideoloji belli teşhislerinde yerden göğe haklı çıkmaya devam ediyor. Bunlardan biriside Yoldaş Lenin'in 'Finans Kapital' analizidir. Dünyanın en yüksek kapitalizm seviyesini yakalamış bir ekonomi olarak 'Finans Kapital' ABD için gerçek bir olgudur.

Amerikan Finans Kapitali siyaseti etkiliyor ve ABD' de ekonomik göstergeleri disiplin altına alacak siyasi konsesüs oluşturulamıyor. Büyük sermaye lobileri çok güçlü ve başta vergi konusu olmak üzere tıkanmış ve acil çözüm bekleyen makro konularda tamamen ideolojik bir kampanya yönetiyorlar.

İki Büyük Sorun

Dün S&P'nin ABD'nin kredi notunu düşürmesinin ekonomik nedeni bütçe açığıdır. Bütçe açığını etkileyen en önemli iki faktörse transfer harcamaları dediğimiz, sosyal sigorta ve sağlık sigortası kalemleridir.

Cumhuriyetçilerin en tutucu kanadını oluşturan 'Tea Party' üyeleri açığı kapatmak için Obama'nın istediği kurumlar vergisi ve enerji vergisini kategorik olarak red etmekte. Buna karşılık Obama'nın istediği her vatandaş için sağlık sigortası programınıda iptal etme peşindeler. G-20 üyeleri içinde sosyal devlet uygulamasına en uzak üye olan ABD'yi vahşi kapitalizmle yönetmek istiyorlar.

İki Büyük Alışkanlık

Amerika'da orta sınıfın günlük yaşamının dayandığı iki ayak var. Birisi ucuz enerji, ikinci esnek emek piyasası. Birinci ayak olan ucuz enerji özellikle doların zayıflamasıyla artan petrol fiyatlarından dolayı artık mazide kaldı. İkinci ayak olan çabuk iş bulma ve değiştirme yeni uygulamaya konulan mecburi sağlık sigortasıyla beraber istihdam maliyetlerini arttırdı. Bu iki neden 2008 senesinden bu yana bir türlü kendine gelemiyen Amerikan ekonomisine ayak bağı olmaya devam ediyor. Geçmişte toplumda alışkanlık haline gelmiş büyük araba, büyük ev, büyük porsiyon yemek gibi Amerikanvari yaşam tarzı zor durumda. Buna karşılık enerji ve sağlık sorununu çözmek için bir konsensüs ufukta gözükmüyor.

Amerika'nın Hali Tüm Dünyayı Etkiliyor

Amerikan pazarı tüm dünya için hayati önem taşıyor. Yükselen piyasalar için Amerikan tüketicisi vazgeçilmez veli nimet. Ne ki, Amerikan tüketicisi düşen varlık değerleri, yükselen tüketici faizleri ve azalmayan işsizlikle berbaber petrol fiyatlarından da bir darbe alınca, ringte nakavt olmuş vaziyette.

Boğaziçi'nde okurken , 'Alabama'da herşey büyük ve harikadır = Everything is big and beautiful in Alabama' dilimize pelesenk olmuş bir şakaydı. Bugün belki bir anektod ama doğru bir datadan söz edeceğim. ABD'nin Alabama eyaletinde yaşayan halkın yüzde 36'sı 'food stamps' dediğimiz, devletten yiyecek parası almakta. Bu bir eyalet için korkunç yüksek bir rakamdır. Bunun anlamı Alabama'da halkın yüzde 36'sının yıllık gelirinin 14 bin doların altında olması demektir.

Esecek Rüzgarlar

Tabii ki Amerika'nın borçlanma faizi artınca bu Türkiye' ye de yansıyacak. Amerikan ekonomisi yavaşlayınca tüm dünya yavaşlayacak, ABD borsası düşünce IMKB'de düşecek. Dünyada yüzer gezer fonlar azalınca TL-Dollar kuru yükselecek.

ABD'nin tam aksine sosyal devlet kavramında karşıt kutbu temsil eden AB ve Avro bölgesinin kendisine özgü sorunları ABD'nin yarattığı problemlerinin çarpan faktörü olmakta. Bu analizimde AB'nin sorunlarına girmek istemiyorum çünkü AB'nin sorunları bambaşka bir mahlukat. Sadece şunu belirteyim, Türkiye gibi yükselen piyasalar için deyneğin bir ucu Dolar diyer ucu Avro.

İki hafta önce kırk yıllık arkadaşım Nejat, Giresun'dan aradı. 2001 krizini bildin söyle bakalım şimdi ne olacak diye sordu. Bende kendisine yıl sonuna doğru dolar 2 TL Borsa 52 bin olacak dedim.

Siz yinede benim tahminime göre hareket etmeyin, biliyorsunuz bizim kültürümüzde 'İyi olur. Allah'tan. Kötü olur. Kulunuzdan'

">

Dillerde Name Olmuş Bir Soruydu :

70'li, 80'li, 90'lı yıllarda Türkiye'de en popüler soruydu. Her köşede insanların birbirine en çok yöneltiği soruydu. Tek reçeteli çözüm kültürüne alışık bir toplum için iddalı teşhisler çatışırdı.

Şimdi geldik 2011 senesine. Ne olacak bu halimiz artık günlük konuşmalarda fazla geçmiyor.

Sorunun adresi değişti. 'Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner' misali bu sorunun adresi artık başka bir ülke; ABD !

Zafer Sahroşluğunu Üstünden Atamadı

Kim ne derse desin Sovyetlerin yıkılması ABD için bir zaferdi. Başkan Clinton dönemine denk gelen yıllarda ABD ikinci altın dönemini yaşadı. Dünyada rakipsiz, bütçesi denk, işsizlik sıfır, parası güçlü bir ülke olarak global sahnede 'tek tabanca' ülke olmanın keyfini çıkardı.

