Yeni bir Kıbrıs harekatı mı ?

Yeni bir Kıbrıs harekatı mı ?
Güncelleme:

Dışişleri Bakanı, Kıbrıs'ta var olan durumun ömür boyu süremeyceğini belirterek "Artık bundan sonra başka süreçler olacak" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, iki kez başarısız olan Kıbrıs müzakerelerinin ardından başka süreçlerin hayata geçeceğini söyledi. Bakan Çavuşoğlu, Ankara'da ağırladığı Estonyalı mevkidaşı Sven Mikser'le birlikte gazetecilerin karşısına çıktı.

Güney Kıbrıs'ın Doğu Akdeniz’de tek taraflı olarak sürdürdüğü hidrokarbon faaliyetlerine ilişkin bir soruyu Çavuşoğlu, "Kıbrıs Rum yönetiminin tek taraflı olarak burada adım atması doğru değildir. Çünkü Kıbrıs adası etrafındaki rezervlerde Kıbrıs Türk halkının da hakkı vardır" sözleriyle yanıtladı.

İsviçre'deki Kıbrıs zirvesinin perde arkasını aktaran Çavuşoğlu, "Onların planı şuydu, bu süreci 12'sine kadar uzatmak ve ertelemek. 12'sinde tek taraflı attıkları adım karşısında Türkiye ve KKTC birlikte tabii ki duyarsız kalmayacak, adım atacaktı.  Bunu bahane göstererek masadan kaçacaklardı. Bu planı biz gördük. Ama istedikleri gibi olmadı ve Crans-Montana'da süreç onların yüzünden tıkandı" diye konuştu.

Dışişleri Bakanı şöyle devam etti:

"Yani burada iyi niyet yok. Şimdi madem Türk tarafının hakkı var, bunu da kendileri söylüyor, o zaman niye çözüme odaklanmıyorsun da tek taraflı faaliyette bulunuyorsun? Ama alıştılar. 2004'te referandumda Annan Planı'nı reddettiler, ağabeyleri onları ödüllendirdi, hemen AB'ye aldılar. Şımarttılar tabii. Ne yapsalar destek buluyorlar. Şimdi orada da küçücük bir taraf üye ve Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği değil birçok süreci de tıkıyorlar. Yani esasen AB de buna çanak tutuyor işin doğrusu.

Kimler, AB içinde hangi ülkeler Kıbrıs sorununun arkasına saklanıyordu, onların gerçek yüzünü de görmeyi çok istiyordum işin doğrusu. Ama artık bundan sonra başka süreçler olacak Kıbrıs'ta. Ömür boyu bu şekilde bu süreç gidemez. Bunu da söylemek durumundayım.

Biz iktidara geldiğimiz günden bu yana herkesten bir adım önde olduk çözüm için ve hiç tereddüt etmedik, siyasi riskler de aldık. Ama bir tarafta istemiyorsan o zaman çaresine de bakmak lazım. İnşallah bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gideceğim ve burada da istişareler yapacağız yetkililerle, Sayın Cumhurbaşkanı'yla, Meclis Başkanı'yla ve siyasi partilerle birlikte ve gelecekle ilgili nasıl bir yol haritası belirleyeceğiz, bunları da istişare edip, görüşeceğiz ve kararlaştıracağız.

'Ambargo kalkmalı'

Kıbrıs sorunu her zaman önümüzde bir  engeldi. Fakat Crans-Montana'da Kıbrıs sorununun çözümünü kimin istediği, kimin  istemediği net bir şekilde ortaya çıktı. BM Genel Sekreteri de AB de bunu net bir  şekilde gördü.

AB ülkelerinin de artık Kıbrıs sorununun arkasına sığınmaması gerekiyor. 2004 yılında referandumdan sonra AB sözünü tutmadı. Şimdi KKTC üzerindeki ambargo ve kısıtlamaların bir an önce kalkması lazım.

Bu bir kere insani değil. Bu çağda bir tarafı haketmediği şekilde üye yapıyorsunuz, diğer tarafı baskı altında tutuyorsunuz. İnsani olmayan yaptırımlar uyguluyorsunuz.

Bu doğru bir şey değil ama önümüzdeki süreçte biz sadece Kıbrıs konusu değil, diğer konularda da AB ile ilişkilerimizi sürdürmek isteriz. Burada da AB'den samimiyet bekliyoruz."