• Hollywood filminde inanılmaz Erdoğan detayı
  • Lise cinayetinin ardından satanist örgüt çıktı
  • İstanbul'da dev operasyon ! Giriş çıkışlar tutuldu
  • Erdoğan'dan AK Parti'ye referandum talimatı
  • İŞSİZLİK RAKAMLARI AÇIKLANDI
Haluk Özdalga

CHP-MHP-HDP koalisyonu olur mu ?

     Seçimlerden hemen sonra pazartesi akşamı, Mehtap TV'de yoğun izleyicisi olan Akıl Defteri programına katıldım. Şimdi ne olacak sorusuna verdiğim cevap şöyle oldu: Büyük ihtimal Kasım başında erken seçim, daha az ihtimal AKP-CHP koalisyonu.

     Bazı seyirciler bu yoruma katılmadı. Farklı düşünenlerin çoğu, CHP-MHP-HDP koalisyonu öngörüyordu. Medyada köşe yazarları arasında da bu çözümü savunanlar var. Bu üç parti, gerekirse biri veya ikisi hükümete girmeden dışarıdan destek versin, AKP'yi iktidarın tamamen dışında tutsun diyorlar.

     Sanıyorum pek çok insan, olmasının arzu ettiği şey ile mümkün olanı karıştırıyor. Tabii bu insani bir yanılgı. Ama siyasette gerçekleri doğru tespit etmek her zaman daha iyidir.

     Aslında, AKP dışında bir hükümet kurulmasını en çok arzu edenlerden biri de benim. Ama bunun tek yolu olan CHP-MHP-HDP ortaklığı uzak bir ihtimal. Başta Devlet Bahçeli MHP'nin üst düzey sözcüleri, içinde HDP olan bir beraberlik içinde asla yer almayacaklarını açıkladı. Ama bazı gözlemciler ısrar ediyor, Bahçeli fikrini değiştirsin diye bekliyor.

     Bugün MHP kimliğini oluşturan en önemli unsur, Kürt siyasi hareketine karşı olmak. MHP'nin kendi kimliğini kaba bir şekilde yaralayacak bir oluşum içinde yer almasını beklemek gerçekçi değil.

     MHP açısından başka riskler de var. 1999-2002 arasında Bahçeli, DSP lideri Bülent Ecevit Başbakanlığı'nda bir koalisyona katıldı, ama bunun bedelini ağır bir şekilde ödedi (57. hükümet). 2002 seçiminde baraj altında ve meclis dışında kaldı. Üstelik rahmetli Ecevit, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na kıyasla, daha tecrübeli ve daha güven veren bir siyaset adamı idi.

     Bu noktada küçük bir hatırlatma yapalım. Bahçeli'nin, 57. hükümeti yıkan kişi olarak Kemal Derviş'i gördüğünü biliyoruz. Derviş'in, yabancı bir devlet tarafından özel olarak görevlendirildiği yolunda Bahçeli'nin ağır sözleri var. Kılıçdaroğlu ise, CHP hükümetinde Derviş'e görev vereceğini açıkladı!

     Eğer CHP-MHP-HDP ortaklığı kurulursa, 276 üstünde 18-20 oy desteğiyle ayakta duracak. 80 kişilik HDP grubu homojen değil ve içinde farklı alt gruplar var. HDP üzerindeki etkisi iyi bilinen merkezler, AKP'nin de tahrikiyle, 20 HDP'li milletvekilinin MHP'li hükümeti düşürmesini her an sağlayabilir.

     Bahçeli tecrübeli bir siyasetçi. Bunları görmemesi mümkün değil. HDP üzerinde etkili merkezlerin ipine bağlı bir hükümetin içinde yer almayı kabul etmesini tasavvur edemiyorum.

     AKP-CHP koalisyonu ihtimalini artıran başka nedenler de var. Kılçdaroğlu ağır bir seçim yenilgisi aldı. İktidar partisinin korkunç yanlışlar yaptığı ve 10 puana yakın oy kaybettiği bir ortamda, ana muhalefet olarak oy artırmak bir yana, oy kaybetti. İktidar ortağı olamazsa koltuğu tehlikede. O nedenle hükümete girmeye çok hevesli.

     Benzer şekilde Ahmet Davutoğlu da, eğer bir koalisyon hükümetinde Başbakan olursa, Tayyip Erdoğan'a karşı bağımsızlık kazanma denemesi için elverişli bir durum elde etmiş olacak.

     AKP açısından CHP, MHP'ye göre daha uygun bir koalisyon ortağı. Daha önce AKP, Kürtler arasında açık ara birinci parti idi. 7 Haziran'da Kürtlerden aldığı destek şiddetli bir düşüş sonunda %30'a indi. Bu da yaklaşık %5 oya karşı geliyor. AKP eğer MHP'yle koalisyon yaparsa, %3-4 civarında oyu daha HDP'ye kaptırabilir.

     AKP (pardon, Erdoğan) için bir başka önemli konu, Cemaat mensuplarına (veya öyle olduğu farz edilenlere) karşı yürütülen hukuk ve vicdan dışı intikam savaşı. MHP bu kadar hukuksuzluğa göz yummaz. Geçtiğimiz dönemde CHP meclis grubu içinde, az sayıda istisna dışında çoğunluğun tutumu, "onlar da çok yanlış yaptı, cezalarını çeksinler" deyip olup biten rezillikleri görmezden gelmekti.

     Erdoğan, yeni CHP grubu içinde işbirliğine daha yatkın vekiller bulabilir. AKP ve Cemaati bitirme planının mimarı Albay Dursun Çiçek, şimdi CHP İstanbul milletvekili. Erdoğan onu, paralel yapıyla mücadeleden sorumlu Devlet Bakanı yapabilir! O olmazsa, yeni CHP grubu içine bu konuda hizmet verecek çok sayıda başka yeni çiçek var. Peki böyle bir koalisyon CHP'yi bitirmez mi? O ayrı bir konu. Bazen insanlar kendi ipini çeker!

     Unutmayalım, AKP-CHP koalisyonu, sadece eğer koalisyon olacaksa birinci seçenek. Asıl büyük ihtimal, Erdoğan'ın ilk tercihi olan erken seçim. TBMM başkanlık divanı oluştuktan sonra 45 gün boyunca Erdoğan hiç renk vermeyecek, elini belli etmeyecek, bir taraftan da sürekli kamuoyu araştırması yapacak. Eğer AKP'nin 3-4 puan yükseldiğini görürse, erken seçim düğmesine basmak isteyecek.

    Son olarak, muhalefet partilerine naçizane bir önerim var. Koalisyon müzakereleri konusunda tutumlarını hızla belirlesinler ve görüşme turlarını süratle sonuçlandırsınlar. Öylelikle, Erdoğan'ın hareket alanı biraz daralmış olur.

     Türkiye ağır bir kriz içinden geçiyor. Bu kriz maalesef kısa sürede bitecek gibi görünmüyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Haber3Group © 2001-2017 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Portalı Yazılımı ve Teknik Destek: CM Bilişim. Vargonen Hosting & Cloud sunucuları üzerinden yayın yapmaktadır.
Kullanım Şartları  |  Reklam  |  İnsan Kaynakları  |  Künye  |  Bize Ulaşın  |  Site Haritası  |  RSS