Yaşanabilir Olsun Hayat !

Yeni bir yıla daha girdik; bırakarak eski yılda yaşadığımız tüm hüzünleri, ayrılıkları, acıları ve...

Özden Yolagiden ozden.yolagiden@gmail.com

Yeni bir yıla daha girdik; bırakarak eski yılda yaşadığımız tüm hüzünleri, ayrılıkları, acıları ve kavgaları. Güzel günlerimizde oldu kuşkusuz. Ama geçti. Önümüzdeki maçlara bakacağız!

Yeni yıla girerken insanlar hep iyi olanı bekliyor yeni yıldan: Daha çok para, daha iyi mevkiler, yeni umutlar, farklı beklentiler... İyi hayaller hep kendi ekseninde dönüyor insanoğlunun. Öyle ya; her hayat kişiseldir ve her insan kendi kaderini yaşar. Peki, sokakta yaşamak zorunda olanları kaç kişi düşündü, aç yatanları, işsizleri, sokak çocuklarını, gürültünün içinde sesini duyuramayanları... Kaç kişinin hayalinde vardı başkasına yardım etmek?

Hayat bir koşturmaca içerisinde sürüp gidiyor. Acısıyla tatlısıyla her insan yazılan kaderini yaşıyor. Sadece yaşamakla kalmıyor; dünyanın kaderini kendi elleri ile "yazıyor". İnsanları, çevreyi, başka hayatları değiştirmenin peşinde insanoğlu... Ama farklı bir değişim bu. Öyle ya: Savaşları çıkaran da, barışları imzalayan insanın kendisi değil mi? Silahı icat eden insanoğlu, silahlarla öldürülüyor. Hep galibiyetin peşinde, mağlubiyet kesinlikle yasak! Güçlünün güçsüzü ezdiği ve her daim yendiği bir oyun alanıdır yaşam. Ve bencillik gizli bir silahtır.

Hayat bir koşturmaca içerisinde giderken bir an için aynaya bakın ve ne oluyor, nereye gidiyoruz sorusunu sorun. Her insanın sadece et ve kemikten ibaret olduğunu düşünmeyin. İnsan aynı zamanda bir duygu derinliğidir. Evet, dünyayı değiştirmek hedefiniz olsun ama önce kendinizden başlayın değişime. Kendi duygularınıza hayatınızda yer verin. Herkesin sizinle aynı duyguyu paylaşmasını beklemeyin. Sizinle farklı düşünenleri de arkadaş olarak görebilmeli, kabullenmelisiniz. Her insan farklı bir hayatı yaşar.

Hayatın her alanında yaşadığınız olayları, şahit olduğunuz gerçekleri ve kulağınızla duyduğunuz yalanları ifşa edin. Yalansız olun. Objektiflik hayatınıza yön versin. Hayata yorum katmak hayatın kendisidir. Sessiz kalmayın, sizin yerinize başkasının konuşmasına izin vermeyin. Barış ve kardeşliğin kime ne zararı olabilir?

Tanımadığı insanlara da gülebilmelisin. Ekmeğini bölüşebilmeli, cebindeki kısıtlı parayı tanımadığın insanlar için de harcayabilmelisin. Empati kurma fikrinden uzak durmamalısın. İnsanı diğer canlılardan ayıran en temel özellikler düşünmesi ve konuşmasıdır. Konuşarak hangi sorunların üstesinden gelinmez ki?

İnsanlık değerlerini uygulamaktan korkmak en başta insan olmanın özüne aykırıdır. Bugün dünyadaki birçok şeyin değerini yitirdiği, bozulduğu, yozlaştığı doğru; ama tüm bunlardan önce insanlık bozuldu. İnsanlık değerlerini yine insanlar bozdu! Bu dünya barış içinde yaşayan insanlar olursa daha güzel olur. Çünkü barış erdemli bir hayatın anahtarıdır.

Kavgasız, gürültüsüz, savaşsız, şiddetten uzak, işsizliğin bittiği, açlığın, sefaletin son bulduğu bir dünya istiyorum. Ve o dünyada evrensel barışı yaşayan bir Türkiye. İnsanların birbirine çelme takmaya çalışmayıp yardım elini uzattığı arkadaşlık denen kavramın özümsenerek kıskançlığın biteceği bir hayat. Yeni yıldan beklentim budur.

Haydi, o zaman. Hayatı ve İnsanı doğru kavramlar üzerine oturtalım ve yaşanabilir olsun hayat. İnsan olmanın erdemini hep birlikte yaşayalım. Yeni yılda yeni umutlar, beklentiler içinde insanlığın evrensel değerlerini yeniden yaratalım. Var mısınız?

Mersin

Mersin, Akdeniz Bölgesinin en önemli kentlerinden birisi; limanı, serbest bölgesi, ticaret ve lojistik faaliyeti, eşsiz güzellikteki kumsal, koy ve denizi, sanayi ve turizmi ile yatırımcıların yeni gözdesi... Ve bu güzel kentimiz 88 yıl önce 3 Ocak günü düşman işgalinden kurtuldu. Mersinin düşman işgalinden kurtuluşunu bir Mersinli olarak kutluyor, kentimizin ve ülkemizin diğer tüm kentlerinin bir daha düşman eline geçmemesini diliyorum.

