Kim Kimi Öpüyor ?

Suriye konusunda son aylarda yazdıklarım arşivde. Sloganlarla düşünen bir toplumuz. İdeolojiye göre fikir oluşturan ahali olduk.  Facebook sosyal medyasının deyimler ve güzel sözlerden taşması bu olgunun en güzel göstergesi.

Medya’da Analitik Düşünme Yok:

Suriye’de aylardır devam eden ciddi bir kriz var. Türkiye uçağının düşürülmesi krizi Türkiye açısından başka bir aşamaya taşıdı.

Etraflı ve dikkatli düşünmek zorundayız. Bakıyorum bu konuda fikir beyan edenler tamamen kendi ideolojilerine göre yorumlarda bulunuyorlar. AKP ve Erdoğan karşıtı olanlar hükümeti yetersiz güçsüz ve aciz göstermek yarışında. O kadar ki bazıları Kıbrıs savaşı, Kore savaşını bile örnek göstererek dijital tamtam müziği yapıyor.

boks546.jpgDolduruşa Gelmeyin:

Sloganlarla konuşan toplumlar komplo teorileriyle düşünürler. Tartışmalar bitmez. Türkiye her zaman yabancı istihbarat örgütlerinin oyun alanı olmuştur. Karakaşından kara gözünden değil oturduğu mahalle itibarıyla Türkiye yabancı ajanlar için cazibe merkezidir.

Bu cazibeye Türkiye medyasının tarihsel yabancı güçlerle organik işbirliği eklenince kimin kimi öptüğü belli olmuyor.

Ever ABD için Türkiye kritik bir ülke ve çıkartılan haberlere göre CIA ajanları Güney Doğu’da ‘cirit atıyor’. Doğrudur. Ama emin olunuz İran’ın ve Suriye’nin ‘cirit atanları’ Jonileri üçe katlar.
İstihbarat bağlantıların medya uzantıları da aynı şekilde orantılı

Suriye Konusunda Oyuncuları Tanıyalım:

Unutmayalım Suriye Esad’nın babasından bu yana Sovyet uydusuydu. Bunun nedenleri Esad’ın Suriye’de ki azınlık Alevi grubunla Suriye’yi yönetmesi ve ABD’nin evladı İsrail’e karşı denge oluşturmasıydı. Sovyetler bitti ama geleneksel ilişkiler ve silah ticareti bitmedi. Kaldı ki Batı ve NATO İsrail ve Türkiye’ye tehdit unsuru olduğundan Suriye’ye zaten silah satmıyordu.

Sovyetlerin ölümü ve İran’da İslami rejimin doğuşu Suriye için İran dostluğunu birazda mezhep ilişkisiyle pekiştirerek mantık beraberliğine taşıdı.

İran’ın Amerika’yla kendi tarihsel hesaplaşması ve İslam dünyasında lider görünmek için sürdürdüğü anti-İsrail retoriğiyle İran Amerika’nın kimyasını başarılı bir şekilde bozdu. Sürekli olarak nükleer tehdidi gündemde tutan İran Amerika’yı iyiden iyiye germiş durumda. İran açısından başarılı bir dış politikadır.

Fırsat Bu Fırsat:

Amerika Arap Baharıyla bir fırsat yakaladı. İran’ın dostu, İsrail’in düşmanı, Rusya’nın arkadaşı Esad’ı gönderme ve daha demokratik bir rejim oluşturma. Üstelik ABD’nin yakın dostu ve müttefiki Türkiye’de Suriye’nin komşusu ve Türkiye’nin kendine göre başka hesapları var.

Şimdi oyunculara bakarsak: ABD’nin yeni bir savaşa hele hele İran gibi büyük bir ülkeyle savaşacak gücü yok. Ekonomik olarak sürünüyor. İran’ın ABD’yi askeri olarak yenmesi mümkün değil, İran’da halk ekonomik olarak sefalet içinde.

Bu anlamda ABD ve İran Suriye’de aracılar üzerinden savaşmakta. Suriye İran’ın Türkiye’de ABD’nin boksörü konumunda. Konunun dar çemberi bu şekilde oluşuyor. İkinci çemberde ise İsrail, Rusya ve Çin bulunmakta. Rusya ve Çin ABD’nin hamlelerini global denge olarak izleyip karşı hamle içindeler. İsrail ise Lübnan ve Golan’da kendisine yıllardır kafa tutan Esad rejiminin bitmesi arzusunda.( Her iki çemberde olmayan fakat kupa papazı olarak bekleyen Fransa’yı unutmayalım)

Amerika için fırsat bu fırsat.

Türkiye İçin Fırsat Ne?

Gözden kaçan, Türkiye’de Sünni geleneğine bağlı bir iktidarın olması. AKP Alevi kökenli Esad iktidarına sıçak bakmıyor. Öte yandan yıllardır dengeli komşuluk ilişkisi yürütülen bir İran bulunmakta.

Yıllarca Türkiye’yi Sovyet baskısına karşı korumuş NATO üyeliği ve tercihini bu güne kadar Batı’dan yana koymuş bir Türkiye bulunmakta.

Şimdi Amerika düşmanlığı, NATO karşıtlığı yaparak Türkiye’yi savaşa sokmaya çalışan süper zekâlılara dikkat edelim. AKP düşmanı olanların Suriye karşısında aciz kalındığı provokasyonuna kapılmayalım.

AKP ve yönetenleri belki Türkiye’yi bölgede daha fazla söz sahibi yapmak istiyorlar ama manevra sahaları kısıtlı. Bugüne kadar elde ettikleri ekonomik başarıların son analizde batı kaynaklı yatırımlardan geldiğinin bilincindeler.

Amerikan seçimlerinden önce büyük bir askeri operasyon beklemeyelim. Hava savunma sistemleri ABD’nin bile çekindiği Suriye’ye karşı bir askeri girişim yanlış olur. Suriye bir Kore ve ya Kıbrıs değildir. Kardak kayalığı hiç değildir.

Suriye’nin içinden gelen istihbarat Esad’nın kontrolü giderek kaybettiği kendi aşiretinden bazı komutanların ölesiye çılgın hareketler içinde olduğu doğrultusunda.

ABD seçimlerinden önce Esad’nın kendi vatandaşları tarafından bertaraf edilmesi üzerine kurulmuş strateji şu anda geçerli strateji. Eğer Esad o zamana kadar ayakta kalırsa ABD ve Türkiye birde yukarıda sözünü ettiğim çemberlerin dışında duran fakat ‘koz kart’ olarak bekleyen Fransa ortak askeri operasyon düzenleyebilir. Bu da Türkiye için iyi bir gelişme olmaz.

27 Haziran 2012