Kılıçdaroğlu'nu savunduğu için ağır cezada yargılanacak

Kılıçdaroğlu'nu savunduğu için ağır cezada yargılanacak
Güncelleme:

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret ve görevi kötüye kullanma” iddiasıyla ağır cezada dava açıldı. Çelik, “Müvekkilini savunduğu için dava açılan başka bir ülke daha olamaz" dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret ve görevi kötüye kullanma” iddiasıyla ağır cezada dava açıldı. Çelik, “Müvekkilini savunduğu için dava açılan başka bir ülke daha olamaz. Avukatın savunma dokunulmazlığı gibi evrensel bir ilke ihlal ediliyor” dedi.

Yargı Reformu'nun yürürlüğe girdiği gün, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik'in, geçen yıl yaptığı yazılı savunmasında Kılıçdaroğlu'nun sözlerinin doğru olduğunu öne sürmesi nedeniyle hakkında “Görevi kötüye kullanma”, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla dava açıldı.

Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk'e konuşan avukat Çelik, “Dünyanın hiçbir ülkesinde bir avukata, savunma yaptığı, müvekkilinin sözlerinin doğru olduğunu söylediği için dava açılamaz. Türkiye'de de ilk kez böyle bir olay CHP Genel Başkanının avukatı olduğum için bana uygulandı” dedi.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği öne sürülen ve 17-25 Aralık sürecinde ortaya çıkan tapelerin içeriğini TBMM'de okumuştu. Bunun üzerine Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nu mahkemeye vermişti.

İDDİANAME HAZIRLANDI

Daha önce hakimlik görevinde bulunan ve istifa ettikten sonra avukatlığa başlayan Celal Çelik, Kılıçdaroğlu'nun avukatlığını yürütüyor. İki ayrı mahkemeye sunduğu yazılı savunmasında yer alan cümleler gerekçe gösterilerek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Ahmet Özel, suç duyusunda bulundu. Hazırlanan iddianamede Çelik'e, Cumhurbaşkanının, oğlu ile arasında geçtiğini iddia ettiği, ‘Sıfırlama Tapesi' ve dönemin TOKİ Başkanı Haluk Karabel arasında geçen ‘Bundan sonra kupon arazileri benden habersiz satmayacaksınız” tapelerini delil olarak ibraz etmesi suçlamasında bulunuldu. Savcılık, yazılı savunmada yer alan bölümleri gerekçe gösterdi ve soruşturma için Adalet Bakanlığı'ndan izin istedi. Bakanlığın onayı üzerine avukat Çelik hakkında Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanması için bir iddianame düzenlendi.

BİR HUKUKSUZLUK YOK

Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'na savunmasını sunan Çelik, şunları söyledi: “Kemal Kılıçdaroğlu'nun yapmış olduğu açıklamaların doğru olduğuna emin olmam nedeniyle hakkımda soruşturma ve kovuşturma yürütülemez. Dünyanın hiçbir ülkesinde bir avukata, savunma hakkı yönünden böyle bir hukuksuzluk olmamıştır. Bu davada avukatlık mesleği yargılaması, avukatlık mesleğinin savunması olacak. Genel başkanın ifade ettiği olguların doğru olduğunu, sunacağımız delillerle ispat edeceğiz. Kılıçdaroğlu'nun ifade ettiği eleştirel değerlendirmelerin tamamı doğrudur. Yasa bize ispat hakkı vermiştir. Siyasiler yönünden tazminat olabilmesi için o olgunun doğru olmaması lazım. Ben cevap dilekçesinde ‘Genel başkanım doğru söylemiyor' diyecek halim yok. Eleştirilerin dayanağıyla ilgili somut olgular var. Genel başkanın ifade ettiği olguların doğru olduğunu, sunacağımız delillerle elbette ispat edeceğiz.”

SES KAYITLARI İNCELENSİN

Kılıçdaoğlu'nun avukatı Celal Çelik sözlerine şöyle devam etti: “Hakkımda takipsizlik kararı verilmesini istemiyorum. Avukatlık mesleğini yapıyorum ve mesleğimi nasıl yapacağımı kimse bana öğretemez. Suç işlemediğimi biliyorum. İspat hakkımı kullanacağım, kamuoyunu rahatlatacağım. Ses kayıtları üzerinden inceleme yaptıracağım. Yasa bana bu
yetkiyi veriyor.”

‘Mesleğini kötüye kullanmak' suçlamasıyla hakkında 6 aydan 2 yıla kadar, ‘Cumhurbaşkanına hakaretten' 4 yıla kadar hapis cezası istenen Avukat Çelik, “Ben mesleği kötüye kullanmadım. Müvekkilin talimatını yerine getirmek, doğru söylediğini söylemek nasıl görevi kötüye kullanmak oluyor. Avukatın savunma dokunulmazlığı gibi evrensel bir ilke, hakkımda hazırlanan bu iddianameyle ihlal edilmiş oluyor” iddiasında bulundu.

Avukat Celal Çelik, mahkemeye verdiği dilekçede 17-25 Aralık'la ilgili tüm tape kayıtları, dinleme ve teknik takip kararları, düzenlenmiş tüm fezlekeler, tüm ifade tutanakları, Oslo Görüşmeleri'ni yansıtan ses kayıtlarının istenmesi de talep edildi.