HDP'li Buldan Bakan Soylu'ya fotoğrafla sordu: Bu fotoğrafı kim çekti ?

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan partisinin grup toplantısında konuştu. Buldan grup toplantısında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya seslenerek "İmralı'da bu fotoğrafı kim çekti" diye soru.

HDP'li Buldan Bakan Soylu'ya fotoğrafla sordu: Bu fotoğrafı kim çekti ?
A+ A-

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan TBMM'de HDP'nin parti grup toplantısında konuştu. Buldan konuşmasında eli kanlı, bebek katili bölücü terör örgütü PKK'nın İmralı'daki elebaşısı Abdullah Öcalan için sık sık "Sayın Öcalan" ifadesini de kullandı.

Buldan ayrıca "Çözüm sürecinde bizlere neler vaat edildiğini yeri ve zamanı geldiğinde açıklamazsak namerdiz." dedi.

Buldan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“İktidar hesap vermekten kaçsa da Gara’yi konuşmaya devam edeceğiz. Çünkü Gara çok önemli bir kırılma noktasıdır. AKP iktidarı Gara’de yaptıklarından da yapmadıklarından da sorumludur. Gara’den kaçıyorlar çünkü suçlular. Amaçlarının Gara’de o insnaları kurtarmak olmadığı ayan beyan ortadır. Gara’ye kendi iktidarlarını kurtarmak için gittiler. 13 İnsanı bu isyasi hesaplarına feda ettiler.

Bizim milletvekilimiz Gara’ye gitmemiştir. O tarihte nerede olduğu bellidir. Bu kara propagandanın altında nasıl kalacaklarını düşünmüyorlar mı? Bizim milletvekillerimizin Gara’de ne işi var? Erbil’e zaman zaman vekillerimiz gider gelirler.

Fotoğrafları gösteren Erdoğan’ın açıkça göz dikmiştir. Savaşınızı HDP üzerinden yürütmeyin. Aynı bakan heyetimizin çözüm sürecinde devletin ve iktidarın bilgisi, onayı ve ricası dahilinde gerçekleştirdiği ziyaretin fotoğraflarını gösterdi. Bunun adı algı yaratma çabası. O fotoğrafları keşke önce kendi genel başkanına gösterseydin. Erdoğan o süreci çok net bildiği için keşke önce ona gösterseydi.

“ÇÖZÜM SÜRECİNİ 3 AYAK ÜZERİNDEN GÖTÜRDÜK”

Biz çözüm sürecini 3 ayak üzerinden götürdük. 1 ayak İmralı, 2. Ayak Kandil, 3. Ayak da hükümet ve devlet kanalıydı.

O süreçte İmralı’da Öcalan’la yaptığımız her görüşme devletin ve hükümetin bilgisi ve onayı dahilinde yapılmıştır. İmralı ziyaretinden sonra devlet ve hükümetin onayıyla Kandil’e gidiyorduk. Görüşmenin sonucu devlet ve hükümete aktarıyorduk. Devlet heyeti ise bu bilgileri biz İmralı’ya gitmeden önce kendisi gidiyor, bu bilgileri götürüyor, Öcalan’la görüşmeleri gerçekleştiriyor, arkasından bizi İmralı’ya gönderiyordu

Sonra çözüm heyeti İmralı’ya gidiyordu, Öcalan devlet heyetiyle görüşmenin çerçevesini bize aktarıyor, devlet heyetiyle görüşme yaptıktan sonra devletin bilgisi ve onayı dahilinde oradaki PKK yetkililerine anlatıyorduk.

Görüşme trafiği böyleyken, bir anekdotu da birine kapak olsun diye söylüyorum

Bir defasında Kandil’e görüşme gerçekleştirdiğimiz sırada yukarıda 2 İHA tepemizde dolaşıyordu. Bir hareket gördüğü anda bulunduğu yeri bombalar. Ağaçların altına girdik, daha sonra toplantımızı gerçekleştirdik. Ankara’da devlet ve hükümet yetkilileri ile görüşme gerçekleştirdik. Üzerimizden İHA’lar geçti dedik, sizin güvenliğiniz için oradaydı dediler.

Bütün bunlar devletin kayıtlarında mevcuttur. Her yaptığımız görüşmeler kayıtlarda mevcuttur. Ben ne bir fazlasını ne bir eksiğini anlatmıyorum. “Soylu efendi iyi dinlesin bunları.

“SOYLU EFENDİ İYİ DİNLESİN”

Soylu efendi bak iyi dinle! Sana televizyonlarda gösterdiğin fotoğrafın hikâyesini de anlatayım. Kandil fotoğrafları PKK’den silahları bırakacaklarına dair mektupları aldığımız ziyaretlere aittir. Senin genel başkanın Erdoğan da heyecanla bu mektubu bekliyordu.

İmralı’da bu fotoğrafı kim çekti? Çekilen fotoğrafı kim bize verdi? Dolmabahçe mutabakatı fotoğrafı. Bunu da biz çekmedik. Her üç fotoğrafın da kimler tarafından çekildiği açık ve net olarak ortadadır.

Görüşmenin sonucu devlet ve hükümete aktarıyorduk. Devlet heyeti ise bu bilgileri biz İmralı’ya gitmeden önce kendisi gidiyor, bu bilgileri götürüyor, Sayın Öcalan’la görüşmeleri gerçekleştiriyor, arkasından bizi İmralı’ya gönderiyordu

Bu da Dolmabahçe mutabakatının fotoğrafı. Burada kimin nerede oturacağını belirleyen Erdoğan’dır! O süreç halklarımızın geleceği için fedakârca yürüttüğümüz bir süreçtir. Bugün de olsa tereddüt etmeden aynı fedakârlığı yaparız. Yeter ki tek bir insanın burnu kanamasın.

“ZAMANI GELDİĞİNDE AÇIKLAMAZSAK NAMERDİZ”

Ne mutlu bize ki çözüm süreci boyunca bu ülkeye cenazeler gelmedi. Ne mutlu bize ki 3 yıl boyunca yürüttüğümüz onurlu bir duruş vardı ve bunun arkasındayız. Çözüm sürecinde bizlere neler vaat edildiğini yeri ve zamanı geldiğinde açıklamazsak namerdiz.