İnternet devrimiyle gelen digital çağla birlikte, Amerikan toplumu sınırsız borçlanma algılamasının yarattığı psikolojiye kapılıp, üretmeden tüketmeyi yaşam tarzına dönüştürdü.

Finans Kapitalin Boyunduruğunda Bir Toplum

Yaşadıklarımız ve modern tarihten damıttıklarımız bize bir gerçeği öğretti: Hiçbir ideoloji insanoğlunun ekonomik psikolojisini ve davranış biçimini tamamen kestiremiyor. Ne ki her ideoloji belli teşhislerinde yerden göğe haklı çıkmaya devam ediyor. Bunlardan biriside Yoldaş Lenin'in 'Finans Kapital' analizidir. Dünyanın en yüksek kapitalizm seviyesini yakalamış bir ekonomi olarak 'Finans Kapital' ABD için gerçek bir olgudur.

Amerikan Finans Kapitali siyaseti etkiliyor ve ABD' de ekonomik göstergeleri disiplin altına alacak siyasi konsesüs oluşturulamıyor. Büyük sermaye lobileri çok güçlü ve başta vergi konusu olmak üzere tıkanmış ve acil çözüm bekleyen makro konularda tamamen ideolojik bir kampanya yönetiyorlar.

İki Büyük Sorun

Dün S&P'nin ABD'nin kredi notunu düşürmesinin ekonomik nedeni bütçe açığıdır. Bütçe açığını etkileyen en önemli iki faktörse transfer harcamaları dediğimiz, sosyal sigorta ve sağlık sigortası kalemleridir.

Cumhuriyetçilerin en tutucu kanadını oluşturan 'Tea Party' üyeleri açığı kapatmak için Obama'nın istediği kurumlar vergisi ve enerji vergisini kategorik olarak red etmekte. Buna karşılık Obama'nın istediği her vatandaş için sağlık sigortası programınıda iptal etme peşindeler. G-20 üyeleri içinde sosyal devlet uygulamasına en uzak üye olan ABD'yi vahşi kapitalizmle yönetmek istiyorlar.

İki Büyük Alışkanlık

Amerika'da orta sınıfın günlük yaşamının dayandığı iki ayak var. Birisi ucuz enerji, ikinci esnek emek piyasası. Birinci ayak olan ucuz enerji özellikle doların zayıflamasıyla artan petrol fiyatlarından dolayı artık mazide kaldı. İkinci ayak olan çabuk iş bulma ve değiştirme yeni uygulamaya konulan mecburi sağlık sigortasıyla beraber istihdam maliyetlerini arttırdı. Bu iki neden 2008 senesinden bu yana bir türlü kendine gelemiyen Amerikan ekonomisine ayak bağı olmaya devam ediyor. Geçmişte toplumda alışkanlık haline gelmiş büyük araba, büyük ev, büyük porsiyon yemek gibi Amerikanvari yaşam tarzı zor durumda. Buna karşılık enerji ve sağlık sorununu çözmek için bir konsensüs ufukta gözükmüyor.

Amerika'nın Hali Tüm Dünyayı Etkiliyor

Amerikan pazarı tüm dünya için hayati önem taşıyor. Yükselen piyasalar için Amerikan tüketicisi vazgeçilmez veli nimet. Ne ki, Amerikan tüketicisi düşen varlık değerleri, yükselen tüketici faizleri ve azalmayan işsizlikle berbaber petrol fiyatlarından da bir darbe alınca, ringte nakavt olmuş vaziyette.

Boğaziçi'nde okurken , 'Alabama'da herşey büyük ve harikadır = Everything is big and beautiful in Alabama' dilimize pelesenk olmuş bir şakaydı. Bugün belki bir anektod ama doğru bir datadan söz edeceğim. ABD'nin Alabama eyaletinde yaşayan halkın yüzde 36'sı 'food stamps' dediğimiz, devletten yiyecek parası almakta. Bu bir eyalet için korkunç yüksek bir rakamdır. Bunun anlamı Alabama'da halkın yüzde 36'sının yıllık gelirinin 14 bin doların altında olması demektir.

Esecek Rüzgarlar

Tabii ki Amerika'nın borçlanma faizi artınca bu Türkiye' ye de yansıyacak. Amerikan ekonomisi yavaşlayınca tüm dünya yavaşlayacak, ABD borsası düşünce IMKB'de düşecek. Dünyada yüzer gezer fonlar azalınca TL-Dollar kuru yükselecek.

ABD'nin tam aksine sosyal devlet kavramında karşıt kutbu temsil eden AB ve Avro bölgesinin kendisine özgü sorunları ABD'nin yarattığı problemlerinin çarpan faktörü olmakta. Bu analizimde AB'nin sorunlarına girmek istemiyorum çünkü AB'nin sorunları bambaşka bir mahlukat. Sadece şunu belirteyim, Türkiye gibi yükselen piyasalar için deyneğin bir ucu Dolar diyer ucu Avro.

İki hafta önce kırk yıllık arkadaşım Nejat, Giresun'dan aradı. 2001 krizini bildin söyle bakalım şimdi ne olacak diye sordu. Bende kendisine yıl sonuna doğru dolar 2 TL Borsa 52 bin olacak dedim.

Siz yinede benim tahminime göre hareket etmeyin, biliyorsunuz bizim kültürümüzde 'İyi olur. Allah'tan. Kötü olur. Kulunuzdan'

Tüm yazılarını göster