Erdoğan'dan İslam dünyasına çağrı: ''Seyirci kalmayın''

Güncelleme:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Yunanistan'daki Müslüman Türk azınlığına yönelik haksız ve hukuksuz uygulamalar artarak devam ediyor. Yunanistan'daki kardeşlerimizin dini liderleri tanınmıyor, vakıfları ve hakları gasp ediliyor. Kimlikleri reddediliyor. İslam alemi Yunanistan'da zulme uğrayan kardeşlerimin durumuna daha fazla seyirci kalmamalıdır'' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Kongre Merkezi'nde İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi toplantısında ekonomi ve İslam dünyasına karşı yapılanlara yönelik açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin kökünün kurutulacağını söyledi ve Yunanistan'da Müslümanlar'a yönelik zulmün son bulması çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

Gönül coğrafyamızın dört bir yanındaki kardeşlerimize selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Toplantımızın neticelerinin İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını rabbimden niyaz ediyorum.

Son bir yılda terör, afet, çatışma, mezhep temelli gerilimlerde hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. TC Cumhurbaşkanı ve İSEDAK Başkanı olarak her birinize adalet, refah ve barışın olduğu dünyada samimi çabalar için teşekkür ediyorum.

Mukaddes kitabımız Kuran-ı Kerim'de siz insanlar içinde çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz buyurulmuştur. Peygamberimiz ise insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır diye buyurmuştur. İslam ümmetinin mensupları olarak hiçbirimiz kendimizi dış dünyadan ve çevredeki hadiselerden izole edemeyiz. Dünyanın neresinde zulüm, çatışma, açlık ve susuzluktan ölen masum varsa vebali hepimizin üzerinedir.

"KARDEŞLİĞİMİZ HER TÜRLÜ FİKİR AYRILIĞININ ÜSTESİNDEN GELECEK GÜCE SAHİPTİR"

Bizler yetimlere şefkatle davranan hiçbir ayrım gözetmeden mazlumlara sahip çıkan, fakir ve fukaranın elinden tutan bir peygamberin ümmetiyiz. Veren eli alan elden üstün gören bir medeniyetin mensuplarıyız. Dillerimiz, kültürlerimiz farklı olsa da aynı büyük ailenin fertleriyiz. Dünyanın neresinde olursa olsun tüm kardeşlerimizden sorumluyuz. Her ailede olduğu gibi bizlerin arasında da tartışmalar, gerilimler yaşanabiliyor. Fikir ayrılığına düştüğümüz hususlar ortaya çıkabiliyor. Sıradan meseleler olarak gördüğümüz ve çözüme kavuşturduğumuz müddetçe hiçbir sorun yoktur. İslam ümmeti olarak bizim kardeşliğimiz her türlü fikir ayrılığının üstesinden gelecek güce sahiptir. İslam ülkeleri olarak ticari ve ekonomik işbirliğimizi daha da ilerlemeliyiz. 

"BÖLGEDE BARIŞ VE İSTİKRARIN İÇİNDE SAMİMİYETLE ÇABA HARCIYORUZ"

Teşkilatımız içinde istişari mekanizmalara büyük önem veriyoruz. Yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz programları birbirimizi daha iyi anlamamıza ve ortak projeler gerçekleştirmemize imkan verdiğini görüyoruz. Zenginin refah ve konforunu, fakirin haklarının önüne koyan mevcut sistemin insanların derdine derman üretemediği bu süreçte daha iyi anlaşıldı. Huzurevlerinden yaşlı bakım yurtlarından hastane kapılarından yansıyan yürek burkan manzaraları asla unutmadık. Aşı ve ilaç şirketleri böyle bir meselede dahi fahiş kar elde etme hesabını bırakmadı. Mevcut küresel sistemin mevcut yüzünü bekleyen birer örnek olmuştur. Türkiye elindeki imkanları tüm ihtiyaç sahipleriyle paylaşmıştır. Bizden talepte bulunan 162 ülkeye tıbbi yardım malzemesi gönderdik. Yerli ve milli aşımız Turkovac'ı milletimizle birlikte tüm insanlığın hizmetine sundu. Afrika halklarının yanında yer aldık. Tabii afetlerden ve savaşlardan etkilenen insanlara yardım elimizi uzatıyoruz. Bununla kalmıyor aynı zamanda bölgede barış ve istikrarın içinde samimiyetle çaba harcıyoruz.

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın sona erdirilmesi için yoğun çaba yürüttük. Tahılın Karadeniz ve boğazlar üzerinden sevkini sağladık. Tahıl koridorunun 120 gün daha uzatılması Afrikalı kardeşlerimizin sıkıntılarını bir nebze olsun rahatlatacağını umuyoruz. Salgınla başlayan enerji ve Emtia fiyatlarındaki artışla tırmanan küresel kriz yeni boyutlar kazanarak devam ediyor. Enflasyon ve işsizlik rakamları son 50-60 yılın zirvesine ulaşmış durumda. Faizleri yükselterek enflasyonu kontrol altına alma çabaları şimdiye kadar beklenileni veremedi. Enerji kesintileri AB'de ciddi sorun haline geldi. Hayat pahalılığın sebep olduğu ekonomik zorluklardan az ya da çok etkileniyoruz. Bu süreci başarıyla yönetsek de kimi olumsuzlukları biz de hissediyoruz. Tüm dünyada resesyon beklentilerinin artması tünelin sonundaki ışığın henüz görülmediğine işaret etmektedir.

