Davutoğlu: Bunları baraj altında bırakın !

Davutoğlu: Bunları baraj altında bırakın !

Başbakan Ahmet Davutoğlu, İstanbul Yenikapı'da gerçekleştirilen "Milyonlarca Nefes Teröre Karşı Tek Ses" mitinginde konuştu.

Başbakan Davutoğlu, PKK'nın Gezi olaylarıyla birlikte çekilmeyi bıraktığını ve 7 Haziran'dan sonra yönetim boşluğu olduğunu düşünerek terör eylemlerine başladığını söyledi. Davutoğlu, "Meclis'te PKK istemiyoruz sloganı" üzerine, "O zaman 1 Kasım’da çok çalışacaksınız, bunları baraj altına bırakacaksınız. Ve Meclis’te yeniden birliğin sembolü olan AK Parti’yi tek başına iktidara getireceksiniz" dedi.

İşte Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları:

"BU NE MUHTEŞEM BİR MANZARA"

"Aziz milletim hepinizi saygıyla muhabbetle selamların en güzeliyle selamlıyorum. Allah’ın selamı rahmeti bereketi üzerinize olsun. Ne güzel bir ifade, “milyonlarca nefes” şimdi karşımda bir al bayrak bahçesi kurmuş olan her bir kardeşimin nefesini nefesimde, yüreğini yüreğimde hissediyorum. Bu ne muhteşem bir manzara… Bu ne güzel bayrak, bu güzel millet, bu ne güzel kardeşlik. Allah aşkına hangi milletin böyle asil bir bayrağı, böyle tek bir yürek gibi çarpan kardeşleri fertleri var? Allah sizden razı olsun.

Bir kısmınız Fırat Dicle kenarında Kürtçe ninnilerle dinlediniz, bir kısmınız Meriç’te Rumeli lehçesiyle büyüdünüz, Kızılırmak’ta Orta Anadolu, Aras kenarında Karadeniz lehçesinde ninnilerle büyüdünüz. Bugün Kafkas çocukları, Rumeli çocukları ve bütünüyle Anadolu çocukları tek bir nefes, tek bir nefes, tek bir yürek.

"BURADA ŞEHİT MEHMETÇİĞİN SON NEFESİ VAR"

İşte burada sadece kardeşlik nefesi var. Sadece Yenikapı meydanındaki milyonlarca nefes değil, Türkiye’nin her bir köşesindeki 78 milyon nefes bugün aynı ritimle çarpıyor. Birlik, birlik, kardeşlik. Sanmayın ki burada sadece Yenikapı’da buluşanlar var. burada ilahi kelamın ölmez dediği şehitlerin nefesi var. Burada son nefesinde kelime-i şehadet getirerek hakka yürüyen Mehmetçiğin son nefesi var, son emaneti var.  Bu milleti bölmek isteyenlere karşı, inadına kardeşlik, kıyamete kadar kardeşlik demeye hazır mısınız?

Ben burada suya Kürtçe seslenen Fekiye Teyran’ın, çiçeğe Türkçe şiirle seslenen yunus emre’nin nefesini duyuyorum. Ben burada Silvan’da 30 ağustos günü annesi ekmek al diye gönderdiği Fırat çocuğumuzun, yolda o hainlerce Silvan barajına gidecek araçlar için döşenen patlamalarla yok edilen, vücudu paramparça edilen Fırat’ın 12 yaşındaki o kardeşimizin nefesini hissediyorum.  Ben burada Diyarbakır’da aziz doktor, aracı taranarak öldürülen Abdullah Biroğul’un nefesini hissediyorum. Çalıştığı çorbacıda şehit edilen Diyarbakır’lı Şeyhmuz’un nefesini görüyorum.

"HAK ETTİKLERİ CEZAYI VERMEK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ"

Bu milleti bölmek isteyen, eti kemikten ayırmak isteyen herkes kahrolsun, kahrolacak inşallah. Ve söz veriyoruz size onların hak ettiği cezayı vermek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.

