Siyaset ve İnsan

Bir düşünüş biçimi olmak kadar eylem planıdır, siyaset.

Ne ki, Türk siyaseti, genelde tek boyutlu, uygulamada, kalıpçıdır.

İlkesel bütünlük ve söylemsel tutarlılığı kastetmiyorum; o zaten olmazsa olmazdır.

Fakat daha çok olaylar, çevre ve dış dünya ile ilişkiler açısından katılıktan dem vuruyorum.

Böyle bir durum yenilenme, yeni koşullara uyum ve yanıt açısından da bir eksikliktir.

Siyaset, elbet bir moment sorundur ama esneklikten yoksun olursa, kapalı sistem yaratır.

Kapalı sistem dengeye ulaşamaz, ya çatlar ya patlar…

Buna karşılık içinde çok zıt düşünüşlerin dolaştığı gevşek yapılar da çözüm odaklı değildir.

Tam tersine, böyle yapıların kendisi bir sorun haline gelir ve topluma kendi dertlerini taşıtır.

Öyleyse siyaset, dinamik, dengeli, tutarlı, ilkeli, esnek ve enerjik olmak durumundadır.

Bu bir yapı-süreç çözümlemesidir.

İnsanı çıkar at, geriye siyaset de kalmaz... O zaman -ve her an-  malzememiz insandır.

İnsanı, ödülü ve eğitimini kendi içinde barındıran siyaset yapısının başat unsuru olarak biliyoruz.

Ve bu çağda daha çok, siyaseti insanın içine değil, insanı siyasetin içine yerleştiriyoruz…

Okuyan, araştıran, ülkesinin meselelerini ve Dünya’daki gelişmeleri kavrayan bir insan!

O dinamik, dengeli, ilkeli, esnek ve enerjik siyasal anlayışın en tutarlı müttefikidir.

Böyle bir sosyal profil, toplumsal zeminde türer, Parti siyasetini hem belirler hem aşar.

Dar kalıplara girmeyen, doğmalara sığınmayan, demokrat insanların toplumu oluşur.

O toplum, Partileri de belirler, demokrasiyi de yaşatır, varlıklarını da korur.

Bizde Partiler; lider sultasını açıklarcasına, tek bir olguya odaklanma refleksine sahiptirler.

Eğitim düzeyinin yetersizliği, okulda kalma yıllarının yetmezliği ve kültürel yozlaşma…

Sloganla karnını doyuran, televizyon karşısında gerçeklere gözlerini yuman toplumu..

Alır, rastlantısal olarak siyasette dağıtır; orada un ufak eder; idealleri de ezer, geçer.

Okuyan, sorgulayan insanların bileşimi ne kadar azsa;
Partilerin “devletleşme” eğilimi ile “Başkanların” tiranlaşma olasılığı o denli artar…

Evet, siyaset, bir insan sorundur.

İnsansa, yaptıklarının ve yapmadıklarının hasılatıdır.