"TİCARETİ YÜZDE 25 SEVİYESİNE YÜKSELTEBİLİRİZ"

Ülkelerimizin karşılıklı tanıdığı menşee ispat belgeleri düzenlenerek sistem kapsamında ticaretin başlaması da önemlidir. Alınan kararların sistemin uygulamasını kolaylaştıracağı kanaatindeyim. Sisteme dahil olan ülkelere teşekkür ediyorum. Önümüzdeki süreçte diğer İSEDAK üyelerinin de katılmasıyla ülkelerimiz arasındaki ticareti yüzde 25 seviyesine yükseltebiliriz. İslam ülkelerindeki tasarrufların helal yatırım ürünü olan bu fona aktarılmasının teşvik edilmesinde fayda görüyoruz.

Geçtiğimiz yıl İSEDAK gündemine alınması kararlaştırılan dijital işbirliği konusu da üzerine eğilmemiz gereken başka husustur. Bu kapsamda kodlama, siber güvenlik, dijital beceri, yetkinlik geliştirme gibi somut projeleri hayata geçirebiliriz. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi'miz bu alanda elde edilen bilgileri ve tecrübeleri sizlerle paylaşmaya hazırdır.

Bugün İslam karşıtlığı batılı siyasetçilerin oy devşirmek için en sık başvurduğu araçlarından biridir. Lafa gelince demokrasi ve özgürlük konusunda mangalda kül bırakmayanlar Müslümanların hakları olunca en faşist uygulamaları devreye almaktan çekilmiyor. Kimi Avrupa ülkelerinde başörtüsüne getirilen hukuk dışı kısıtlamalar bunun en çarpıcı örneğidir. İnsanların dinlerini yaşamasına mani olmak zorbalıkla inançlara müdahale etmek orta çağın engizisyon ruhunu yeniden hortlatmak demektir.  

"YUNANİSTAN'DA ZULME UĞRAYAN KARDEŞLERİMİN DURUMUNA DAHA FAZLA SEYİRCİ KALMAMALIDIR"

15 Mart'ın BM Genel Kurulu tarafından İslamofobi ile Mücadele günü olarak kabul edilmesi uluslararası topluma verilmiş bir mesajdır. Yunanistan'daki Müslüman Türk azınlığına yönelik haksız ve hukuksuz uygulamalar artarak devam ediyor. Yunanistan'daki kardeşlerimizin dini liderleri tanınmıyor, vakıfları ve hakları gasp ediliyor. Kimlikleri reddediliyor. İslam alemi Yunanistan'da zulme uğrayan kardeşlerimin durumuna daha fazla seyirci kalmamalıdır. Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin maruz bırakıldıkları hak ihlallerini de biliyorsunuz. Filistin meselesinin 1967 sınırlarında bağımsız egemen coğrafi bütünlüğe sahip Filistin devletinin vücut bulmasıyla çözüme kavuşturulmasını destekliyoruz.

"3,5 MİLYONU AŞKIN SURİYELİ SIĞINMACIYA EV SAHİPLİĞİ YAPIYORUZ"

İslam dünyasını 10 yılı aşkın süredir meşgul eden konulardan biri de Suriye'deki ihtilaftır. Türkiye olarak 3,5 milyonu aşkın Suriyeli sığınmacıya topraklarımızda ev sahipliği yaparak milyonlarcasını da Suriye sınırları içinde destekleyerek kardeşlik vazifemizi layıkıyla yerine getiriyoruz. İslam ülkeleri daha güçlü irade ortaya koymalı, siyasi çözüm çabalarına destek vermelidir.

"FETÖCÜ'LER 252 KARDEŞİMİZİ ŞEHİT ETTİ"

Pek çoğunuz terörün vahşi yüzüne şahit olmuş insanlarız. Terör örgütlerinin kalleş saldırılarında vatandaşlarımızı kurban verdik. Kimi zaman FETÖ, PKK, DEAŞ olarak karşımıza çıktı. Bu örgütlerin tamamı öncelikle Müslümanları hedef aldı ve kan döktü. Sadece biz PKK saldırılarında 40 bine yakın insanımızı kaybettik. FETÖCÜ'ler 252 kardeşimizi alçakça şehit ettiler.

"ÖRGÜTÜN KÖKÜNÜ KAZIMAKTA KARARLIYIZ"

Dökülen bu kanda bölücü terör örgütü kadar DEAŞ'la mücadele kapsamında bu teröristleri silaha ve desteğe boğanların da payı vardır. İlk günden beri proje mahsulü yapı olduğu bilinen DEAŞ'la mücadelede PKK'ya destek verme artık son bulmalıdır. Ülkemizle birlikte Suriye ve Irak'ın da toprak bütünlüğüne tehdit oluşturan bu örgütün kökünü kazımakta kararlıyız.