Türkiye İlber Hoca'sını son yolculuğuna uğurluyor
İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta tarihçi İlber Ortaylı son yolculuğuna uğurlanıyor. Ortaylı için Galatasaray Üniversitesi'nde düzenlenen törende gözyaşları sel oldu.
Prof. Dr. İlber Ortaylı, tedavi gördüğü hastanede 13 Mart 2026 tarihinde 78 yaşında hayatını kaybetti. Çoklu organ yetmezliği nedeniyle aramızdan ayrılan duayen tarihçi için bugün İstanbul'da kapsamlı bir veda programı düzenleniyor.
Galatasaray Üniversitesi'nde tören
İlber Ortaylı için ilk anma töreni, yıllarca ders verdiği ve akademik çalışmalarını yürüttüğü Galatasaray Üniversitesi’nin Ortaköy yerleşkesinde gerçekleştirildi. Sabahın erken saatlerinden itibaren üniversite bahçesinde kurulan tören alanına gelen öğrencileri, meslektaşları ve sevenleri uzun kuyruklar oluşturdu.
Törende siyaset, sanat ve spor camiasından çok sayıda isim bulundu. Törene AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahman Muhammed Uludağ, İlber Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Ortaylı'nın yakınları, akademisyenler, öğrencileri katıldı. Tören İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.
Tuna Ortaylı'dan babasına hüzün dolu veda
İlber Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı, "Bugün burada babam İlber Ortaylı'nın yaptığı bütün işler arasında en kıymet verdiği akademisyenlik mesleği için bir şeyler söylemek istiyorum. Akademik kariyeri boyunca yurt içi ve yurt dışında birçok yerde hocalık yaptı. Konferans ve sempozyumlarda konuşmaları oldu. Sadece ülke için ulusalarası akademik camiada da çok sevilen ve sayılan bir meslektaşınız oldu. Öğrencilerinden büyük sevgi ve saygıyla söz ederdi. Çalışmaya başladığı ilk yıldan itibaren burada tanıdığı farklı kuşaklardan meslektaşlarıyla yaptığı derin entellektüel konuşmalardan çok besleniyordu. Kendi genç meslektaşları için övgülerde buluyordu. Onlarla akran gibi kahkahalarla gülerdi. Hastane sürecinde etrafı kitapları, sözlükleri ve gazetelerle çevriliyken bir yandan da çıkacak kitabının tavsirini yapıyordu. Dün Kronik Kitap'taki odasına girdiğimde masanın üzerinde kalan yarım tashihi görmek içimi acıttı. Düşününce hayatını dolu dolu yaşamış ama hala yaşamaya doyamamış bu adamla baba olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçireceği çok vakit, gülünecek çok anlar vardı. Ben kendisiyle ilgili olarak bir tek bunlara hayıflanıyorum. Umarım sizler de İlber Hocayı düşününce kendisiyle yapılmamış şeylerin burukluğunu hissediyorsunuzdur" diye konuştu.