BEWARE OF THE DOG*

Bu yazıma İngilizce başlık attım. Maksat ukalalık ve özentilik değil. Başlık “ Dikkat Köpek Var” anlamına geliyor ve bugün New York’ta yaşanan gelişmeyle ”cuk” oturdu. Amerikalıların kamuoyu denetimi ve sivil toplum örgütleri fonksiyonu olarak ” Watch Dog = Gözcü Köpek” şeklinde bir deyimleri vardır. Herhalde yakında karşılığı olan bir deyim güzel Türkçemizde de yerini alır. New York Valisi Elliot Spitzer bir fuhuş çetesi üyesi olarak FBI tarafından takibe alındı ve fuhuş yaptığı tespit edildi. Bugün ( Pazartesi ) Spitzer eşini de yanına alıp suçunu itiraf etti. Amerika’da gündem bu haberle çalkalanıyor. Politikacıların fuhuş yapması o kadar önemli bir olay değil. Dünyanın her yerinde oldukça sık rastlanan bir gerçek. Ne de olsa iktidar koltuğuna oturanların iktidarı testesteron üretimini arttırmakta. Spitzer’in Farkı Neydi ? Spitzer şu anda New York valisi ve halk tarafından seçilmiş bir politikacı. Bizimkiler gibi atanmış ve ravioli skandalıyla sallanacak bir muhterem değil. New York eyaletininde 20 milyon insan yasadığına ve New York eyaletinin milli geliri 500 milyar dolar olduğuna göre oldukça güçlü bir pozisyonu var. ( Türkiye’nin milli geliri de iyimser tahminle $450 milyar ). Wall Street’in Kabusu Spritzer Bundan bir kaç yıl öncesine kadar Spritzer New York eyaleti Başsavcısıydı ( State Attorney General). Bu görevi sırasında Spitzer Wall Street’e göz actırmadı. Şimdiye kadar görulmemiş davalarla aşırı para kazanan bankacı, borsacı ve bir çok büyük holding patronunun korkulu rüyası oldu. Borsa kanalını seyredenler her hafta Spitzer’in bir bomba tahkikat haberiyle karşılaştılar. Spitzer önce Manhattan’da popüler oldu. Büyük holding patronlarıyla kapıştı ve kanuni yollardan onlarla uğrastı. Bir ara New York Borsası Başkanına yapılan ödemeleri cok bulup ona dava açtı. Başsavcı Spitzer tüm Amerika’da tanındı. Bir anlamda legal Robin Hood oldu. Ekranlarda Güçlü ve Öfkeli Konuştu Spitzer Princeton mezunu ve Harvard’dan hukuk diploması var. Bugüne kadar dalaşmaya kimsenin cesaret edemediği büyük sağlık sigortası şirketlerini fiyatlarla oynamakla suçladı.New York kenti gibi büyük politik egoların bulunduğu bir yerde, Bloomberg, Clinton ve Pataki gibi uluslararası tanınmış politikacılar arasında güçlü bir konuma geldi. TV ekranlarına her 72 saatte bir çıkıp, yeni bir skandalı açıkladı. Geçmiş Zaman Olur ki... 2004 senesinde New York Eyaleti’nin organize suçlarla mücadele komisyonunun başkanı olarak bir fuhuş çetesinin çökertilmesiyle ilgili basın toplantısı yaptı. Toplantıda 16 kişiyi cezaevine gönderirken öfke dolu ve bağıra çağıra çetenin çok kazançlı ve çok başlı yönetimini ifşa etti. Sözlerini ”Ne kadar güçlğ olsalar da sonunda fuhuş çetesiydi” diyerek bitirdi. Tam Ne Oldu ? 13 Şubat gecesi Washington’un ünlü oteli Mayflower’da Mr. Fox adına bir oda tutuldu. Mr. George Fox, vali Spitzer’in yakın arkadaşı ve siyasi kampanyasına parasal yardımda bulunan birisiydi. O gün Vali Spitzer New York’tan Washington DC’ye geçti ve Beyaz Saray’dan 300 metre uzaklıktaki 871 nolu odaya yerleşti. Vali Spitzer’in kod adı “Client 9 = 9 numaralı müşteri” ve kendisine servis veren bayanın geldiği şirketin adı “ Emperors Club VIP” idi. Otel kayıtlarına göre verilen adres Vali’nin Manhattan adresiydi. Sıradan bir çapkınlık gibi gözükse de siyasi platformunu “etik”, ahlak ve dürüstlük üzerine kurmuş bir politikacı için zorlu bir durum. Finansın Kabesi Öcünü Alır mı? Başsavcı olarak Spitzer, JP Morgan, Goldman Sachs, Merrill Lynch başta olmak üzere bir çok finans kurumuna kafa tuttu. Milyarlarca dolarla oynayan “hedge” fonlara korkulu rüyalar yaşattı. Bir kaç saat önce yüzlerce trader’den oluşan,onlarca salondan Spitzer’in başına gelenlerin ekranlara yansımasıyla ‘hurrah!!!!!” sesleri yükseldi. Uluslararası finansın Kabesi New York City’nin belalısı İlahi Adeletin taze kurbanıydı artık. Kardeşim Bundan Bize Ne ? Televole kültürünün organik yan ürünü olanlar... TV dizilerinin değirmen taşında öğütülmüş olanlar... Manşetlerin dayanılmaz hafifliği karşısında fikir sahibi olanlar... Köşe yazılarının dayanılır ağırlığının hilesine kananlar... Olur ha, belki uyanık büyük çoğunluğun arasında tek tük kalmış olanlarınız vardır. Nacizane uyarıyorum; Siz siz olun ’ahlak, etik, vatandaş, millet, Sakarya’ platformuyla bağırıp çağıranlara fazla prim vermeyin. Ekranlarda ahlak ticareti yapan ’vatandaşlara’ kanmayın. En çok bağıran, en çok öfkelenen kendi içinde kendisiyle en az hesaplaşandır.