Gelen Gideni Aratmasın...

Bu gün bir gazeteci ağabeyimizin, habercilik eleştirisi başlıklı, sitem ve bezginlik dolu yazısını...

Ebru Eğinlioğlu eeginlioglu@gmail.com

Bu gün bir gazeteci ağabeyimizin, habercilik eleştirisi başlıklı, sitem ve bezginlik dolu yazısını okudum. Bazı haberlerin medyada nasıl öncelikli yer aldığından, bazılarının da nasıl 2.planda kaldığından şikayet etmiş. Eskiden habercilere nasıl arka çıktığından, onları nasıl diyaframını patlatırcasına koruduğundan bahsetmiş. Şimdi ise haberciliğin artık öldüğünü Sen de mi Brütüs sözleriyle noktalamış.

Aslında yazının kilit noktası ve özeti, yazarın cümleleri arasında saklı. Yani; habercilere eskiden sadece haberci olduğu için arka çıkmasından.....

Bu işler maalesef böyledir. Bir iş yaparsın, o işte kilit noktalara gelirsin ve seni o noktalara getiren insanları diyaframını patlatacak kadar yüksek bir perde de savunursun. Sadece senin gibi oldukları için, sana hizmet ettikleri için, senin başarında ve geldiğin noktalarda her birinin alın teri olduğu için.

Gün gelir, dengeler değişir, sen gidersin, yerine bir başkası gelir. Bu sefer onun için önemli olan insanlar, senin meydanda at koşturduğun yerlere gelir ve hakimiyeti ele alır. Onların borusu ötmeye başlar.

Niye bu işler böyle diye sorgularsan, etrafa değil, kendi yaptıklarına bakarsın. Daha önce sen bunları ekmiştin, şimdi senin yerine gelenler, kendi ekinlerini biçiyor. Mesele bu kadar basit.

Bu düzeni siz böyle kurdunuz, siz gittikten sonra da, oyun aynı kurallarla işlemeye devam ediyor. Şimdi şikayet etmeye hakkınız yok.... Vaktinde siz de böyle habercilik yapmadınız mı?

Güzel ülkemde herkes, kendine demokrat, kendine müslüman, dün alkışladığı, önünde el pençe divan durduğu insanları bu gün yargılıyor, yerin dibine sokuyor. Ondan sonra onlar gidiyor, bu sefer yeni gelenler, aynı şeyleri kendilerine yapıyor.

Adeta bir kısır döngü durumu...

Siyasette de böyle, medya da da böyle.

Ekranlara baktığımda tüm mütedeyyin kanallarda Türkçe’ yi bile doğru düzgün kullanamayan, daha önce hiç görmediğimiz gazeteciler, televizyoncular boy gösteriyor. Hepsi yeni iktidarın getirdiği adamlar...En ön saflarda onlar yer alıyor. Bir gün bunlar gittiğinde yerine diğer iktidarın getirdiği zihniyet ve kalitede adamlar gelecek...Kısaca gerçekten demokrat, gerçekten samimi ve bir tarafa ait olmayan insanlar için hiç bir şey değişmeyecek.

Çünkü herkes kendine müslüman olduğu sürece, biri gelecek, diğeri gidecek. Biri diğerinden farklı ya da iyi olamayacak. Ne diyeyim bari gelen gideni aratmasın....

">

Bu gün bir gazeteci ağabeyimizin, habercilik eleştirisi başlıklı, sitem ve bezginlik dolu yazısını okudum. Bazı haberlerin medyada nasıl öncelikli yer aldığından, bazılarının da nasıl 2.planda kaldığından şikayet etmiş. Eskiden habercilere nasıl arka çıktığından, onları nasıl diyaframını patlatırcasına koruduğundan bahsetmiş. Şimdi ise haberciliğin artık öldüğünü Sen de mi Brütüs sözleriyle noktalamış.

Aslında yazının kilit noktası ve özeti, yazarın cümleleri arasında saklı. Yani; habercilere eskiden sadece haberci olduğu için arka çıkmasından.....

Bu işler maalesef böyledir. Bir iş yaparsın, o işte kilit noktalara gelirsin ve seni o noktalara getiren insanları diyaframını patlatacak kadar yüksek bir perde de savunursun. Sadece senin gibi oldukları için, sana hizmet ettikleri için, senin başarında ve geldiğin noktalarda her birinin alın teri olduğu için.

Gün gelir, dengeler değişir, sen gidersin, yerine bir başkası gelir. Bu sefer onun için önemli olan insanlar, senin meydanda at koşturduğun yerlere gelir ve hakimiyeti ele alır. Onların borusu ötmeye başlar.

Niye bu işler böyle diye sorgularsan, etrafa değil, kendi yaptıklarına bakarsın. Daha önce sen bunları ekmiştin, şimdi senin yerine gelenler, kendi ekinlerini biçiyor. Mesele bu kadar basit.

Bu düzeni siz böyle kurdunuz, siz gittikten sonra da, oyun aynı kurallarla işlemeye devam ediyor. Şimdi şikayet etmeye hakkınız yok.... Vaktinde siz de böyle habercilik yapmadınız mı?

Güzel ülkemde herkes, kendine demokrat, kendine müslüman, dün alkışladığı, önünde el pençe divan durduğu insanları bu gün yargılıyor, yerin dibine sokuyor. Ondan sonra onlar gidiyor, bu sefer yeni gelenler, aynı şeyleri kendilerine yapıyor.

Adeta bir kısır döngü durumu...

Siyasette de böyle, medya da da böyle.

Ekranlara baktığımda tüm mütedeyyin kanallarda Türkçe’ yi bile doğru düzgün kullanamayan, daha önce hiç görmediğimiz gazeteciler, televizyoncular boy gösteriyor. Hepsi yeni iktidarın getirdiği adamlar...En ön saflarda onlar yer alıyor. Bir gün bunlar gittiğinde yerine diğer iktidarın getirdiği zihniyet ve kalitede adamlar gelecek...Kısaca gerçekten demokrat, gerçekten samimi ve bir tarafa ait olmayan insanlar için hiç bir şey değişmeyecek.

Çünkü herkes kendine müslüman olduğu sürece, biri gelecek, diğeri gidecek. Biri diğerinden farklı ya da iyi olamayacak. Ne diyeyim bari gelen gideni aratmasın....

Tüm yazılarını göster