Dizi emperyalizminde Türkiye'nin yeri

Son yıllarda sadece ülkemizde değil, dünyada film veya dizi izleme alışkanlıkları değişiyor.

Buna 2020 Ocak ayından beri musallat olan pandemi de tuzu biberi oldu.

 Sinema salonları kapanınca insanlar internet üzerinden izlenen Netflix, Bluetv, Puhutv vb. paralı platformlarda daha fazla zaman geçirmeye başladılar..

Özellikle Netflix ile çok fazla seçeneğe ulaşıyor insanlar.

 Son yıllarda Türk sinema sektörü belli bir yol almış olmasına rağmen dizi alanında da başarılı işlere imza atıldı.

 Özellikle geçmiş dönemde birçok Türk dizisi özellikle Latin Amerika, Balkanlar, Afrika, Arap ve Ortadoğu ülkelerine ihraç edildi. Bu dizi ihraçlarıyla birlikte mal ve ürün ihracatında da bu ülkelere bir değişim ve yükselme söz konusu oldu.

 Sineme ve dizi içeriklerini sadece ekran başına geçip zaman geçirilen bir etkinlik olarak görmemek lazım. Sosyal veya siyasal kültür ihracı, ülke tanıtımı ve ülkeye duyulan sempati ve iyi niyetlerle beraber mal ve ürün ihracatına giden kısa bir yolu açmaktadır.

 Çekilen mekânlar, doğal güzellikler tarihi alanlara ilgi uyandırabilir ve turizm çeşitliliğine katkı sunar.

Türkiye bütünüyle bir tarih ve doğal güzellikler üzerine kurulu bir ülke. Bunu ayrıca fırsata çevirmeli ve film veya dizi setleri platolara dönüştürülmeli ve yabancı sinema veya dizi çekilmelerine fırsat ve olanak tanınmalı.

 Daha önceki örnekler ve üretilen içerikler bize yol göstermeli.

Yabancı diziler Vikingler, Roma tarihi vb. spesifik konularda başarılı işler yapıyor.

 Kölelerin özgürlüğü için savaşan Spartacüs’ü, Vikinglerin askeri liderlerini nasıl öğrendiysek, Türk kültürüne, askeri ve siyasi hayatında iz yapan onlarca büyük önder için kaliteli yapımlara imza atılarak kültür ihracatı ve tanıtımına fayda sağlanabilir. 

 Evet, çeşitli kahramanlar ve kahramanlıklar için binlerce kitap yazıldı ama insanların çoğu okuyarak değil, izleyerek öğreniyor. Bu günümüzün bir gerçeği.

 Mesela Netflix gibi bir platform için Kıbrıs bağımsızlık savaşı ile ilgili bir dizi yapılsa, mesela kurtuluş savaşı ile ilgili kaliteli bir dizi yapılsa ve Şerife Bacı, Halide Edip, Sütçü İmam gibi halk kahramanları öne çıkartılsa kötü mü olur?

 Dizi/sinema pazarlama konusunda Kültür Bakanlığı daha etkin olup, yayıncılara ve yapımcılara kolaylık sağlayıp yol gösterirse dünyanın birçok ülkesinde beslenen anti tezler karşısında da kolumuz kuvvetlenir. Ermeni olaylarını işleyen bir dizi ile 1915 olaylarının bir soykırım olmadığını, kısaca siyasetçilerin yıllardır anlatamadığını inanıyorum ki sinemacılar çok daha hızlı anlatacaktır.

 Yıllarca Amerikan kültür emperyalizminin boyunduruğu altında yaşayıp, Amerika’nın her şehrini, cadde isimlerini bile içselleştiren halkımız, sadece doğal güzelliklerin ve Türk mallarının daha çok ihraç edilmesinin değil bazı ülkelerdeki yanlış inanç ve bakış açısını değiştirecek yayınların devlet tarafından desteklenmesiyle de mutlu olacak.

Bu daha çok para ve daha çok emek gerektirecek.

MESAJ KISA VE ÖZ OLMALI

 Sektör kendine gelecek adımları atmalı, teknik olarak gelişmeli, önce süreleri makul bir zamana çekmeli. Bir dizi Hint filmi gibi iki saat sürmemeli.

 En çok izlenen bir Osmanlı dizisinde, kahraman at üstünde (yavaşlatılarak) üç dakikalık yolculuk yaparken, Viking tarihini anlatan Last Kingdom dizisinde üç dakikada köy işgal edildi.

 Özellikle televizyon kanallarına mahkum edilmiş olan dizilerde sürenin uzayabilmesi için bu tür sahneler gerekiyor mutlaka ama seyirci açısından hiç de tercih edilir bir durum değil.

Yine aynı malum uzun süreler için, diziler sürekli kendini tekrar içine düşüyor.

Bu uzun süreler ve gereksiz sahnelerden kurtulmak gerekiyor.

 Sinema sektöründe belli bir kalitenin üstüne çıkmış olan ülkelere, kendini tekrar eden, normal bir filmden daha faza süre tutan, teknolojik yeniliklerden uzak çekilen dizileri ihraç etme sansımız maalesef olamaz.

 Sektördeki yenilik ve alışkanlıklara ayak uydurmalı ve Netflix vb. gibi platformlarla daha çok anlaşma imkânı tanınmalı. Bu şekilde Türk kültürü, doğası, tarihi ve ülkedeki ürünlerin reklamı kendiliğinden dünyanın her noktasına ulaşmış olacaktır.

www.twitter.com/yolagiden
www.instagram.com/yolagiden

 

Diğer Yazıları
Türkiye'nin asıl ve önemli sorunu
En büyük miras
17 Ağustos unutuldu ama ölenler unutulmaz
Korona'dan yitip gidenler