İnsan geleceğinin katilidir

TUİK'in her yıl yaptığı mutluluk verileri maalesef çok iç açıcı değil. Bunun yanında OECD'nin dünya genelinde 30 ülke arasında yaptığı mutluluk araştırmasında da zirvedeyiz.
Sözün özü mutsuzuz. Peki, neden mutsuzuz?

Günümüz dünyasında hızla gelişmekte olan teknolojik aygıtlar, bilgiye ulaşma yolunda sınırların kalkması, modern dünyadaki bireysel özgürlüklerin artması, yoğun süren iş yaşamı ve yoğunluğun yarattığı stres gibi faktörlerden dolayı insanlar sosyal ilişkilerinde de başarıyı yakalayamıyor. Çoğu evlilik de bu sebeplerden dolayı bitiyor veya bitme aşamasına geliyor.
Kadın erkek ve günümüz ilişkileri neden bu kadar kısa sürüyor?
Neden tüm ilişkiler hızlı bir biçimde tükeniyor?
 
Çocukken dünya da temizdi, duygular da.. Günümüzde tatminsizlik, çocukluktan başlıyor. Çevrenizdeki çocukları gözlemleyin ve muhtemelen kısıtlı imkanların ortasında büyüttüğünüz kendi çocukluğunuzla kıyaslayın net olarak göreceksiniz!

Sürekli bir koşturmaca içerisindeyiz ama sürekli güncellediğimiz hedefe bir türlü varamıyoruz. Koca bir ay çalışıp daha eve gelmeden parayı tüketiyoruz. Zamanı tüketiyoruz her şeyden önemlisi! Her zaman hep bir fazlasını istiyoruz, yetinmek denilen duyguyu unuttuk gitti. Tüketimin aşırısı mutsuzluğun davetiyesidir.

Hayatı nasıl yaşıyorsak, elbiselere, eşyalara nasıl davranıyorsak,  çevremizdeki insanlara da öyle davranma biçimini benimsiyoruz. Denizde balığın, doğal yaşamda kuşların, böceklerin, türlü hayvanların... Her canlının yaşamını karartma konusunda üstün bir gayret içerisindeyiz. Ormanın, çevrenin kendini yenileme kabiliyeti var. Tıpkı insan gibi…. Ama ne orman, ne doğal hayatın yenileme kabiliyeti sınırsız değil. Tıpkı insanın olduğu gibi!
Tüm dengeleri biz bozuyoruz.

Her şeyi çok çabuk tükettiğimiz gibi sevgileri, aşkları da çok çabuk tüketebiliyoruz. Aşık oluyoruz, seviyoruz ama bireysellikten, bencillikten, karşımızdakini kendimize benzetmeye çalışmaktan aşkı, sevgiyi tüketiyoruz. Ego savaşlarının kaybedeni her zaman aşk oluyor. Aşk hayatımızı, içimizdeki tüm güzel sözleri, hatta gülücükleri bile tüketiyoruz.

Olumsuz özelliklerin üzerine durmaktansa aşkı, sevgiyi büyütmeyi seçmeli insan. İnsanların kendisine, arkadaş ve hobilerine zaman ayırmaması yaşamın içindeki gelecek hayallerini ve sabrı tüketiyor mesela.
 
Hemen her konuda, tatminsizlik diz boyu? Kanser, Aids gibi çağın hastalıkları arasına tüketim çılgınlığı da hastalık olarak eklenmelidir mutlaka.

Tüketim toplumunun getirdiği mutsuz bir düzenin tam ortasındayız. Her şey  hızlıca değiştiği için her şey çabuk tükeniyor! Karamsar olmak için yeni bir bahane bulmak hiç de zor değil maalesef!

Bir sigara gibi, içten içe yanan bir kor misali tükeniyoruz. Sabaha yeni uyanmışken, gece yatmayı düşündüğümüz için gün tükeniyor. Nesiller tükeniyor, umudu tüketiyoruz.  

Bugünü yaşamadan yarına koştuğumuz için ömür tükeniyor!
Umut tükeniyor her şeyden önemlisi. Dirhem dirhem tükeniyoruz.
Peki ne yapmalıyız?
Mutluluğu seçmeliyiz, içimizdeki güzel kelimelerin tükenmesine izin vermeden, aşkımızı kaybetmemek için çaba göstermeliyiz. Gerisi çorap söküğüdür.

HERKES KAZANAMAZ

23 Mayıs akşamı Show Tv ekranlarında Herkes Kazanır isimli bir yarışma programı başlayacağı duyurulmuştu. Ekran başındaki izleyiciler de canlı olarak bu programa katılacak ve sorulara cevap vererek puan toplayacağı ilan edilmişti. İzleyiciler akıllı telefonlarına ilgili programı yüklediler ve ekran başına geçtiler. Yarışma belirlenen saatte Show Tv ekranlarında başladı, sunucu yarışmayı tarif etti ve reklama gitti, fakat o da ne! Reklam dönüşünde binlerce insan ekranlarda bir Türk filmi ile karşılaştı. Show Tv hiçbir açıklama yapmadan yapmıştı bunu. Bu Televizyon yarışmacılığı için yani fakat başarısız bir deneme olarak tarihe geçti. Fakat yok sayıp geçilecek bir durum değildir bu. Çünkü uygulama yükleyenler, programa dahil olabilmeleri için kişisel bilgilerini bildirmektedir. Bu bilgiler ne olacaktır, kim tarafından ne şekilde kullanılacak ve yasaklanacaktır, yarışma devam edecek midir?

FETÖ’NÜN SİYASİ AYAĞI

15 Temmuz vahşi terör saldırısından sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘inlerine gireceğiz’ dediği Fethullahçı Terör Örgütünün bağlarını koparma konusundaki gayretini maalesef, AKP içinde pek göremiyoruz. Bunun sebebi kripto FETÖ mensupları olabilir. Merakla beklenen ve sürekli sorgulanan siyasi ayağının bir türlü ortaya çıkarılamaması halk arasında güvensizlik yaratmaktadır. Fetö’ye yakınlığı ile bilinen, FETÖ lideri ile yemekler yiyen, fotoğraflar çektiren, methiyeler düzen o kadar gazete ve gazeteci varken Sözcü ve Cumhuriyet gibi gazetelere yapılan operasyonlar FETÖ operasyonlarını sulandırmaktadır.

www.twitter.com/yolagiden