"IRKÇILIĞIN HER TÜRLÜSÜ AYAKLARIMIZIN ALTINDADIR"

İşte biz 13 yıldır sayın cumhurbaşkanımızın öncülüğüyle başlayan Ak Parti iktidarları döneminde tek bir şey hedefledik. Yürekleri, gönülleri, nefesleri birleştirmek. Neler yaptık? 2002’de AK Parti iktidara geldiğinde OHAL vardı kaldırdık. O yıllarda kürtçe şarkı türkü dahi yasaktı, yasakları kaldırdık. Yaylalar, mezralar Anadolu insanına kapatılmıştı. Hepsini açtık. Yaylalarda halaylar türküler söylenmeye başlandı. Kürtçe yayın yapan TRT Şeş’i kurduk. Çünkü bizim inancımızla ırkçılığın her türlüsü ayaklarımızın altındadır. Hiçbir ırkçılığa hiçbir ayrımcılığa izin vermedik.

Diyarbakır’da 2005’te tarihi bir konuşma yaptı. Ret politikalarını, asimilasyon politikalarını yere çalan bir meydan okuma konuşmasıydı o. Biz ne söz verdiysek hepsini yaptık. Yasakların hepsini kaldırdık. Kardeşliği ihdas edecek şekilde her türlü adımı attık ve sonra milli birlik kardeşlik projesi, çözüm süreciyle tek bir şeyi hedefledik. Türkü Kürdü Rumelilisi Mezopotamyalısı Kafkası herkes eşittir.

"PKK GEZİ'DEN SONRA ÇEKİLMEYİ BIRAKTI"

Gelin bu silahları terk edin dedik, 2013. Artık silahları gömün dedi. 27 Aralık’taki konuşmayla bunu ilan etti cumhurbaşkanımız. Ama nevruz mesajına rağmen silahlı gruplar Türkiye’yi terk etmedi. Dış odaklar, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyen odaklar Gezi provokasyonlarını başlattı. Çekilmeye başlayan gruplar, bunu bıraktılar. Daha sonra 17-25 Aralık kumpası kuruldu. Hedef açıktı. Milletin birliğini beraberliğini yok etmek. Buna rağmen biz çözüm süreci için gerekli yasal düzenlemeleri yaptık.

"HUZUR VE DEMOKRASİ OPERASYONU BAŞLATTIK"

7 Haziran seçimlerine geldik. Burada Fetih mitinginde size hitap ettiğimizde, çözüm süreci üzerinden kardeşlik perspektifini de verdik. Ama onlar ne yaptı? 7 haziran’dan hemen sonra 8-9 haziran’dan itibaren silahlanma ayaklanma çağrılarını yaptılar. Çetelere harekete geçin dediler. Bunu diyenler onlar değildi, onlar piyon. Bunu diyenler piyonları kullanan bazı dış odaklar.

Daha 9 Temmuz’da görev bize verildikten hemen sonra ayaklanma çağrısı yaptılar. Eş başkanlar, gerekirse sırtımızı terör örgütüne dayıyoruz dediler. Bunu diyene sesleniyorum, onlar terör örgütüne dayanabilirler, ama biz İstanbul’a milletimize sırtımızı vermişiz. Sonra 20 Temmuz’da DEAŞ Terör örgütü bir başka piyon, 32 vatandaşımızı katletti. Aynı gün PKK Adıyaman’da askerimizi şehit etti. DHKPC denen terör örgütü İstanbul sokaklarında şov yapmaya kalktı. 22 temmuz günü Ceylanpınar’da iki aziz polisimiz uyurken şehit edildiğinde, işte kararımızı verdik. Madem ki bize savaş ilan edilmiştir, hak ettikleri cevabı alacaklar dedik ve 23 temmuz günü huzur ve demokrasi operasyonunu başlattık.

"DEAŞ MEVZİLERİNİ VE KANDİL'İ YERLE BİR ETTİK"

Şimdi bizi suçlayanlar, 22 Temmuz’un sabahında o iki masum polisimiz uyurken şehit eden hainlere cevap vereceğimizi bir kez daha bilsinler. Zannettiler ki Türkiye’de geçici bir hükümet var, yönetim boşluğu var, şimdi darbe vakti dediler harekete geçtiler. 7 Haziran’dan bu yana bu ülkenin birliği için hiçbir yönetim boşluğu olmadan gece gündüz çalıştığımıza şahit misiniz?

Üç ayaklı bir operasyonla, önce DEAŞ mevzilerine karşı, yerle bir ettik. Sonra Ceylanpınar’da polisimizi şehit etme talimatı veren Kandil’i ve çevresindeki bütün kampları yerle bir ettik etmeye de kararlıyız. Buradan söylüyorum, sesleniyorum. Hiç kimse bizim rehavete kapılacağımızı yada milletimizi tehdit eden bu terör odaklarına karşı işi yavaşlatacağımızı düşünmesin. Bu mücadeleyi sonuna kadar silahlar bırakılana kadar sürdürmeye kararlıyız.

