Polis Türkiye'yi kana bulayan canlı bombanın peşinde

Polis Türkiye'yi kana bulayan canlı bombanın peşinde
Güncelleme:

10 Ekim katliamı davasına yeni giren belgeye göre emniyetin Hasan Hüseyin Uğur isimli IŞİD’li canlı bombayı arama çalışmaları sürüyor.

Dava dosyasına yeni giren belgeye göre emniyetin Hasan Hüseyin Uğur isimli IŞİD’li canlı bombayı arama çalışmaları sürüyor.

Uğur’un Irak ya da Suriye’deki çatışma bölgelerinde olduğu düşünülüyor. Ayrıca katliamı gerçekleştiren Adıyamanlı canlı bomba Yunus Emre Alagöz’ün parmak ve avuç izlerinin kaydının emniyette olmadığı anlaşıldı. IŞİD üyesi Kasım Dere’nin ise parmak ve avuç izleri paylaşıldı.

IŞİD’li canlı bombaların Ankara Tren Garı’nda gerçekleştirdiği 10 Ekim katliamına ilişkin firari sanıklar yönünden Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden davanın 6. duruşması bugün görülecek. Duruşma öncesi mahkeme heyetinin Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü’nden IŞİD üyelerine ilişkin istediği bilgiler de girdi. Terörle Mücadele Şube Müdürü Uğur Tayfun Göngür’ün mahkemeye gönderdiği belgede canlı bomba olabilecek Hasan Hüseyin Uğur’u arama çalışmalarının sürdüğü ortaya çıktı.

“ŞAHSIN YAKALANMASI MÜMKÜN OLMAMIŞ…”

ANKA'da yer alan habere göre; belgede, Uğur hakkında “3 adet silahlı terör örgütüne üye olma, tasarlayarak adam öldürme ve canlı bomba kimliği bulundurma suçlarından arama kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. Çevreden yapılan araştırmada, Hasan Hüseyin Uğur isimli şahsın halen Irak/Suriye çatışma bölgelerinde bulunduğu ve DAEŞ (IŞİD) terör örgütü içerisinde aktif faaliyet gösterdiği şeklinde bilgilere ulaşılmış, şahsın ilimizde olduğuna dair somut bilgi ve belge elde edilememiş, şahsın yakalanması mümkün olmamış, şahsı yakalamaya yönelik çalışmalar devam ediyor” denildi.

CANLI BOMBA ALAGÖZ’ÜN KİMLİK VE PARMAK İZİ KAYDI YOK

10 Ekim katliamını gerçekleştiren canlı bombalardan Adıyamanlı Yunus Emre Alagöz’ün parmak ve avuç içi izlerinin emniyet arşivlerinde olmadığı da davaya giren belgelerden anlaşıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkan Yardımcısı Kabin Apaydın’ın mahkeme gönderdiği belgede Alagöz’ün Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü, Kimlik Tespit Büro Amirliği, Otomatik Parmak ve Avuç İzi Teşhis Sistemi’nde kaydının bulunmadığı belirtildi. IŞİD üyesi Kasım Dere’nin ise fotoğrafıyla birlikte parmak ve avuç izleri mahkemeye sunuldu.

“IŞİD EMİRİNİN İSTANBUL’DAKİ DERNEKTE ÜYELİĞİ ÇIKMADI”

Bir önceki duruşmada verilen ara kararda İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü’ne IŞİD'in Türkiye emiri İlhami Balı’nın Hayır ve Ensar Derneği’nde çalışıp çalışmadığı, üye olup olmadığı ve bu dernek hakkında IŞİD terör örgütü kapsamında işlem yapılıp yapılmadığı hususunda bilgi istenmişti. İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü, mahkemeye gönderdiği cevap yazısında Hayır ve Ensar Derneği’nin 25 Aralık 2012’de kurulduğunu, 8 Mayıs 2015’te fesih edildiğini belirtti. Valilik, Balı’yı OHAL KHK’ları ile kapatılan ve FETÖ/PDY ile ilişkili olabileceği değerlendirilen derneklerin yönetim ve denetim kurullarında araştırdığını ve herhangi bir tespitte bulunamadığını kaydetti.

NE OLMUŞTU ?

Ankara Tren Garı kavşağında siyasi parti ve emek meslek örgütlerinin çağrısıyla düzenlenen Barış Mitingine 10 Ekim 2015 saat 10:04’te IŞİD tarafından çifte canlı bomba saldırısı düzenlenmişti.69 kişi olay yerinde, toplamda 103 kişi ve iki saldırgan hayatını kaybetmiş ve 500’den fazla kişi de yaralanmıştı.

Saldırıyla ilgili iddianame 13 Temmuz 2016’da kabul edilmişti. 36 kişi hakkında dava açan savcılığın iddianamesinde, saldırı talimatını IŞİD’in Türkiye sorumlusu İlhami Balı'nın verdiği ifade edilmişti. İddianamede, Suruç saldırısını da aynı kişilerin organize ettiği belirtilmişti. İddianamede, Balı'nın da aralarında bulunduğu 14 sanık hakkında “birden çok kasten öldürme” suçundan 100'er kez ağırlaştırılmış müebbet, “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan birer kez ağırlaştırılmış müebbet ile “kasten öldürmeye teşebbüs etmek” suçlarından 5 bin 83 yıldan 7 bin 820 yıla kadar hapis cezaları istenmişti.

Katliamla ilgili görülen ana davada karar 3 Ağustos 2018'de çıkmış, sanıklar Abdülmubtalip Demir, Talha Güneş, Metin Akaltın, Yakub Şahin, Hakan Şahin, Halil İbrahim Alçay, Resul Demir, Hacı Ali Durmaz ve Hüseyin Tunç, 'anayasal düzeni ihlal' suçundan 1'er, '100 kişiyi kasten öldürme' suçundan da 100'er kez olmak üzere toplam 101'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmıştı. Ayrıca bu sanıklar 20'si çocuk 391 kişiyi öldürmeye teşebbüs suçundan da ayrı ayrı 10 bin 557'şer kez hapisle cezalandırılmıştı. Mahkeme, sanıklardan bazılarına da terör örgütü yöneticiliği ve terör örgütü üyeliği suçlarından ceza vermişti.

Firari sanıklar İlhami Balı, Savaş Yıldız, Edremit Türe, Deniz Büyükçelebi, Yakup Selağzı, Kasım Dere, Nusret Yılmaz, Mustafa Delibaşlar, Walentina Slobodjanjuk, Muhammet Zana Alkan, Ömer Deniz Dündar, Cebrail Kaya, Ahmet Güneş, Kenan Kutval, Bayram Yıldız ve Hasan Hüseyin Uğur'un dosyaları ayrılmış ve bu sanıkların yargılanmasına daha sonra başlanmıştı.

7 Kasım 2016’da görülmeye başlayan dava hala sürerken, katliamda hayatını kaybedenlerin yakınları her ayın 10’unda Ankara Garı önünde anma yapıyor.

ANKA