Almanlar'dan Türkiye'ye küstah tehdit
Adana'da düşen uçakla ilgili şok gerçek !
Serviste ölen Alperen'in okulu kapatıldı

''Kilo vermeliyim'' fikri hayatınızı zehir etmesin

Özellikle bizi mutlu eden yiyeceklerden vazgeçmek, diyet yaparken yaptığımız en büyük hatalardan biriymiş.

A+ A-

"Son beş yılda herhangi bir yöntemle kilo vermiş, ancak verdiği kiloyu en az beş yıl korumuş birey sayısının oldukça az olduğu görülüyor. Bu sorunun birçok nedeni bulunuyor. Kişiye özel hazırlanmamış ve kilo korumaya yönelik olmayan yöntemlerin popülerliği, bunun en önemli nedeni olarak sayılıyor. Ayrıca çalışma hayatının besin seçimimizi negatif yönde etkilemesi, çok sayıda restoran açılmasıyla ev dışında yeme sıklığının artması ve yüksek kalorili yiyeceklerin servis edilmesi de kilolardan kurtulamamamızın önemli nedenleri arasında.” Bunlar, Fark Etmeden Diyet Beslenme ve Eğitim Danışmanlığı’ndan Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez’in fikirleri.

Dönmez, özellikle bize zevk veren şeyleri kısıtlamanın veya beslenme programından çıkarmanın ne kadar hatalı olduğuna da değiniyor. Ve ufak detaylara dikkat ederek her şeyi yiyebileceğimizin ama kilo almayacağımızın müjdesini veriyor. İşte Dönmez’in verdiği örnekler ve paylaştığı öneriler... “Bu açıdan baktığımızda iki soru aklıma geliyor. Neden bireyler kilo korumaya teşvik edici olmayan yöntemlerle hâlâ uğraşıyorlar? Neden kilolu bireyler her seferinde bilinen bu acı hüsranı yaşıyorlar? Bu karmaşık soruların yanıtları açıkçası oldukça basit: Kilo verme dürtüsü altında yatan psikolojik gerçekler. Çünkü kilolu bireyler için kilo vermek, ‘yemek yenmediğinde’ kendiliğinden ve kolayca gerçekleşen doğal bir durumdur. Veya kilolu bireyin, tavsiye edilen hatalı bir popüler diyet sistemiyle kilo vermiş birini gördüğünde, kendisinde hemen o sistemi uygulamak istemesi de aynı şekilde kaçınılmaz olarak olumsuz sonuçlanır. Beslenmeden çıkarılan bol karbonhidratlı yiyecekler; ekmek, pilav ve makarnalar, diyete eklenen bol yağlı proteinli yiyecekler olan et, balık tavuklar... Sonuç, hızlı verilen kilolarla oluşan müthiş değişim ve ardından o sisteme uzun süre adapte olunamayarak hızla geri alınan kilolardır.”

Doğru diyet nedir?

Önemli noktalara parmak basmaya devam ediyor Selahattin Dönmez: “Beslenme bilimi, ‘doğru diyet’i tanımlamakta her zaman zorlanmıştır. Şişmanlığın tedavisini 15 yıldır bire bir uygulayan bir beslenme uzmanı olarak klinik deneyimlerim şunu gösteriyor: Doygunluğu sağlamayan bir beslenmede zayıf görünmek uğruna aç kalınarak verilen kilolar, sonunda muhakkak geri alınır. Zayıflamaya sadece, günlük aldığımız kalorinin harcadığımız kaloriden az olmasının etkisi vardır. Bu durumda birey, günlük zayıflamaya etken olacak kaloriyi sağladığı sürece pizza, makarna, alkol, tatlı, çikolata ve kebap yiyerek de kolaylıkla zayıflayabilir. Bu sitemin temel amacı, evde, restoranda, fast food besin sunan zincirlerde, kafelerde ve self servis kahve dükkânlarında neyin tercih edilmesi ve neden uzak durulması gerektiğini bireye öğretmektir. Böylece gerçekten kilo almaya neden olan fazla kaloriyi ‘fark etmeden azaltarak’, sağlıklı ve kalıcı kilo vermek mümkündür. Diyet aktivitelerine ek olarak; haftada dört kere, orta tempoda en az 60’ar dakikalık yürüyüş de gerekli ve yeterlidir. Kilo verdikçe bu süreyi 5-7 dakika arasında uzatmak, özellikle basen ve karın bölgesindeki yağların erimesini ve daha fazla incelmeyi sağlayacaktır. Bu nedenle bireye doyum sağlayan, sevdiği besinleri yiyebildiği, sosyal hayatına uygun ve ‘yediği yiyeceğin miktarını’ öğreten bir beslenme modeliyle kilo korunması, yüzde 99.9 başarıyla sonuçlanmaktadır.”