"1 KASIM'DA ÇOK ÇALIŞIP AK PARTİ'Yİ TEK BAŞINA İKTİDARA GETİRECEKSİNİZ"

(Meclis'te PKK istemiyoruz sloganı üzerine)O zaman 1 Kasım’da çok çalışacaksınız, bunları baraj altına bırakacaksınız. Ve Melis’te yeniden birliğin sembolü olan AK Parti’yi tek başına iktidara getireceksiniz.

"SEÇİM GÜVENLİĞİNİ ALACAĞIZ"

Dağlarımız bu çetelerden temizlenene kadar, şehirlerimizin etrafı vatandaşlarımızdan haraç alan zalimlerden teröristlerden temizleninceye kadar bu mücadele gece ve gündüz aralıksız devam edecek. 1 Kasım’a giderken seçim güvenliğini de alacağız, huzur operasyonuna devam edeceğiz.

Bu operasyonunun adını huzur ve demokrasi operasyonu koyduk. Bütün çeteler, bütün yapılanmalar, dağlarımızdaki bütün teröristler temizlenip, ülkenin her yerinde huzur hakim olana kadar bu mücadele sürecek. Şunu da ifade edeyim, hiçbir sivil vatandaşımız, doğulu Güneydoğulu kardeşimiz tereddüt etmesin. Devletine milletine güvensin. Onların en küçük bir zarar görmemesi için, bütün bu operasyonlarda, teröristler dışındaki hiçbir vatandaşımızın zarar görmemesi için güvenlik birimlerimiz titiz biçimde çalışıyoruz. Bütün vatandaşlarımızın tek bir tüyü, kılı bile bize emanettir. Tek bir saç tüyüne dahi dünyayı feda ederiz biz. Bütün ülkede terörle mücadeleyi yürütürken vatandaşlarımızın özgürlük alanına saygı gösterilecek.

"ÜÇ MESAJIM VAR..."

Bu çeteler, teröristler hem huzurumuza hem özgürlüğümüze kast etmişlerdi. Şimdi biz seçim güvenliğini de sağlayarak inşallah 1 Kasım’a kadar demokrasiyi yeniden sürekli ve kalıcı kılacağız inşallah.

Size üç mesaj vermek istiyorum.

Bir, kim ne yaparsa yapsın ne olur kardeşliğimizi pekiştirelim. Allah aşkına kimse bir diğer kardeşine sen Türk müsün, Kürt müsün, kuzeyli misin diye sormasın. Allah’ın sormadığı soruyu siz sormayın. Bazı çeteler teröristler, doğuda Güneydoğu’daki Kürt kardeşlerimize zulüm ederken, siz batıda gördüğünüz kürt kardeşinizi potansiyel suçlu gibi görmeyin. Bağrınıza basın. Türk Kürt kardeştir deyin. Kürt kardeşlerim hiçbir yerde kendilerini ayrımcılığa tabi olmayacağını bilsinler.

Mübarek kurban bayramı yaklaşıyor. Nefislerimizi kurban edelim, ama kardeşliğimi kurban etmeyelim. Herkes bir komşusuna selamla mukabelede bulunsun. Doğulu batılıya, sünni aleviye, bayramda bir başka güzel baksın. Gözlerinizi gözlerinizin içine koyun ve deyin ki bizi rabbimiz kardeş kılmış, kim ayırabilir?

İkinci mesajımız, Türkiye Cumhuriyeti Devleti her bir vatandaşına eşit bakar ve onları korumak için ne gerekiyorsa elinden geleni yapar ve buna muktedirdir. Türkiye üzerinde operasyon yapmak isteyenler bilsinler, biz nefes alıp verirken Türkiye’nin bir santimetrekaresini bile böldürtmeyiz ayırtmayız. Her türlü oyunu bozarız.

Üçüncü mesajımız, demokrasiyi özgürlüğü mutlak yaşatacağız. Herkes tercihini yapacak. Kimse doğuda güneydoğuda olduğu gibi baskıyla seçime gitmeyecek. Her kardeşimizin oy vermek için sandıklara gidip milli iradeyi tecelli edecek şekilde hakim kılmasını istiyoruz. İşte gün bugündür. Ayağa kalkmaya var mısınız?

Allah kardeşliğimizi hakim, devletimizi muktedir, hür ve özgür kılsın.