Osmanlıspor - Galatasaray: 1-3
Tarla kavgası katliamla bitti !
Diyarbakır'da Atatürk heykeline saldırı !

Adet düzensizliği cildimizi nasıl etkiliyor?

Dermatoloji Uzmanı Dr. Ahmet Günay'dan öneriler...

A+ A-

Kadınlarda sık sık rastlanabilen adet düzensizlikleri ve hormon bozuklukları cildimizi etkileyen en önemli faktörlerden. Adet zamanlarında yağlanmaların, sivilcelerin ve vücutta kıllanmanın artması da en sık rastlanılan şikayetler. 

Östrojen, testosteron ve prolaktin, tiroid ve yine bir hormon hastalığı olan diyabet de farklı şekillerde cilde yansıyor. Ciltteki bozulmaları giderebilmek için dermatoloji bilim dalının jinekoloji ve endokrinoloji ile birlikte çalışması şart.    

Östrojenin azalması 

Gençlik döneminde bu durum yağ salgısının artmasına, menopoz döneminde ise tam tersi derinin kuru ve parşömen gibi görünmesine neden olur. Gençlik döneminde dengesiz salgılanan östrojen cildi yağlandırır. Akneler ve siyah noktalar kendini gösterir. Fazla salgılanan yağ, ölü hücreler, kirler ve tozlar karışıp cilde yağlı bir görünüm verir.    

Bu durumda biz dermatologların mutlaka bir jinekolog hekimin konsültasyonuna ihtiyacı var. Yapılacak hormon tetkikleri ve ultrason muayenesi hormonal bozukluğun nedenini belirler ve dermatolojik tedavinin yanında hormon tedavisi de gerekebilir. Hatta bazı hastalarda sadece hormon preparatları ile dahi iyileşme görülebilir. Adet bozukluklarına bu yaşlarda neden olan genellikle polikistik over, yani çok sayıda kist içeren yumurtalık dokusu hastalığı.

Menopoz döneminde östrojen hormonunun azalması, cildin yaşlanmasına, kuru ve kırışık bir görünüm almasına neden olur. Bu tip şikayetler uyguladığımız botoks, vitamin enjeksiyonları ile giderilebiliyor. Bunların dışında yaşa ve sağlık durumuna göre alınacak hormon preparatları varsa bunlardan faydalanmak da etkili bir çözüm oluyor. Bu gibi durumlarda cildi nemlendirmek için yağlı nemlendiriciler kullanmak ve bol su içmek de gerekiyor.

Testosteron ve prolaktin fazlaysa

Diğer hormonlardan testosteron ve prolaktin fazlalığında yine yağ bezleri ve kıl kökleri uyarılır, yağlanma ortaya çıkar. Bu durumda sivilcelerin artması daha çok genç erkeklerde görülen bir durum. Yine testosteron artışında görülebilen saç köklerindeki yağlanma saç kaybı ve saç kökü ölümlerine neden oluyor. Androgenetikalopesi adını verdiğimiz, daha çok erkeklerde görülen ancak kadınlarda da rastlanan saçlı derideki açılmalara neden olur. 

Testosteronun bir türevi olan DHT’nin (dihidrotestosteron) saç dökülmesinin en önemli sebebi olduğu kanıtlandı. Bu hormonun oluşumunu engelleyen ilaçlarla bu konuda çok başarılı sonuçlar alınmaya başlandı. Bu tür saç dökülmelerinde yardımcı olarak şampuanlar, losyonlar ve saç köküne uygulanan vitamin enjeksiyonları da bu şikayetin giderilmesine yardımcı oluyor.

Tiroid hormonu

Tiroid hormonunun az ya da çok çalışması da cildimizi yakından ilgilendiriyor. Çok çalıştığında ciltte ve tırnaklarda incelme, tırnak kırılması ve saç dökülmesi, az çalışmasında ise ciltte kalınlaşma, sertleşme yine saç dökülmesi ve tırnakların tabaka tabaka kalkması görülebiliyor. Bu durumlarda dermatolojik tedavinin yanında bu hormonu dengeleyecek ilaçların alınması da önem taşıyor. Diyabet ve cilt lekeleri Yine bir hormon hastalığı olan diyabet (şeker) yaraların iyileşmesini geciktirir ve tırnak bozukluklarına neden olur. Bir diğer önemli konu da deride oluşan lekeler. Bu lekelerin hamilelik ve doğum sonrası oluşması hormonlarla ilişkisini gösteriyor aslında. Koyu renk lekelerin tedavisinde uygulanan peeling ve lazer işlemlerinin yanında tiroid, östrojen gibi hormon bozukluğunun tedavisi şart. Hormonların düzensiz çalışmasının ciltteki olumsuz etkileri yadsınamaz. Bu nedenle cilt hastalıklarının birçoğunda dermatoloji bilim dalının jinekoloji ve endokrinoloji ile birlikte çalışması gerekiyor.