Yeni Bir Dünya’yı Kurmak - 1

Bu ve sonrasındaki yazımda, yeni ve insanca bir yaşam için merkez sol siyasetin önemli bir aracı...

R. Bülend Kırmacı r.b.kirmaci@gmail.com

Bu ve sonrasındaki yazımda, yeni ve insanca bir yaşam için merkez sol siyasetin önemli bir aracı olarak gördüğüm ‘ekonomi siyasetine’ ve o siyasetin yapı taşlarına değineceğim…

Onarım ve Yeniden İnşa (‘Yatırımcı’ Sol) :

Merkez sol siyasetin ekonomi politikası, onarım ve yeniden inşa sütunlarına dayanmalıdır.

Onarım; varlıkları, yapıları, yönetim anlayışıyla sektörleri; geliri- geçimiyle, halkın maddi koşullarını kapsar.

Yeniden inşa; fabrikaların, tersanelerin, işliklerin kurulmasına destek olacak yatırımcılıktır.

Vergi ve Gelir Alanında Reformlar ( ‘Alın Terinin Dostu’ Sol) :

Yine “onarım” kapsamında, vergi yükü ve gelir dağılımı düzeltilmeli, sendikal haklar ve emek öncelenmelidir.

‘Yeniden inşa, ekonomiyi kayıtlı hale getirecek, üretimi ve dış satımı destekleyecek, kooperatifçiliğe önem verecek düzenlemeleri de içermelidir.

O arada, çiftçi icralık hale gelmekten kurtarılmalı, rant / faiz vurgunu kapıları kapanmalıdır.

Sanayi, Tarım ve KOBİ Destekleri ( ‘Üretimci’ Sol) :

Merkez sol siyaset, tarım üretimini ve sanayileşmeyi bir arada desteklemeye özen göstermelidir.

Hizmetler sektörü de dahil, bu temel sektörleri, bir diğerine “feda etmeden”, dengeli bir kalkınma arayışının arkasındaki güç olarak tanımlamalıdır.

Ticari faaliyetin büyük bölümünün dayandığı KOBİ’leri üniversiteyle, teknoparklarla, meslek okullarını da endüstriyle daha etkin olarak ilişkilendirmelidir.

Köylüye Toprak, Gençlere İş, Emeklilere İnsanca Yaşam ( ‘Sosyal Adalet’çi Sol) :

Tarımdan verim alabilmek, ‘istihdam göçünü’ önleyebilmek, kalkınmayı yerinde yurdunda başlatabilmek için; toprak reformu vazgeçilmez bir zorunluluktur.

Atıl arazilerden başlanarak, hukuken yığılmaya veya hülleye yol açmadan düzenlenecek bir toprak reformu, ekonomiye istikrar – ülkeye de (güvenlik anlamında) huzur getirecek olgudur.

Yatırımsızlığın, plan’sızlığın, ‘sosyal boyutu unutan’ bütçelemelerin ve denetimsiz piyasa ekonomisinin arttırdığı ‘işsizliğin, merkezi / yerel yönetimlerin katkılarıyla, özel ve kamu sektörü iş birliğiyle, en aza indirilmesi, birincil hedef olmalıdır.

Öte yandan, emeklilerin sağlık hizmetinden yararlanma ve maaş durumları mutlaka ama mutlaka iyileştirilmelidir…

Bir sonraki yazımda, merkez sol ekonomi siyasetinin ülkemiz gereksinimleri ve Dünya gerçekleri ekseninde öncelemesini düşündüğüm sorunları ve çözüm önerilerini paylaşacağım…

">

Bu ve sonrasındaki yazımda, yeni ve insanca bir yaşam için merkez sol siyasetin önemli bir aracı olarak gördüğüm ‘ekonomi siyasetine’ ve o siyasetin yapı taşlarına değineceğim…

Onarım ve Yeniden İnşa (‘Yatırımcı’ Sol) :

Merkez sol siyasetin ekonomi politikası, onarım ve yeniden inşa sütunlarına dayanmalıdır.

Onarım; varlıkları, yapıları, yönetim anlayışıyla sektörleri; geliri- geçimiyle, halkın maddi koşullarını kapsar.

Yeniden inşa; fabrikaların, tersanelerin, işliklerin kurulmasına destek olacak yatırımcılıktır.

Vergi ve Gelir Alanında Reformlar ( ‘Alın Terinin Dostu’ Sol) :

Yine “onarım” kapsamında, vergi yükü ve gelir dağılımı düzeltilmeli, sendikal haklar ve emek öncelenmelidir.

‘Yeniden inşa, ekonomiyi kayıtlı hale getirecek, üretimi ve dış satımı destekleyecek, kooperatifçiliğe önem verecek düzenlemeleri de içermelidir.

O arada, çiftçi icralık hale gelmekten kurtarılmalı, rant / faiz vurgunu kapıları kapanmalıdır.

Sanayi, Tarım ve KOBİ Destekleri ( ‘Üretimci’ Sol) :

Merkez sol siyaset, tarım üretimini ve sanayileşmeyi bir arada desteklemeye özen göstermelidir.

Hizmetler sektörü de dahil, bu temel sektörleri, bir diğerine “feda etmeden”, dengeli bir kalkınma arayışının arkasındaki güç olarak tanımlamalıdır.

Ticari faaliyetin büyük bölümünün dayandığı KOBİ’leri üniversiteyle, teknoparklarla, meslek okullarını da endüstriyle daha etkin olarak ilişkilendirmelidir.

Köylüye Toprak, Gençlere İş, Emeklilere İnsanca Yaşam ( ‘Sosyal Adalet’çi Sol) :

Tarımdan verim alabilmek, ‘istihdam göçünü’ önleyebilmek, kalkınmayı yerinde yurdunda başlatabilmek için; toprak reformu vazgeçilmez bir zorunluluktur.

Atıl arazilerden başlanarak, hukuken yığılmaya veya hülleye yol açmadan düzenlenecek bir toprak reformu, ekonomiye istikrar – ülkeye de (güvenlik anlamında) huzur getirecek olgudur.

Yatırımsızlığın, plan’sızlığın, ‘sosyal boyutu unutan’ bütçelemelerin ve denetimsiz piyasa ekonomisinin arttırdığı ‘işsizliğin, merkezi / yerel yönetimlerin katkılarıyla, özel ve kamu sektörü iş birliğiyle, en aza indirilmesi, birincil hedef olmalıdır.

Öte yandan, emeklilerin sağlık hizmetinden yararlanma ve maaş durumları mutlaka ama mutlaka iyileştirilmelidir…

Bir sonraki yazımda, merkez sol ekonomi siyasetinin ülkemiz gereksinimleri ve Dünya gerçekleri ekseninde öncelemesini düşündüğüm sorunları ve çözüm önerilerini paylaşacağım…

Tüm yazılarını göster