Sigara içmeye neden başlanır?

Genç yaşlarda sigara illetine bulaşmak oldukça yaygın bir durumdur. Ve bu durum sadece bir tesadüften ibaret de değildir. Hem tütün hem de alkol, yasal olarak temin edilebilen psikoaktif maddelerdir.

Bu sebeplerden ötürü ve nispeten ucuz oldukları için, oldukça kolay bir şekilde elde edilebilirler . Bu, ebeveynlerin ve öğretmenlerin genellikle yasakladığı bir alışkanlıktır. Ve bu yasakların cazibesi de, çok sayıda genç insanın başını döndüren dürtülerin başında gelir.

Scientific Psychic dergisi tarafından yapılan bir araştırma, insanların sigara içmeye başlamasının başlıca nedenleri üzerine yoğunlaştı. Bu nedenleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Yetişkin dünyasına veya kısıtlayıcı ortamlara meydan okumak.

Bir toplumsal çevreye uyum sağlamak.

Artık bir çocuk olmadığını göstermek.

Özgür birer birey olduklarını teyit etmek.

Hayran oldukları insanların sigara içme şekillerini taklit etmek.

Kilo vermek.

Sonuç olarak, sigara içme eyleminde, ağır basan psiko-sosyal unsurlar vardır. Genellikle gençler başkalarının yanında sigara içerlerken, yalnız başlarına olduklarında bu alışkanlığı sürdürme eylemini göstermezler.

Bu gençlerin birçoğu bu alışkanlığı ilerleyen zamanlarda bırakacak olsa da, nikotin ağına bağımlı olan başka bir büyük grup daha vardır.

Bir Nefeste Göçüp Gitmek
Sigara içme eylemi ile iç içe olan bazı bilinçsiz davranışlarda mevcut. Psikoanaliz seanslarında, insanlar sigara bağımlılığını bir nevi oral takıntı olarak ifade ediyor. Bu durum, yaşamımızın yeni doğan evresine geri dönüşü temsil eder.

José Antonio Coderch gibi konunun ileri gelenleri, sigara bağımlılığını, aşırı koruyucu bir yapıya sahip olan annelerin, kendi çocuklarını oral doyum ile sakinleştirmelerine benzetiyor. Bir başka deyişle, çocuğunun kaygılarını, onlara yemek için bir şeyler vererek geçiştiren anneler ile ilgili bu durum.

Birçok insan, kendilerini endişeli hissettikleri zaman sigara içme isteğinin arttığını söylüyor. Onlara göre, sigara içmek, onları sakinleştiriyor.

Bazıları ise, içlerine çektikleri her dumanda, kelimenin tam anlamıyla hayallerini yuttuklarını dile getiriyor. Bu bağlamda sigara, hayal kırıklığına bir cevap olarak ortaya çıkıyor. Arzuyu engelleme görevine sembolik olarak katkıda bulunuyor.

Aynı şekilde, insanlar sigara içtikleri zaman, aslında aradıkları şeyin, simgesel olarak bir nebze de olsa taze hava olduğunu ifade ediyor.

Bir problemi çözmek için fikir veya maddi/manevi kaynak eksikliği, bilinçsizce sigara içmeye teşvik ediyor. Bu eylem, yeni bir fikrin ortaya çıkmasına olanak sağlamadan, bunun peşinden koşan bir harekettir.

Önce Yanıp Sonra Kül Olan Şey Ne Peki?
Birçok kadim kültür için, tütün kutsal bir bitkidir. Sezgisel olarak, bunun beyinde olumlu etkileri olan bir unsur olduğuna inanılırdı. Hafızayı uyarır, daha hızlı düşünmenizi sağlar ve ruh halinizi dengeler.

Bu kültürler ile bizimkiler arasındaki fark, hiçbir psikoaktif maddenin, tüketim çılgınlığı içerisinde yer almamasıdır. Tıpkı koka yaprağı ve benzeri diğer bitkiler için de olduğu gibi, tütün tüketimi için de belirli zamanlar ve yerler vardır.

Eskinin insanları genellikle, sınırları iyi çizilmiş ayinlerin bir parçası için bu bitkiyi kullanırlar, çakralarını daha da açmak için tütünden yararlanırlardı. Ancak Batı dünyası olaya el atınca, ortaya sadece daha büyük aptallıklar çıktı.

Eskilerden kalan bir deyiş var: “ateş olmayan yerden duman çıkmaz”. Bunu, sigara bağımlılığı olan herkese uygulayabiliriz. Dumanı her içlerine çekişlerinde, tütün, bedeni bir kül yığınına çevirir.

Sigara bağımlıların içlerinde yanan bir yangın vardır. Bu yangına yanıt olarak sigara içmeyi tercih ederler ve sorunları yerine sigaranın kendilerini tüketmesine izin verirler.

Ama burada unutmamız gereken bir gerçek daha var: sigaranın psikolojik nedenleri ortadan kalktığı zaman, nikotin bağımlılığının da ortadan kalkması daha kolay bir hale gelir. Bunun üzerinde bir düşünelim.

Sigara içme eylemi ile iç içe olan bazı bilinçsiz davranışlarda mevcut. 

Psikoanaliz seanslarında, insanlar sigara bağımlılığını bir nevi oral takıntı olarak ifade ediyor. Bu durum, yaşamımızın yeni doğan evresine geri dönüşü temsil eder.

Bu kültürler ile bizimkiler arasındaki fark, hiçbir psikoaktif maddenin, tüketim çılgınlığı içerisinde yer almamasıdır. Tıpkı koka yaprağı ve benzeri diğer bitkiler için de olduğu gibi, tütün tüketimi için de belirli zamanlar ve yerler vardır.

Eskinin insanları genellikle, sınırları iyi çizilmiş ayinlerin bir parçası için bu bitkiyi kullanırlar, çakralarını daha da açmak için tütünden yararlanırlardı. Ancak Batı dünyası olaya el atınca, ortaya sadece daha büyük aptallıklar çıktı.

Eskilerden kalan bir deyiş var: “ateş olmayan yerden duman çıkmaz”. Bunu, sigara bağımlılığı olan herkese uygulayabiliriz. Dumanı her içlerine çekişlerinde, tütün, bedeni bir kül yığınına çevirir.

Sigara bağımlıların içlerinde yanan bir yangın vardır. Bu yangına yanıt olarak sigara içmeyi tercih ederler ve sorunları yerine sigaranın kendilerini tüketmesine izin verirler.

Ama burada unutmamız gereken bir gerçek daha var: sigaranın psikolojik nedenleri ortadan kalktığı zaman, nikotin bağımlılığının da ortadan kalkması daha kolay bir hale gelir. (aklinizikesfedin.com)
 

Sonraki Haber