Anayasa ve Sistem

Daha iddialısı ne olabilirdi ki: Yeni Anayasa masada…

Tarihe ara verecek makineyi icat ettik!

O kadar öyle ki, bilenler, söylüyor: Anayasa ancak, “Yenilenebilir”.

Ve en kapsamlı da olsa bir Yenilemenin sınırı; değişmez maddelerdir.

Buna karşın, “Vatandaşlık” ve “resmi dil” dahil, Komisyon’un özgül ağırlığı, kendisini o sınırlarda “hissettirmektedir”.

Tarih mi durdu?.. Bir var-oluş mücadelesi mi yaşandı?.. Kurucu Meclis nerede?

Bilinir: Kültürel mazisi olan devletlerde Anayasa’nın DNA’sı referanduma açılmaz.

O arada, Anayasalar, hayatın ihtiyaçlarına karşılık olarak, elbette, yenilenebilir…

Bütünlük korunarak farklılıklar, Birlik içinde bireysel haklar dengelenebilir…

Bir başka maddi gerçeklikse “sosyal devlet”in başlığa çekilmesini dayatıyor; siyaset bunu ‘unutuyor’;

TBMM aritmetiği ise Referandumu özendiriyor olabilir, örneğin, Başkanlık için referandum bir ihtimaldir.

Mekanik anlamda itirazın tutamağı zor, deneme-yanılma ile geri dönüş daha da zordur.

Başkanlık yolundan, Federasyon direnci yumuşar, güçler ayrımı sertleşir;

Vites değil motor değişikliğidir, büyük maliyettir; buna karşılık;

Sistemle başlayıp rejimle bitebilecek herhangi bir açılımda,

% 1 karşı oyun bile nitelikli sayılması, ‘yerindedir, doğaldır…

“Biz” doğallaşma, olağanlaşma, normalleşmeyi arıyoruz…

Yanlış yerden tutuyoruz!

5,5 yaşında bebelerin ilköğretime gitmelerinin neresi doğaldır?

Silah bırakmayan terör örgütünün muhatap alınmasının neresi olağandır?

Medyanın tek-tipleşmesinin, özelleştirmenin yabancı tekel yaratmasının neresi normaldir?

Şu bir mutlak gerçek: Bizi bu noktaya Anayasa’nın temel ilkeleri getirmedi.

Kalkınmayı köyden başlatmak da dahil, ideallerimizi gerçekleştiremedik.

O nedenle, sitemimiz bu sisteme, itirazımız bu düzene olmalıdır…

İşler bir sistem, hakça bir düzen!..

İş, aş, toprak sağlayan bir düzen… Çalışanı ezdirmeyen, üreteni bezdirmeyen…

Endüstrisi eğitimle beslenen bir sistem… Vergi adaleti olan, geliri hakça dağıtan…

Gerçekten, yasası, yapısı ve işleyişiyle demokrasi böyle bir alt yapıda yükselebilir.

“Cumhuriyet öğretmenleri” denklemi doğru koymuşlardı, sonucu biz yanlış okuduk!

Cumhuriyet azalırsa, demokrasi çoğalmaz, demokrasi azalırsa, Cumhuriyet gönenmez.