Prof. Dr. Ahmet Ercan'dan 5,5'lik depremin ardından daha 7 büyüklüğünde yeni deprem uyarısı!
Hem aradığınız haberlere hızlıca ulaşabilmek hem de Haber3.com'a destek olmak için Google News'te Haber3.com'a abone olun.
Haber3'e Google News'te abone olun
Abone OlTokat'ta yaşanan 5,5 büyüklüğündeki depremin ardından jeofizik uzmanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan depremin bir "öncü" olması durumunda ana depremin 7,0 büyüklüğüne kadar çıkabileceğini belirterek risk altındaki 7 ili tek tek sıraladı.
Tokat'ta gece saatlerinde meydana gelen ve AFAD tarafından 5,5 büyüklüğünde olduğu açıklanan deprem, Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindeki sismik hareketliliği yeniden gündeme taşıdı.
Sarsıntının ardından değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, bölgedeki yapı stoğu ve fay hattının enerji birikimine dair önemli uyarılarda bulundu.
"Yıkım Eşiğinin Hemen Altında"
Ercan, depremin 6,5 kilometre gibi sığ bir derinlikte gerçekleşmesi nedeniyle Samsun'dan Erzincan'a kadar geniş bir coğrafyada güçlü hissedildiğini belirtti.
Bölgedeki yapıların dayanıklılığına dikkat çeken uzman isim, "Bölgede yıkım eşiği 5,9 ile 6,0 arasındadır. 5,5'lik bu sarsıntı, niteliksiz yığma yapılar dışında büyük bir yıkıma yol açacak eşiğin altında kalmıştır" değerlendirmesinde bulundu.
İki Kritik Senaryo: Ana Deprem mi, Öncü mü?
Ercan, bölge halkını tedbirli olmaya çağırırken önümüzdeki sürece dair iki farklı olasılığa işaret etti:
Ana Deprem Senaryosu: Eğer bu sarsıntı bölgedeki ana deprem ise, artçılar 4,5 büyüklüğünü geçmeyecek ve süreç bir ay içinde sönümlenecektir.
Öncü Deprem Senaryosu: Eğer bu sarsıntı bir öncü ise, bölgenin tarihsel kapasitesi gereği ana depremin büyüklüğü 6,4 ile 7,0 arasına kadar çıkabilir.
Risk Altındaki İller ve Bölgeler
Prof. Dr. Ercan, özellikle Erbaa, Niksar ve Reşadiye hattının oldukça gergin olduğunu vurgulayarak risk altındaki yerleşim yerlerini iki hat üzerinden sıraladı:
Batı Hattı: Amasya, Merzifon, Dodurga, Oğuzlar, Ladik, Havza ve Çankırı.
Doğu Hattı: Ordu-Mesudiye, Sivas-Suşehri, Koyulhisar, Erzincan-Refahiye ve Tercan.
Yer-Yapı Güvenlik Belgesi ve Deprem Sanayisi çağrısı
Türkiye'nin deprem gerçeğiyle ekonomik ve teknolojik olarak mücadele etmesi gerektiğini savunan Ercan, "Savunma sanayisindeki başarımızı deprem sanayisine taşımalıyız" dedi. Her bina için zorunlu "Yer-Yapı Güvenlik Belgesi" getirilmesi gerektiğini belirten uzman, dar gelirli vatandaşların ivedilikle güvenli konutlara yerleştirilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.
İşte Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'ın o açıklamaları:
Saat 3:35’te Tokat Erbaa’da M5,5 büyüklüğünde bir deprem 6,5 km odak derinliğinde gerçekleşmiştir.
Deprem kuzey Anadolu kırık kuşağı üzerinde oluşmuştur. Bu bölgedeki yıkım eşik değeri 5,9 ile 6,0 arasında değişmektedir.
Deprem eşik değerden küçük olması nedeniyle yığma taş yapılar dışında yıkıcı, öldürücü olmayacağı kanısındayım.
Burada son görülen büyük deprem 1942 M7,0’dır. Bu bölge her zaman için M6,4 ile M7,0 arasında deprem üretebilir.
Bu deprem eğer ana deprem ise ardından gelebilecek en büyük deprem M 4,5 dolayında olup artçı depremler 3 ile dört hafta sürebilir.
Eğer bu deprem bir Öncü deprem ise ana deprem büyüklüğü M6,4, ötesi M7,0’a dek ulaşabilir.
Depremin sığ olması nedeniyle Samsun, Ordu, Giresun, Sivas, Erzincan, Amasya, Merzifon’da duyulmuş olması beklenen bir durumdur. Tokatta; Erbaa Niksar, Reşadiye arası deprem bakımından oldukça gergindir.
Bu gerginlik komşu illerde Ordu-Mesudiye, Sivas- Suşehri, Koyulhisar, Akıncılar Gökova, Erzincan Refahiye Erzincan Üzümlü, Tercan’a doğru uzanırken, batıda da Amasya Merzifon, Dodurga,
Oğuzlar, Ladik, Havza, Çankırı’ya doğru uzanan alan gergindir.
Depremden korunmanın tek yolu sağlam yerde sağlam yapıdır. Bu konuda TOKİ oldukça başarılıdır. Özellikle dar gelirli Yurtaşlarımızın TOKİ konutlarına göçmelerini öneririm.
Türkiye’de yıkılmaz yapılar için mutlaka her yapı için: yer-yapı güvenlik belgesi istenmeli ve tapuya işletilmelidir.
Türkiye her beş ile altı yılda bir yıkıcı deprem görür. 6 Şubat 2023 yılından beri Türkiye yıkıcı deprem görmemiştir. Türkiye’nin yıkıcılık eşik değeri ortalama M6,4’den sonra başlar.
Deprem Tanrı’ya yakarmalarla bitmez, bilimsel, ekonomik, önlemler ve uygulamalarla deprem dokuncalarını en aza indirebiliriz. Tıpkı Japonya ve Amerika’da olduğu gibi.
Türkiye’de bir kişinin depremden ölmesinin Türkiye Cumhuriyeti’ne maliyeti 1.250.000 $ ile 2.300.000 $’a mal olduğu unutulmasın.
Anadolu’da depremler on milyonlarca yıldır olmaktadır, olmayı da sürdürecektir.
Türkiye nasıl savunma sanayinde başarılı işler yapıyorsa, deprem sanayisinde kurup yapıları ve yaşamları kurtarırken teknolojik ürünleri de yurt dışına satmalıdır.
Tokat’a geçmiş olsun.
Bu Haberleri Kaçırma...
Hem aradığınız haberlere hızlıca ulaşabilmek hem de Haber3.com'a destek olmak için Google News'te Haber3.com'a abone olun.
Haber3'e Google News'te abone olun
Abone Ol