Sayın Başbakan a açık mektup

Sevgili okurlar; Her gün sizlerden 10’ larca mail alıyorum, çeşitli sıkıntılardan, ya da yanlış gördüğünüz pek çok şeyle ilgili görüşlerinizi bildiriyorsunuz. Bu gün onlardan birini daha doğrusu benim de çok haklı bulduğum bir isyanı sizlerle paylaşmak istedim.

 

Hep üniversitedeki gençler ümitsiz, iş bulamıyor, gelecekleri konusunda endişelidir diyoruz ya. İşte bunun en gerçek görüntüsü bu mailde saklı.

Erşah Çakır pek çok üniversiteli işsizden birisi, doğal olarak, devletin kendilerine iş istihdamı sağlamasını bekliyor ve kendisiyle birlikte, diğer sevdikleri bölümü okuyup, ülkelerine hizmet aşkıyla tutuşanlar gibi, maalesef iş imkanlarının son derece az olmasından üzüntü duyuyor ve bu konuda yetkililerden yardım istiyor, hem de gerekçeleriyle.

 

Elçiye zeval olmaz denir, ben de bu konuda gazetecilik görevimi yerine getiriyorum. Tabii ki sıkıntılarına çözüm bulunması dileğiyle…Bakın, değerli arkeolog kardeşimizin yolladığı 2 maili arka arkaya hiç değiştirmeden yazıyorum.

 

Öncelikle merhaba Ebru Hanım…

İletimi okuduğunuz, zaman ayırdığınız için teşekkürler. Benim gibi bir kaç bin işsiz arkeologun maruzatı; Türkiye’deki çoğu bolüm mezunu gibi kadro sıkıntısı. Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS)na girip, kadro alım azlığıyla mesleğini yapamayanlardanım. Bir arkeoloji bolumu mezunuyum; arkeologum. Aynen öğretmenler gibiyim ancak biz arkeologlarla pek ilgilenen yok. Fazla uzatmadan sizden istirhamım bir satırla da olsa bu durumu ilgililerine duyurabilmeniz. Malumunuz memleket tarih… Kadro istiyoruz… 1 Eylül’den itibaren kurumlar kadro sayılarını belirleyecekler ve lütfen biz isini yapamayan ve pekte başka şansı olmayan arkeologlara, memleket severlere yardım ediniz. İyi çalışmalar.

 

Sonra devam ediyor, konuyu açıklıyor;

Ülkemizde arkeologlar, arkeoloji, arkeoloji ve sanat tarihi, klasik arkeoloji, prehistorya, protohistorya ve Önasya arkeoloji seklinde beş bölümden mezun oluyor.

 

- Takriben -tam sayıyı kimsenin bildiğini sanmıyorum- 5-6 bin civarında mezun KPSS'ye giriyor ve bu sayı her sınavda artıyor. 2008 yılında giren sayısı 5500 idi, 10 Temmuz 2010'daki sınava kaç arkeolog girdi bilmiyorum.

 

- Mezun sayısına karşılık, 2008-2010 arasında atanan arkeolog sayısı, 70 ila 80 civarındaydı. Talep çok, arz yok.

 

- Üniversite-bölümler, Kültür ve Turizm Bakanlığı-Merkez ve Müzeler, Il Özel İdareleri, bazı Belediyeler-KUDEB (Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları) 'ler belirli çalışılabilecek yerler.

 

- Arkeologlar, bir öğretmen gibi özel dershanede, bir doktor gibi özel muayenehanede yada özel hastanede, bir mühendis-mimar gibi kendi bürosunda çalışamazlar; bu örnekleri çoğaltmakta tabii ki mümkün.

 

- 2010 OSYS Tercih Kılavuzuna baktığımızda 1848 kontenjan ayrıldığı görülüyor. Yani, bu kadar mezuna bu kadar daha eklenecek ve her sene ekleniyor...

 

- Kendi işini yapmayan-yapamayanlar doğal olarak, bulabilir de yapabilirse başkalarının isini yapmaya başlıyor. Bu da istihdam işgali demek.

 

- 500 bin arkeologtan söz etmiyoruz; 5-6 bin civarı...

 

- Bizlere en saçma gelen durum ise medeniyetler beşiği dedikleri Anadolu gibi bir ülkede bizim bu durumda olmamız. Elalem 150 yıllık mektuplarını, 100 yıllık heykellerini "tarihimiz" su içinde pazarlarken, turizm yaparken biz niye bu durumdayız? Hem de "turizm bacasız sanayi" derken...

 

- Dünyadaki pek çok ilk bu topraklarda: ilk toplu yerleşim, ilk yazılı anlaşma, ilk bariş anlaşması, ilk para, ilk tarih yazıcılığı, ilk meclis... daha da uzatılabilir.

 

- Diyanete yada başkalarına kadro verilmesin de demeyelim de hadi belki 100 de birini bizlere verseler olmaz mı? Devlet bizlere kadro ayırırken niçin bu kadar düşünüyor acaba? Bu kadar mı lüzumsuz bölüm bizimkiler? Lüzumsuz ise neden her sene bu kadar kontenjan ayrılıyor üniversitelere?

 

Diyeceklerim şimdilik kaydıyla budur.

İlgilendiğiniz için tekrar teşekkürler.

 

Diğer Yazıları