">

Yeni bir yıla daha girdik; bırakarak eski yılda yaşadığımız tüm hüzünleri, ayrılıkları, acıları ve kavgaları. Güzel günlerimizde oldu kuşkusuz. Ama geçti. Önümüzdeki maçlara bakacağız!

Yeni yıla girerken insanlar hep iyi olanı bekliyor yeni yıldan: Daha çok para, daha iyi mevkiler, yeni umutlar, farklı beklentiler... İyi hayaller hep kendi ekseninde dönüyor insanoğlunun. Öyle ya; her hayat kişiseldir ve her insan kendi kaderini yaşar. Peki, sokakta yaşamak zorunda olanları kaç kişi düşündü, aç yatanları, işsizleri, sokak çocuklarını, gürültünün içinde sesini duyuramayanları... Kaç kişinin hayalinde vardı başkasına yardım etmek?

Hayat bir koşturmaca içerisinde sürüp gidiyor. Acısıyla tatlısıyla her insan yazılan kaderini yaşıyor. Sadece yaşamakla kalmıyor; dünyanın kaderini kendi elleri ile "yazıyor". İnsanları, çevreyi, başka hayatları değiştirmenin peşinde insanoğlu... Ama farklı bir değişim bu. Öyle ya: Savaşları çıkaran da, barışları imzalayan insanın kendisi değil mi? Silahı icat eden insanoğlu, silahlarla öldürülüyor. Hep galibiyetin peşinde, mağlubiyet kesinlikle yasak! Güçlünün güçsüzü ezdiği ve her daim yendiği bir oyun alanıdır yaşam. Ve bencillik gizli bir silahtır.

Hayat bir koşturmaca içerisinde giderken bir an için aynaya bakın ve ne oluyor, nereye gidiyoruz sorusunu sorun. Her insanın sadece et ve kemikten ibaret olduğunu düşünmeyin. İnsan aynı zamanda bir duygu derinliğidir. Evet, dünyayı değiştirmek hedefiniz olsun ama önce kendinizden başlayın değişime. Kendi duygularınıza hayatınızda yer verin. Herkesin sizinle aynı duyguyu paylaşmasını beklemeyin. Sizinle farklı düşünenleri de arkadaş olarak görebilmeli, kabullenmelisiniz. Her insan farklı bir hayatı yaşar.

Hayatın her alanında yaşadığınız olayları, şahit olduğunuz gerçekleri ve kulağınızla duyduğunuz yalanları ifşa edin. Yalansız olun. Objektiflik hayatınıza yön versin. Hayata yorum katmak hayatın kendisidir. Sessiz kalmayın, sizin yerinize başkasının konuşmasına izin vermeyin. Barış ve kardeşliğin kime ne zararı olabilir?

Tanımadığı insanlara da gülebilmelisin. Ekmeğini bölüşebilmeli, cebindeki kısıtlı parayı tanımadığın insanlar için de harcayabilmelisin. Empati kurma fikrinden uzak durmamalısın. İnsanı diğer canlılardan ayıran en temel özellikler düşünmesi ve konuşmasıdır. Konuşarak hangi sorunların üstesinden gelinmez ki?

İnsanlık değerlerini uygulamaktan korkmak en başta insan olmanın özüne aykırıdır. Bugün dünyadaki birçok şeyin değerini yitirdiği, bozulduğu, yozlaştığı doğru; ama tüm bunlardan önce insanlık bozuldu. İnsanlık değerlerini yine insanlar bozdu! Bu dünya barış içinde yaşayan insanlar olursa daha güzel olur. Çünkü barış erdemli bir hayatın anahtarıdır.

Kavgasız, gürültüsüz, savaşsız, şiddetten uzak, işsizliğin bittiği, açlığın, sefaletin son bulduğu bir dünya istiyorum. Ve o dünyada evrensel barışı yaşayan bir Türkiye. İnsanların birbirine çelme takmaya çalışmayıp yardım elini uzattığı arkadaşlık denen kavramın özümsenerek kıskançlığın biteceği bir hayat. Yeni yıldan beklentim budur.

Haydi, o zaman. Hayatı ve İnsanı doğru kavramlar üzerine oturtalım ve yaşanabilir olsun hayat. İnsan olmanın erdemini hep birlikte yaşayalım. Yeni yılda yeni umutlar, beklentiler içinde insanlığın evrensel değerlerini yeniden yaratalım. Var mısınız?

Mersin

Mersin, Akdeniz Bölgesinin en önemli kentlerinden birisi; limanı, serbest bölgesi, ticaret ve lojistik faaliyeti, eşsiz güzellikteki kumsal, koy ve denizi, sanayi ve turizmi ile yatırımcıların yeni gözdesi... Ve bu güzel kentimiz 88 yıl önce 3 Ocak günü düşman işgalinden kurtuldu. Mersinin düşman işgalinden kurtuluşunu bir Mersinli olarak kutluyor, kentimizin ve ülkemizin diğer tüm kentlerinin bir daha düşman eline geçmemesini diliyorum.

Tüm yazılarını göster