Dünya’nın Gerçeği, Türkiye’nin Gündemi

Güncelleme:

Dünya'nın gelecek yirmi beş yılını savaşlarla belirleyecek, petrol rezervlerinin yarısının tükeneceği süreç,

doğalgaz başta olmak üzere tedarik zincirini etkileyecek; 

"Atlantikçiler", İpek Yolu’nun Almanya tarafından “kesilmesini” zorlayacaktır.

Grönland konusu NATO'yu düdüklü tencereye koymuş, Rusya, Ukrayna'da epey kaynak kaybetmiştir.

Asya yükseliyor ancak senkronize değil; Afrika doğum sancıları yaşıyor; Latin Amerika matruşka bebekleri gibi her telden oynuyor...

Bu kaotik tablo, yalnızca küresel güç dengelerinin değil, aynı zamanda ulus-devletlerin ekonomik ve jeopolitik tercihlerini de yeniden belirleyecek bir eşik anlamına gelmektedir.

Tam da bu nedenle, Türkiye açısından mesele soyut bir dış politika tartışmasını içine alsa da bundan ötede beliriyor...

Türkiye olarak: komşularla verimli ilişkiler, devletçi ekonomi, tarım, enerji politikaları esas dayanaklardır…

Bunlar birer tercih de değil, önümüzdeki dönemin zorunlu yönelimleridir.

Bu küresel baskı ortamında içeride yaşanan ekonomik yapı sorunu ise, tabloyu daha da ağırlaştırmakta...

Bireysel krediler, işletme kredilerini aşıyor… Tüketim ekonomisi budur!

Ne ki, ulusal arz yetersiz olduğu için bireysel ve devlet borçlanması da artıyor…

Burada altı çizilmesi gereken gerçek nettir:

Faiz yılanının panzehiri üretim ekonomisidir; o yok, savurganlık çok…

Bir de üstüne risk faizini (epeydir) baskılamış olmak, içinde bulunduğumuz koşullarda ayağımıza sıkmak anlamına geldi…

Kamu yatırımcılığı dumura uğrarsa, yabancı doğrudan yatırımların sekteye uğraması da doğaldır.

Ekonomik yapının bu kırılganlığı, devlet–halk ilişkisini ve anayasal zemini daha da hayati hale getirmektedir.

Büyük uygarlığımız on bin yıllık bir maziye sahiptir ve halk ile devleti buluşturan, inancımız ile yaradılışımızı bağdaştıran, farklılıklar içinde, yurttaşlarımızı sevinçte, umutta, ortak değerlerle birleştiren görkemli Cumhuriyet’imiz ile taçlanmıştır…

Öncelikle tespit şudur:

Elimizdeki, halkın Anayasasıdır.

Devletin de ulusal birliğin de dayanağı Anayasa'nın değişmez girizgâhıdır.

O nedenle Anayasa’nın ilk dört maddesi hem halkındır hem devletin esasıdır.

Sonuçta devlet, büyük uygarlığımızın varisi olan Ulus’undur, halkındır…

İşte tam bu noktada tarihsel bir zorunluluk daha kendini adeta dayatmaktadır:

Türkiye devrimcileşmek zorundadır…

Mustafa Kemal Atatürk devriminin çatısı altında hepimize yer var:

Milliyetçisi, muhafazakârı, liberali, sosyalisti ile anti-emperyalist mazimizden, Anadolu uygarlığının insancıl temelinde güzel geleceğimize (atiye) yürümeyi kastediyorum.

Bu bir çağrıdan öte, bir direnç hattıdır:

Her zorluğa karşı “Devrimcileşerek” direneceğiz!

Ulus-devletimizi güçlendirecek; halkımızı gönendireceğiz.

Aksi halde bu gidişteki bir dünya bize zindan…

Ancak... 

Başka bir yol mümkün:

Ulus - devlet, halkçı ekonomi, insancıl soayal yaşam...

Bir” olacağız, “biz” olacağız; başaracağız!

Not: Değerli okurlarım, 24/02/2026 günü yazdığım "Adli Tıp ve Türkiye" makaleme gösterdiğiniz yoğun ilgiye teşekkür ediyor, bu konuda aşağıdaki görüşlerimi de izninizle paylaşıyorum. Saygılarımla. bk

Adli Tıp Kurumumuz yüzakı kurumlarımızdan biridir. Son yıllarda uyuşturucu ile mücadelede ve iktisadi ticari haklılıkla ilgili kimi karmaşık konularda uzmanlık başarımı da ortadadır. Uygulamalar ülkeden ülkeye kısmi farklılıklar içerebilir.

Bizim Adli Tıp Kurumumuzun görev alanında tekil ve asli otorite olmaklığı esastır. 

Bu esas, hak ve hukuk yollarına engel değildir. 

Bununlarla birlikte ve işleyişte, Bilirkişilikte kurumsal çoğulculuk, Üniversite temelli uzmanlık katkısı, Uzman sayısı ve niteliğinin artırılması, teknolojik açıdan sürekli gelişim, Metodolojik şeffaflık ve kamuoyuna açıklık, kurumsal özerkliğinin rasyonel biçimde tartışılması önerilebilir...

Bugünkü makalemin ana önerileri de bunlardır...

https://www.haber3.com/kose-yazisi/adli-tip-kurumu-ve-turkiye/6249043

Diğer Yazıları
''Epstein Savaşı''
Ayrı 'yumurta ikizleri'!..
Adli Tıp Kurumu ve Türkiye...
Dünya "Sosyal Adalet" Günü ve Türkiye'miz...
Türkiye için 3G ve 3D formülü...